Erişilebilirlik

IŞİD: Kim Bu ‘Adıyamanlılar’?


Suruç'taki intihar saldırısının faili de Adıyamanlıydı

Suruç'taki intihar saldırısının faili de Adıyamanlıydı

Haziran ayında HDP’nin Diyarbakır’daki mitingine düzenlenen saldırının faili ile Suruç’taki intihar bombacısının da Adıyamanlı olduğu ortaya çıkınca, gözler bu kente çevrildi. IŞİD neden Adıyaman’da taban buluyor? İnsan Hakları Derneği’ne göre kentin dindar yapısının yanısıra, IŞİD bazı aileler için geçim kapısı oldu. Çocuklarının örgüte katılmasına göz yuman aileler, ölenleri de gizlice gömüyor.

Adı son yıllarda sık sık IŞİD ile anılan Adıyaman, Suruç’taki intihar saldırısıyla bir kez daha gündemde. Bunun nedeni, saldırıyı yapan Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün Adıyaman doğumlu olması. Bu, son 45 günde Adıyaman doğumluların düzenlediği ikinci saldırı. 5 Haziran’da Diyarbakır’da HDP mitingine yönelik saldırının faili olarak yakalanan Orhan Gönder de Adıyamanlıydı. İkisinin de Adıyamanlı olması tesadüf mü?

İHD Adıyaman Şube Başkanı Osman Süzen’e göre, örgütün Adıyaman’da taban bulması çok kolay. Süzen,“Adıyaman’ın kendisi muhafazakar bir yer. Son 7-8 yıldır çok ciddi şekilde cemaatlerin alanı haline gelmiş durumda. Aynı zamanda bir ırgat kenti, insanlar fakir, bu temelde genelde daha alt kesim yaşayan insanların çelişkilerini eklediğimizde taraftar bulabiliyor. Sorunlu ailelerin çocukları genelde katılıyor. Anne babaların sorun yaşadığını, çift evlilikler olduğunu, aile içinde sorun yaşadıklarını biliyoruz. Örgütün bunları bazı dini duygularla kendi pençesini aldığı görüyoruz” dedi.

Süzen, yetkililerin IŞİD’e göz yumduğunu savunurak, şikayetler hakkında işlem yapılmadığını söyledi. Süzen, “Adıyaman’da bazı yerlerde toplandıklarını, çalışmalar yaptıklarını vatandaş biliyorsa, devletin bildiğini görmemiz gerekiyor. Devletin müsamahasını görünce sakınca olmadığını düşünüyorlar. Hücrelerin burada çalışabileceği alan yaratılmış. Ailelerin ‘çocuklarımız bu örgüte katılıyor’ diye başvuruları var. Bu çocukların bir kısmı geri döndüler. Sanki askere gider terhis olur ya da hava değişimine gelir gibi. Bunların geldiğini vatandaş biliyor. Bunlar hakkında soruşturma açılmadı. Biz de bir ailenin iki çocuğunun başvurusu vardı. Savcılığa emniyete başvurdular. Çocuklar geri döndüler, iki ay kaldıktan sonra tekrar gittiler. Örgütlenme işinin altında olduğu sanılan insanlar. İki ay içinde herhangi bir soruşturma, ifade alma yapmadı. Bu da örgüt için avantaj yaratıyor. Devletin bunlardan haberdar olmaması mümkün değil” diye konuştu.

Cenazeler gizlice defnediliyor

Süzen, IŞİD’in bazı aileler için gelir kapısı olduğunu düşünüyor. Kentte 300’e yakın kişinin örgüte katıldığını, ancak sadece bir ailenin İHD’ye başvurduğunu belirten Süzen, “Ailelerin buna ses çıkarmamasının, gizli tutmasının ardında, bir ekonomik girdi olduğunu düşünüyorum. Oradan bir para geliyor. Son olaya baktığımızda, anne baba ayrılmış, ailenin bütün yükü bu iki kardeşin sırtında, boyacılık ve çaycılık yapıyor, gelir sıkıntısı var. Adıyaman’a bazı cenazeler geldi ve gizlice defnedildi. Bizde taziye defin geleneği var. Gizli gizli defnedildi. Burada farklı bir durum olduğunu görmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Süzen’in sözünü ettiği ikinci kardeş, Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz. 2013 yılında üniversiteye okumaya gittiğini söyleyerek ortadan kaybolan ağabey Alagöz, 2014 yılında geri döndü. Bahçelievler semtinde ‘İslam Çayevi’ni açan Alagöz burada dini çalışmalar yapmaya başladı. Alagöz daha sonra ortadan kayboldu.

Süzen, IŞİD’in içinde Adıyamanlıla'rın oldukça popüler olduğunu, örgütün bünyesinde ‘Adıyamanlılar’ adıyla farklı bir grup bulunduğunu da söyledi.

XS
SM
MD
LG