Erişilebilirlik

'Kadınlar İçin IŞİD Neden Cazip?'


Avrupa’da, örneğin Almanya’da yetişen, toplumun kadınlar konusundaki liberal tutumunu bilen, kanun önünde eşit haklara sahip bir genç kız veya kadın neden özgür bir ortamı bırakıp gönüllü olarak tüm dünyanın tüylerini ürperten terör örgütü IŞİD’e katılır? Geçen yıl Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Almanya’dan terör örgütü IŞİD’e katılan genç kız ve kadınların sayısının en az 100 olduğunu açıklamasından sonra, Alman basınında konuyla ilgili en çok cevap aranan sorulardan biri bu oldu. İslam uzmanları ve toplum bilimciler IŞİD’e katılan kadınların zorla götürüldüklerini ya da Almanya’da dışlanmışlık duygusu yaşadıklarını, İslamofobi’nin ve göçmen düşmanlığının artması sonucu bu yönde bir karar aldıklarını öne sürerken, IŞİD’den sonra Almanya’ya geri dönen kadın ve genç kızlarla yapılan röportajlar, çoğunun tüm zorluk ve tehlikeye rağmen IŞİD’in temsil ettiği radikal İslamcı yaşam tarzını Müslümanlar için dini bir vazife olarak gördüklerini ve şeriatın uygulandığı bir sistemde yaşamayı kendiliklerinden kabullendiklerini gösteriyor.

İstihbarat birimlerinin elindeki bilgilere göre, Almanya’da IŞİD’e yakın cami ve din örgütleri yürüttükleri propaganda faaliyetleriyle Müslüman kadınları saflarına katmak için özel çaba sarfediyor. IŞİD çatısı altında Almanya’dan giden kadınlardan oluşan ‘El Hansa Tugayları’, Suriye’den Almanya ve Avusturya’ya yönelik propaganda çalışmalarını koordine ederken, kendilerine yakın camilerdeki din görevlileri ve sosyal medya üzerinden yaptıkları faaliyetlerle genç kızları ve kadınları kendilerine katılmaya teşvik ediyorlar. Şeriat usulü hayat tarzını ve cihada katılmayı öven bu sistematik çalışmalar sonrasında ikna olan genç kız ve kadınlar, Suriye ve Irak’da ‘El Hansa Tugayları’na üye kadınlar tarafından karşılanıyor, yeni hayatlarına hazırlanıyor ve kısa bir süre içinde evlendiriliyorlar.



‘El Hansa Tugayları’ tarafından hazırlanan ve Almanca’ya da çevrilen, kadınların IŞİD’in işgali altındaki bölgelerde yaşam kurallarını belirten kitapçığa göre, kadınların birincil işlevi “Gözlerden uzak, evde oturup cihada katılan kocalarını desteklemek ve çocuk doğurmak’.Bir kızın 9 yaşında evlendirilmesini meşru sayan ve ‘İffetli kızların çoğu 16, 17 yaşında evlendirilmiş olmalıdır’ denilen kitapçıkta, sokağa çıkan kadınların çift katlı kara peçelerle gözlerini örtmeleri ve vücut hatlarını belli etmeyen bol çarşaflar giymeleri zorunlu olarak tanımlanıyor. Söz konusu kitapçıkta kadınlara şiddet uygulanabileceğine dair kural ve ayetler yok, ancak bu kurallara itiraz eden kız ve kadınların, dövüldükleri, aşağılandıkları ve cezalandırıldıkları, IŞİD’den Almanya’ya dönenlerin anlattıklarından biliniyor.

Birleşmiş Milletler'in Cinsel Şiddetle Mücadele Sorumlusu Sainab Bangura, konuyla ilgili olarak yayınladığı raporda IŞİD'in ele geçirdiği bölgelerde ‘Ortaçağ toplumu oluşturmaya çalıştığını, örgütün kadınları köle olarak algıladığını ve ‘Elimizde sizi bekleyen bakireler var. Onlarla evlenebilirsiniz' diye propaganda yaparak, yeni militan kazanma stratejisi izlediğini açıklamıştı. Yeşiller Partisi’nden Federal Parlamento milletvekili Özcan Mutlu, Almanya’da yetişen göçmen kökenli Müslüman bir genç kızın her şeyi geride bırakıp ‘baş kesen teröristler’ olarak bilinen IŞİD’e katılmasını, aile ve toplum içinde kendisine yer bulamamasıyla ilişkilendiriyor ve özelllikle Selefi grupların genç kız ve kadınlara ‘daha mutlu bir yaşam’ sözü vererek onları kandırdığı uyarısında bulunuyor.

XS
SM
MD
LG