Erişilebilirlik

Ankara saldırısında ölü sayısı 102’ye yükseldi. Katliamla ilgili olarak 13 kişi hala gözaltında. Davutoğlu, Türkiye'de olağanüstü şartlar varmış gibi gösterenlere meydanı boş bırakmayacaklarını söylerken, Demirtaş başbakanı soruşturmayı yönlendirmekle suçluyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Ekim’de Ankara’da yapılan terör saldırında ölü sayısının 102’ye yükseldiğini açıkladı.

Soruşturmayla ilgili olarak IŞİD ve PKK üyesi olduğunu belirtilen 13 kişinin halen gözaltında olduğu belirtilen başsavcılık açıklamasında, “derinleştirilen soruşturmada eylemlerin gerçekleştirilmesinde ilgisi bulunan şüphelilere dair önemli ipuçlarına ve bilgilere ulaşılmıştır. Çalışmalarımızdan istenilen sonucun elde edilmesi bakımından; kamuoyumuzun spekülatif haberlere itibar etmemesi, devam eden sürecin sonucunu sükunet içerisinde beklemesi istirhamımızdır” dendi.

Başsavcılığın ‘spekülatif haberler’den kastı, Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nin 14 Ekim’de almış olduğu en geniş kapsamlı yayın yasağını kabul etmeyen Hürriyet, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel gazeteleri ile muhalif internet sitelerinin yaptığı haberler.

Cumhuriyet: ‘Ankara katliamı Kilis’te planlandı’

Cumhuriyet gazetesi bugün birinci sayfasında yer verdiği Fırat Kozok imzalı, ‘katliamın planı Kilis’te yapıldı’ başlıklı haberde Ankara’dan Kilis’in bir sınır köyüne giden bir grup IŞİD üyesinin sınırın ötesinden gelen IŞİD yöneticileriyle birlikte bir toplantı yaptıklarını ardından ‘iki canlı bomba’ ile birlikte başkente döndüklerini iddia ediyor.

Hürriyet gazetesi ise Fevzi Kızılkoyun imzalı haberinde üç gün önce Ankara Emniyeti’ne saldırının istihbarat bilgisi geldiği halde iki bombacının Ankara’da taksiyle gezdiklerini ve kahvaltı ettiklerini iddia ederek ihmale dikkat çekiyor.

Davutoğlu, 'IŞİD ve PKK’nın Türkiye’de saldırı planladıklarını biliyoruz'

Son dönemde yaptığı açıklamalarla muhalefetin şimşeklerini üzerine çeken Başbakan Davutoğlu ise soruşturmanın itinayla sürdürüldüğü belirtti. Dün akşam TGRT Haber’de katıldığı programda gözaltındakilerin PKK ve IŞİD mensubu olduğunu söyleyen Başbakan, “PKK ve IŞİD Haseke’de bir toplantıda Özgür Suriye Ordusu’na karşı ortak bir anlaşma yaptılar. Orada o günlerde Irak’ta IŞİD’in Kuzey Irak’ta PKK’nın Türkiye’ye yönelik saldırı planladıklarını biliyoruz” dedi.

Davutoğlu bugün de partisinin Bursa’da düzenlediği seçim mitinginde Türkiye’de olağanüstü şartlar altında olmadığını söyledi.

“Bütün yıldırma çabalarına karşı biz vatanımızın, milletimizin geleceği konusunda kimseye söz hakkı vermeyeceğiz. Teröristlerin günlük hayatı etkilemelerine izin vermeyeceğiz. Bir takım tuzaklarla olağanüstü şartlar varmış intibakı vermeye çalışanlara karşı biz günlük hayatını sürdüreceğiz. Meydanı boş bırakmayacağız.”

Demirtaş: ‘Başbakan soruşturmayı yönlendiriyor’

Bugün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile TBMM’deki ofisinde bir görüşme gerçekleştiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Davutoğlu’nu soruşturmayı yönlendirmeye çalışmakla suçladı.

Demirtaş, “Faillerin Suruç ve Diyarbakır failleriyle bağlantılı olduğunu ilk gün soruşturmayı yürüten savcı bizimle paylaşmıştı. Hukuka inanan, etkili ve adil bir soruşturma yapabilecek savcılar; bütün bu katliamların arkasındaki güçleri ortaya çıkarabilir. Yeter ki siyaset müdahale etmesin. Görüldüğü kadarıyla siyaset, soruşturmaya müdahale ediyor. Eğer soruşturmayı yürüten savcılar, üzerinde bir baskı varsa çıkıp bunu açıklamalılar” dedi.

Demirtaş: ‘Soruşturma sağlıklı yürürse IŞİD’in devlet ve siyaset içindeki ilişkileri ortaya çıkacak’

Demirtaş’a göre, eğer soruşturma, sağlıklı yürütülürse IŞİD üyelerinin devlet içinde kimlerden güç ve destek aldıkları ile kimlerin silah, para ve istihbarat sağladığı ortaya çıkacak.

Başbakanın soruşturmanın başlangıç aşamasında bu saldırıda devletin dahli olmadığı yönündeki açıklamalarına da tepki gösteren HDP lideri, “Görünen o ki IŞİD'in Türkiye'de devlet içerisinde çok sağlam ilişkileri var. Onları koruyan, kollayan bir yapı var. Sayın Davutoğlu, buna ne kadar hakim bilemiyorum” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu: Bakanlar istifa etmiyorsa başbakan azletmeli

HDP Eş Başkanı’yla yaptığı toplantı sonrası bir açıklama yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu ise istifa ya da azil talebini yineledi.

“Ne söylediğini bilmeyen bir Başbakan, önlem almayan bir İçişleri Bakanı, insanların ölümü karşısında televizyonlara çıkıp gülümseyen bir Adalet Bakanı. Toplum vicdanı bunlardan rahatsız. Emin olun rahatsız. Eğer siz yönetimde ciddi zaaf göstermişseniz bırakacaksınız, bu kadar basit. Uygar dünya ne yapıyorsa, aynısını biz neden yapmıyoruz? Suudi Kralı yapıyorsa neden Davutoğlu yapmıyor? Yapmalı bunları. Eğer biz demokraside daha iyi noktalardaysak yapmalı, iki bakanı azletmeli.”

Sezgin Tanrıkulu: ‘Emniyet, IŞİD’i terör örgütü olarak tanımlamadı’

Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun iddiaları ise daha ağır. IŞİD Türkiye’de rahat rahat propaganda yaptığını belirten Tanrıkulu, güvenlik güçlerinin bu propaganda ve katılımlara karşı herhangi bir adli işlem yapmadığını iddia etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, “Sadece ben parlamentoda 65 soru sordum, CHP 200'e yakın soru sordu, 2 tane gensoru verdik. Araştırma komisyonu kurulmasını istedik. Hükümet hiç bir önlem almadı, niçin almadı? Emniyet Genel Müdürlüğü, IŞİD adı altında bir örgütü tanımlayacak, şemasını çıkartacak, Türkiye'deki çalışmalarını kayıt altına alacak ve diyecek ki, 'bu örgüt terör örgütüdür.' Ve bunların Türkiye'de faaliyet göstermesinden, propaganda yapmasına, adama kazanmasına kadar diğer örgütler gibi bütün faaliyetlerini izleyecek ve soruşturma yapacak. Ama yaptı mı? Hayır” dedi.

XS
SM
MD
LG