Erişilebilirlik

İstanbul ‘İnsan Hakları’na Ev Sahipliği Yapacak


Süheyr Belhassen

Süheyr Belhassen

23-27 Mayıs’ta 38’inci kongresini İstanbul’da yapacak olan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’nun Başkanı Tunus kökenli Süheyr Belhassen “Barış süreci sırasında Türkiye’de toplanmaktan mutluyuz” dedi

Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu, 38. Kongresi’ni 23-27 Mayıs tarhlerinde İstanbul’da topluyor. Dünyanın 165 ülkesinde örgütlenmiş olan ve kısaca FIDH olarak bilinen federasyon, 400’ü dünyadan 100’ü Türkiye’den 500 insan hakları örgütü temsilcisiyle, dünyanın değişen insan hakları sorunları ve bunlara çözüm önerilerini tartışacak.

Süheyr Belhassen

Süheyr Belhassen

Federasyonun ilk kadın başkanı olan Tunus kökenli Süheyr Belhassen, “Türkiye tüm Müslüman ülkeler için çok önemli örnek” diyor. Belhassen, “Kürt sorununda barış girişimi bizi heyecanlandırıyor. Ama Türkiye, Pınar Selek, Fazıl Say gibi dosyalarda ciddi yara alıyor. Fazıl Say keşke bizim Kongre’nin açılışında çalsa” dedi. Belhassen, bugün Ankara’da hükümet yetkilileriyle görüşerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da bir mektup iletecek. Arzu Çakır Belhassen ile Paris’teki FIDH merkezinde konuştu.

FIDH’in etkinlik alanı nedir?

Ben 2007’de göreve geldiğimde 145 üyemiz vardı. Şimdi 180’e yaklaşıyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen insan hakları ihlal ve taleplerini tüm dünyaya duyuruyoruz. Üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler ya da Avrupa Birliği’ne insan hakları ihlali dosyalarını doğrudan taşıyoruz.

Neden İstanbul?

Bu sene Genel Kurul toplantımızı İstanbul’da yapıyoruz. Tunuslu bir başkan olarak İstanbul benim için her zaman anlamlı. Kürt sorunu konusunda atılan büyük adımın ardından Türkiye’ye gitmek çok büyük bir şans. Kongre boyunca kurulacak atölyelerde Arap Devrimi, hukuk devleti reformları, Kürt açılımı, ekonomik ve sosyal haklar, kadın hakları, azınlık ve eşcinsel hakları, bireysel özgürlükler (dernek özgürlüğü, ifade özgürlüğü...) tartışılacak.

“Netanyahu’ya özür dileten bir Türkiye”

Sizde nasıl bir Türkiye imajı var?

Türkiye örneği önemli bir örnek. Bir yanda laik ve demokratik cumhuriyet, bir yanda güçlü bir liberal ekonomi, bir yanda da islami-muhafazakar bir hükümet. Ve çok iyi işleyen bir model. Türkiye G20’nin üyesi, AB’ye ve BM Güvenlik Konseyi’ne aday. Sanıyorum Türkler bile ne kadar önemli bir örnek olduklarının yeterince farkında değiller. Ekonomi büyüyor, idam cezasını kaldırdı, eşcinsel hakları savunuluyor. Netanyahu, ensesinde Obama’nın eliyle de olsa özür diledi. İşte böyle bir Türkiye var bugün. Ama elbette eksikleri de var.

“Fazıl Say’a yapılan kabul edilemez”

Bu eksikler neler?

Pınar Selek, Fazıl Say, tutuklu gazeteciler, ifade özgürlüğü... Örneğin bu kadar değerli bir sanatçı olan Fazıl Say’a yapılan kabul edilebilir değil. İnsanlar sözlerinden dolayı yargılanmamalı. Bunlar Türkiye’nin kapasitesini ve imajını yaralıyor. Büyük dosyalarda büyük başarılar, son derece basit dosyalarda bu kadar hatalı adımlar atılıyor. Bunlara son verecek yasal düzenlemeler yapılmalı. Türkiye savaş suçlularının Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (CPI) yargılanmasını içeren Roma Sözleşmesi’ni de imzalamalı. Bu bizim için gerçekten önemli. Ankara’da İnsan Haklarından Sorumlu Bakan Beşir Atalay ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüşeceğiz. Başbakan’a iletilmek üzere bir mektup hazırlıyorum.
XS
SM
MD
LG