Erişilebilirlik

Kılıçdaroğlu: Koalisyon Kurulamazsa Senaryo Kötü


Koalisyon kurulamazsa ‘‘2 Kasım’da tablo koalisyonu gösterdiğinde bu kurulabilecek mi? Geçen seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan engelledi? Bu kez kurmak mümkün olacak mı?’ 1 Kasım seçimleri öncesi patron kulübü TÜSİAD’ın toplantısına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulan en zor soru buydu. Yazılı olarak sorulan ve kime ait olduğu söylenmeyen soruya CHP liderinin verdiği yanıt da bir o kadar önemliydi.

Kılıçdaroğlu: 2 Kasım’da Türkiye hükümetsiz kalırsa kötü bir senaryo olur

‘O benim sorunum değil. O Davutoğlu’nun sorunu. Onun iradesi ipotek altında. Ancak Türkiye’nin uzlaşma kültürüne ihtiyacı var. Türkiye’nin hükümetsiz kalmasını istemiyoruz. Sorunlar ağırlaşıyor. Sorunu siyaset kurumu sorunu çözemez hale gelirse bu Türkiye için kötü bir senaryo olur.’

Türkiye için kötü senaryo ne demek? Toplantı sonrası birçok işadamına bu soruyu yönelttim. Kimse buna bir yanıt vermek istemedi. Ancak ismini vermek istemeyen bir işadamı, ‘bugüne kadar bir CHP liderinin yaptığı en iyi konuşma’ olduğunu söylerken bir diğeri, ‘ Türkiye’ye topyekün bir değişim vaat etti. Özellikle eğitim konusunda İmam Hatip konusunda söyledikleri ezber bozucu nitelikteydi’ şeklinde yorum yaptı.

Kılıçdaroğlu: İmam Hatipleri kapatmayacağız

Kıdemli TÜSİAD üyesinin dikkat çektiği bölümde Kılıçdaroğlu, ‘eğitimde, çocuklarımız denek gibi kullanılıyor. Sayın Davutoğlu’yla eğitim konusunda ciddi derin görüş ayrılığı var. Onlar Ortaçağ’ı istiyor biz bilgi çağını. Bizim eğitim sistemimiz ne evrensel değerlerle uyumlu, ne milli. İki alanda da sınıfta kaldı. ‘İmam hatipleri kapatacaklar’ paranoyası içindeler. Niye imam hatipleri kapatalım. Onlar bir siyasi partinin arka bahçesi mi? Onların kalitelerini yükselteceğiz’ dedi. Bu sözleri, Kılıçdaroğlu’nun konuşması boyunca en fazla alkış aldığı bölüm oldu.

CHP lideri, eğitimler birlikte hukuk düzeni ve anayasa, kan kaybeden ekonomi, dinamitlenen toplum barış ile dış politikayı Türkiye’nin en temel meseleleri olarak gösterdi.

Kılıçdaroğlu: Oyun kurucu olacağız derken Türkiye’yi şamar oğlanına çevirdiler

Genelde sakin ve itidalli bir söylem kullanan Kılıçdaroğlu’nun dış politikayla ilgili eleştirileri sertti.

‘‘Dış politikayı 180 değiştirmek lazım. bunu 7 Haziran Seçimleri sonrası görüştüğümüzde Sayın Davutoğlu’na da aktardım. Dış politikanın faturasını 78 milyon öder. 2 milyonun üzerinde Suriyelinin gelmesi bunun somut örneğidir. Bunu başarı olarak sunuyorlar. Bunun nesi başarıdır? Cumhuriyet tarihinde ilk kez beş Ortadoğu ülkesinde büyükelçimiz yok. Neden Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına çektiniz? Oyun kurucu olacağız diye ülkeyi Ortadoğu’nun şamar oğlanına çevirdiler.’

Kılıçdaroğlu: Kürt Sorunu biz çözeriz

CHP liderinin Kürt Sorunu’nu çözüm için dört madde sıraladı:

‘‘Bu sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksın, gizili ajandanız olmayacak, yerine getiremeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, halka bilgi vereceksiniz. Biz Türkiye’nin kurucu partisiyiz, bu sorunu çözecek parti biziz.’

Kılıçdaroğlu, etnik siyaset, yaşam tarzı üzerinden siyaset ve inançlar üzerinden siyaset yapmakla suçladığı hükümetin Türkiye’yi bu üç fay hattı üzerinde ayrıştırdığı saptamasında bulundu.

‘‘Bugün Türkiye ayrışmış durumda. Siyasetin herkesi kucaklaması lazım. Sayın Başbakan’a söyledim, ‘Sayın Demirtaş ve HDP’yi dışlayamazsınız. 6 milyon oy almışlar. Ben onunla görüşmem’ olmaz. Herkesi kucaklamak zorundasın. Biz herkesi kucaklarız.’’

Kılıçdaroğlu: Camide siyaset yapmayı günah sayıyoruz

Yazılı sorularda ‘bürokrat gibi konuşmak’ ve ‘ toplumun %75’e ulaşacak bir dil kuramamakla eleştirilen CHP lideri, ‘eleştirilere saygılıyım’ dedikten sonra şöyle devam etti:

‘‘Ben burada farklı orada faklı konuşuyorum. Burada belli bir entelektüel seviye var ona uygun bir dil kullanıyorum. Yoksul kesimlere gittiğimizde onlara laikliği, demokrasiyi, dış politikayı anlatamazsınız. Zaten ilgilenmiyor. Şanlıurfa’da sabahçı kahvesine gittim. Bir işçi ‘Buraya gelirim her sabah. 60 liraya yevmiyeye giderim. Şimdi Suriyeliler 20 liraya gidiyor. Ben çocuklarımı geçindiremiyorum’ dedi. Onun derdi Suriyelilerin gitmesi. Bizim toplumumuzun eğitim düzeyi 7 yıl dört ay. Siz topluma bu dilden hitap etmek zorundasınız. Gittiğimiz yere onun dilinden konuşuyoruz. Bu sadece bize özgü değil. Biz camide siyaset yapmıyoruz. Günah sayıyoruz. Onlar gidip tezgahı kurup politika yapıyorlar. Onu yapın diyorsanız açık söyleyin. İnanç özgürlüğü elbette olmalı. Herkes kendi kimliğini şerefi olarak kabul etmeli. Türkiye’yi iki dar alana hapsetmemeliyiz.’’

Kılıçdaroğlu: Bize oy vermezseniz olan ülkeye olur

Siyasetten kişisel beklentisi olmadığını söyleyen CHP lideri, 70’li yıllarda Tüsiad’ın o dönemki CHP lideri ve Başbakan Ecevit aleyhinde verdiği gazete ilanlarına göndermede bulunarak destek istedi.,

‘‘ Sizden bir ricam var. Eski algılarınızı bir kenara bırakın. Sizin oyunuza ihtiyacımız var. Bu ülkede barış huzur istiyorsanız bize oy verin. Vermezseniz bize bir şey olmaz. Ben ve arkadaşlarım maaşlarımızı almaya devam ederiz. Olan bu ülkeye olur. Hele benim siyasetten beklentim yok. Büyük hırslarım yok. Tek derdim var. İnsanların huzur içinde yaşaması. Bir işadamı dedi ki param var ama mutlu değilim. Biz mutlu etmek istiyoruz. Bizim önce sizi kazanmamız gerekiyor, sizi kazanırsak ülkeyi kazanırız’’

Ankara katliamının Emniyet tarafından engellenmesinin mümkün olduğunu da savunan CHP lideri, içişleri ve adalet bakanlarının istifa talebini de yineledi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını 150 civarında işadamı dinledi. Dinleyiciler arasında TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Canan Başaran-Symes ile Rahmi Koç, Halis Komili, Cem Boyner, Ümit Boyner, Muharrem Yılmaz, Hanzade Doğan gibi TÜSİAD YİK ve Yönetim Kurulu başkanları da vardı.

XS
SM
MD
LG