Erişilebilirlik

Kadınları Yeniden Hayata Kazandıran Kuruluş


Maryland’ın Baltimore kenti Amerika’nın en yüksek sayıda evsiz ve uyuşturucu bağımlısının yaşadığı yerlerinden biri. Kentin 4 bin evsizinin yaklaşık 3’te 1’ini uyuşturucu bağımlısı kadınlar oluşturuyor. Bu kadınlara yardım eden birçok kuruluştan biri de Marian House. Marian Evi, rehabilitasyon, danışmanlık ve ev bulma konusunda 30 yılı aşkın süredir hizmet veriyor. Amerika’nın Sesi, birçoğu için yeni bir yaşama başlamak için son şans olan bu kurumu ziyaret etti. Kameralarımız Baltimore’da.

Baltimore’daki Marian Evi birçok kadının hayatını kurtarmış.

Robin, 30 yılı aşkın süredir yaşamlarını bu kurumun yardımıyla tekrar kurmuş binden fazla kadından sadece biri : “Eroin, kokain, haplar bana beni unutturan ne varsa hepsini kullanıyordum, sonunda dibe vurdum. Burası harika bir yer.”

Başlangıçta hapishaneden tahliye olan kadınlar için bir geçiş programı olarak kurulan Marian House, şimdi ise zor durumdaki kadınlara yardım eli uzatıyor. Kurum yöneticisi Katie Alston burayı bir “barınak” olarak tanımlıyor: “Yaşamlarında büyük sorun yaşamış kadınlar için burası bir sığınak. Bu sorunlar tecavüz, aile içi şiddet, cinsel taciz, psikolojik hastalıklar ya da madde bağımlılığı olabilir. Son zamanlarda bizden yardım isteyenler için terapatik iyileşme topluluğu tanımını kullanıyoruz.

Casaundra, Marian House’a uyuşturucu ve alkolle uzun süreli sorunlar yaşadıktan sonra geldiğini söylüyor: “Kötü ilişkiler yaşadım, evde şiddet gördüm dayak yedim, son dayakta yüzüme 29 dikiş atıldı. Kaşımdan boynuma kadar uzanan bir dikiş.”

Programa kabul edilmek hiç de kolay değil: “Buraya girmek zor. Mülakat yapıyorlar. Onlara geçmişi unutup yeni bir yola girmeye hazır olduğunuzu göstermelisiniz. Ve benim hiçbir şeyim yoktu. Buraya gerçekten ihtiyacım vardı.”

Programa alınan Casaundra gururla odasını gösteriyor: “Burası benim odam. Önce daha küçük bir oda veriliyor. Büyük odalara geçmek 6 ay sürüyor. Yavaş yavaş normal hayata dönüş yoluna girdiğinizi gösteriyor bu. Ve küçük odadakiler daha büyük odalara geçiyor.”

Katie Alston Marian Evi’nde yaşamı yatakhane hayatına benzetiyor ancak bu yatakhanenin kuralları çok sıkı: “Eve dönüş zamanları belirli. Ziyaretçiler sınırlı. Ve ilk hafta binadan çıkılması yasak. İlk haftadan sonra eve dönüş zamanı erken bir saat. Güven arttıkça izinler geç saate uzatılıyor.”

Katie, beklentilerinin programın zorunlu parçalarına herkesin katılması olduğunu söylüyor: “Eğer danışmanlık seanslarına gelmezlerse, danışmandan yazılı uyarı alıyorlar.”

Katie Alston Marian House programını bitirenlerle gurur duyuyor ve bunun büyük cesaret gerektirdiğini söylüyor: “Bir uçurumdan atlamak gibi. Herşeyi arkada bırakıyorsunuz. Nereye ineceğiniz de belli değil. Bildiğiniz yaşam geride kalıyor. Bu nedenle bizim sloganımız bağımsızlık. Daha doğrusu, bağımlılıktan bağımsızlığa geçiş.”

Casaundra, “Gençken bir eşim olsun, bahçeli bir evim ve bir köpeğim olsun isterdim. Ama artık bunların hiçbirini istemiyorum. Eğer olursa olur. Ama içimde büyük bir enerji ve umut var,” diyor

Tangerin, “Mutluluktan ağlıyorum. Kendimle gurur duyuyorum. 13 ay içinde çok şey başardım. Ve bu başarıların arasında en önemlisi, hissettiğim kendimle barışıklık duygusu,” diyor.

Amerika’da ve dünyada böyle bir barınağa gereksinimi olan ama bunu bulamayan binlerce kadın olduğu bir gerçek. Katie Alston’da bunu vurguluyor: “Bazılarının böyle bir yerden haberi yok. Bazıları hazır değil. Bir gün hazır olacaklarını umuyoruz. Özellikle bize yakın olanların bize ulaşmalarını istiyoruz.”
XS
SM
MD
LG