Erişilebilirlik

KCK Ana Davasında 8 Yıl Sonra Karar: 111 Kişiye Ceza


Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 yıldır görülen ve ilgili davada tamamı tutuksuz 154 sanığın yargılandığı KCK Ana Davası bugün son kez görüldü. Duruşmaya başka mahkemeler tarafından tutuklanan ve aynı zamanda bu davada yargılanan 19 sanık ve avukatları katıldı. Son sözleri sorulan sanıklar, beraatlarını talep etti. Sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme duruşmaya ara verdi. Akşam saatlerinde tekrar toplanan mahkeme, kararını açıkladı. Saat 17’de avukatların yerini almasının ardından mahkeme 300 sayfalık karar tutanağını okumaya başladı. Mahkeme 43 sanığın beraatına karar verirken, 111 sanığın ise "terör örgütü yöneticiliği", "terör örgütü üyesi olmak", "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ve "ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçlarından 1 yıl 3 ay ile 21 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla cezalandırıldı. Mahkeme sanıklar hakkında tutuklama ya da yakalama kararı vermedi.

Sanıklar arasında bulunun DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek "terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Görevden alınarak yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ahmet Türk'ü "toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etmek" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezanın ertelenmesine karar verildi. Başka suçtan tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı "terör örgütü üyeliği" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. DTK Eş-Başkanı Hatip Dicle'yi "terör örgütü üyeliği" suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, Van eski bağımsız milletvekili Kemal Aktaş'ın ise "terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 21 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Diyarbakır'ın Sur İlçesi eski Belediye Başkanı Abdullah Demirtaş'a ise "terör örgütü yöneticiliği" suçundan 12 yıl hapis cezası veren mahkeme, Siirt eski Belediye Başkanı Selim Sadak ve Batman eski Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan'ın da "terör örgütü üyeliği" suçundan 6'şar yıl 3'er ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Mahkemenin verdiği cezalardan bazıları şöyle:

DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Gülcihan Şimşek 6 yıl 3 ay, eski Batman Belediye Başkanı Necdet Atalay 18 yıl, DTK Eş-Başkanı Leyla Güven 6 yıl 3 ay, eski Bağlar Belediye Başkanı Yüksel Baran 9 yıl, eski Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk 6 yıl 3 ay, Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin 6 yıl 3 ay, eski Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak 6 yıl 3 ay, Mehmet Taş 21 yıl, Serdar Kızılkaya 21 yıl, Hüseyin Yılmaz 21 yıl, Salih Akdoğan 21 yıl, Turan Genç 21 yıl, Çimen Işık 21 yıl, Zöhre Bozacı 21 yıl, Zahide Besi 9 yıl, Salih Akdoğan 21 yıl, Sara Aktaş ve Zülküf Karatekin 9’ar yıl, Songül Erol Abdi 6 yıl 3 ay, Ethem Şahin 6 yıl 3 ay, Şeyhmus Bayhan 6 yıl 3 ay, Abdullah Akengin 6 yıl 3 ay, Ahmet Erden 9 yıl, Cebrail Kurt 9 yıl, Ramazan Malkoç 21 yıl, Ahmet Birsin 21 yıl, Senanik Öner 21 yıl, Çimen Işık 21 yıl, Mehmet Nimet Sevim 21 yıl, Lütfü Dağ 21 yıl, Mehmet Akın 21 yıl, Hasan Hüseyin Ebem 9 yıl, Ercan Sezgin 18 yıl, Mehmet Tari 6 yıl 3 ay, Hasan Iraz 6 yıl 3 ay, Mikail Karakuş 18 yıl, Ahmet Ertak 6 yıl 3 ay, Ümit Aydın 18 yıl, Seda Akbaşcan 18 yıl, Nadir Bingöl 9 yıl, Ethem Şahin 6 yıl 3 ay, Fikret Kaya 6 yıl 3…

Davanın avukatlarından Emin Aktar, karara tepkiliydi. Kararın üst mahkemede bozulmasını beklediğini söyleyen Aktar, “Çarpıcı mesele şu; bu operasyonun ve davanın açılmasının başlı başına bir Gülen cemaati operasyonu olduğu ortaya çıktı. Bu hem FETÖ çatı iddianamesi, hem de dönemin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraflarıyla açığa çıktı. Bu konuya ilişkin yargı belirgin biçimde kararlar verdi. Bu dosyada dayanılan deliller, iletişimin tespiti, ortam dinlenmesi, fiziki takip ve gizli tanıklardı. 4 başlıkta delil vardı, bu 4 başlıktaki delillere dayanmıştı. Yargıtay verdiği kararda bu 4 başlıklı delilerin usule aykırı elde edildiği ve bu nedenle buna dayandırılamayacağını söyledi, hem Ergenekon, hem Balyoz davasında söyledi. Yargı bu şekilde karar verdi. Sadece bu delillilerden oluşan davada mahkumiyet kararı verildi. Sadece bu açıdan bakıldığında Kürt siyasetçilerin arasında ikili bir yargı anlayışının geçerli olduğunu mahkeme açık biçimde gösterdi. Önce istinaf mahkemesine sonra temyize götüreceğiz. Oradan beklentimiz şu, yargı ‘Üst mahkeme usule uygun elde edildi ben bu delillerle mahkeme oluşturmasına onay veriyorum’ derse, yapacak bir şey yok. Diğer dosyalarda verilen kararları esas alarak, “yargıda içtihat birliğine, tutum birliğine, yargılamada hukuka uygun davranmayı esas alıyorum” derse bozulacak,” dedi.

Davanın Gülen’e yakın savcılar tarafından açıldığı uzun yıllar tartışıldı. Türkiye’nin, Fetullah Gülen’in iadesi için ABD’ye gönderdiği 660 sayfalık “FETÖ/PDY Çatı İddianamesi”nde bu tartışmalara yer verildi. İddianamede, “KCK çok tehlikeli, hatta PKK’dan daha tehlikelidir. Bunlar ateist kimselerdir. Bunlar bağımsız Kürdistan istiyorlar. Bunlara Kürtçe savunma hakkı verilse daha arkasını isterler (Fetullah Gülen’in dava sürecinde kullandığı ifadeler) FETÖ, devletin yürüttüğü çözüm süreci ile ilgili politikadan rahatsızdır. Fetullah Gülen ‘köteksiz çözüm olamayacağını’ ilan etmiş ve onun sözleri üzerine emniyet ve yargı içindeki kadrolar bölücü terör örgütünün şehir yapılanmasına karşı operasyonlara başlamıştır. Emniyet ve özel yetkili savcılar, teröre karışsın karışmasın, örgüt ile organik bağı olsun olmasın siyaseten muhalif olan veya siyasi eylemlere katılan herkesi silahlı ayrılıkçı terör örgütü üyesi olarak tanımlamıştır. Bu soruşturmaların sebebi cemaatin ayrılıkçı terör örgütüne yönelik bir stratejisi, programı ve faaliyetidir. FETÖ, terörle mücadelede hükümet ve devletin kendisine muhtaç kalmasını ve kargaşayı istemektedir. Diyarbakır’da, Barış ve Demokrasi Partisi’nde arama yapılmış ve emniyet arşivinden çıkarılmış Oslo görüşmeleri ve o görüşmeler çerçevesinde düzenlenen bazı belgeler bulunmuş gibi sahte belge düzenlenmiştir” görüşlerine yer verildi.

Davanın soruşturmasında bugüne kadar görev alan 9’u savcı 12’si hâkim olmak üzere 21 kişi meslekten atıldı. Bu kişiler hakkında “FETÖ/PDY” üyesi oldukları iddiasıyla başlatılan soruşturmada bazı hakim ve savcılar gözaltına alınıp tutuklandı. Davayla ilgili mütalaa 30 Nisan 2016’da görülen celsede okundu. 675 sayfalık mütalaayı okuyan savcı 15 Temmuz darbe girişimi ardından “FETÖ/PDY üyesi olduğu” gerekçesiyle HSYK tarafından meslekten ihraç edildi. 151 sanıkla açılan dava, daha sonra benzer iddiaları içeren başka davalarla birleştirildi. Bazı sanıkların davaları ise ayrıldı.

XS
SM
MD
LG