Erişilebilirlik

‘IŞİD En Büyük Küresel Tehdit’


Amerika Ulusal İstihbarat Dairesi Direktörü James Clapper, Kongre’deki bir oturumda Kuzey Kore’nin nükleer silahlara yakıt sağlayabilecek plütonyum reaktörünü tekrar çalıştırdığını açıkladı

Clapper, Pyonyang’ın reaktörü, tesiste kullanılan yakıttan plütonyum elde edebilecek kadar uzun bir süredir çalıştırdığını söyledi.

İstihbarat başkanı, Kuzey Kore’nin birkaç hafta ya da ay içinde bunu başarabileceğini bildirdi.

Kuzey Kore’nin 2013’te açıkladığı gibi nükleer tesisleri tekrar devreye soktuğunu söyleyen Clapper, ülkenin aynı dönemde, 2007’de kapattığı Yongbyon’daki uranyum zenginleştirme çalışmalarına da tekrar başladığını belirtti.

Clapper bu değerlendirmeleri Kuzey Kore’nin yeni bir roket fırlatması ve bunun dünya kamuoyu tarafından kınanmasından iki gün sonra yaptı.

Başkan Barack Obama, füze denemesinden sonra Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye ile görüştü. Beyaz Saray, iki liderin, bu son gelişmenin bölgedeki istikrarı tehdit eden, kışkırtıcı yeni eylem olduğu konusunda görüşbirliği içinde olduğunu açıkladı. Açıklamada, Pongyang’ın füzeyi fırlatarak, BM’nin, Kuzey Kore’nin nükleer hedefleriyle ilgili kararlarını ihlal ettiği belirtildi.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nda küresel tehditleri değerlendiren Clapper, IŞİD militanlarının, ülke dışındaki ABD hedeflerine saldırı düzenlemeyi sürdüreceğini söyledi. Ancak Clapper, ülke içindeki en büyük tehdidin, Amerika içinde yetişen şiddet içeren aşırılık yanlılarından geleceğine dikkati çekti.

Clapper, ülke içinde düzenlenebilecek saldırıların, başka kişileri de kolay ve önceden haber alınması zor eylemlere yöneltebileceğini ve bunun Amerika’nın terör operasyonlarını fark etmesini ve hazırlanmasını zorlaştıracağını söyledi.

Clapper, Amerika’da, IŞİD propagandasından etkilenen bireylerin bu örgütten doğrudan emir almadan eylemler düzenleyebileceği uyarısında bulundu.

Küresel tehdit değerlendirmesinde Amerika istihbarat çevreleri, IŞİD’i “En önemli terör tehdidi” olarak tanımlıyor.

Yıllık tehdit değerlendirme raporunda, Sünni şiddet yanlısı aşırılığın 1970’lerden beri yükselişte olduğu ve bu akımdan etkilenen örgüt, üye ve bölge sayısının her zamankinden yüksek olduğu belirtiliyor. Buna karşılık Şii aşırılık yanlılarının da gerçek ya da algılanan Sünni tehditlere karşılık mezhep gerilimlerini arttırması ve İran’ın bölgedeki etkisini yaymaya çalışması bekleniyor. Raporda ayrıca süregelen demografik, ekonomik, siyasi, sosyal ve teknolojik unsurların, birey ve grupların Ortadoğu’da şiddet eylemlerine katılmalarında rolü olduğu ifade edildi. Bu unsurların, terörün, 2016’da da Amerika’nın karşı karşıya olduğu en önemli ulusal güvenlik sorunlarından biri olacağı anlamına geldiği de eklendi.

Aynı zamanda Kuzey Kore’nin de siyasi amaçlarına ulaşmak için yıkıcı siber saldırılar düzenleme beceri ve iradesine sahip olduğu belirtildi.

Amerika’nın raporunda, Kim Jong Un’un babasından iktidarı almasından bu yana geçen 4 yıl içinde ülke içindeki pozisyonunu kuvvetlendirdiği ve bunu siyasi cinayetler, idamlar ve görev değişiklikleri ile sağladığı belirtildi.

İstihbarat raporunda “Kim, dünya kamuoyunu, kışkırtıcı ve tehditkar davranışlarını sürdürürken hedeflerinin peşinden koşuyor. Bu 2014 yılı Kasım ayında Sony’ye yönelik saldırıda, 2015 Ağustos’unda 2 Güney Koreli askerin yaralanmasıyla sonuçlanan mayın döşeme olayında ve de geçen ay gerçekleşen 4’üncü nükleer denemede de görüldü,” ifadesine yer verildi.

XS
SM
MD
LG