Erişilebilirlik

IŞİD Davasında Yargıtay Kararı Bekleniyor


Geçen Mart'ta Niğde'de ikisi asker ve polis üç kişiyi öldüren 11 IŞİD militanı hakkında açılan davada zanlılar güvenlik gerekçesiyle Ankara Sincan Cezaevi'ndeki ilk duruşmaya getirilmedi

20 Mart 2014’te Niğde Ulukışla’da yol kontrolü sırasında ikisi asker ve polis üç kişiyi öldüren Irak Şam İslam Devleti militanlarının davasının ilk duruşması Pazartesi Niğde’de görüldü.

IŞİD militanları Benjamin Xu, Çendrim Ramadani ve Muhammed Zakiri ile birlikte ikisi Azerbaycan, altısı Türkiyeli toplam 11 sanık hakkında açılan davada zanlılar, ‘güvenlik gerekçesiyle’ Ankara Sincan Cezaevi’ndeki mahkemeye getirilmedi.

Telekonferansla ifadesi alınan Makedonya uyruklu Alman vatandaşı IŞİD militanı Benjamin Xu, hakimin ‘avukatın var mı?’ şeklindeki sorusuna ‘benim avukatım Allah’ yanıtını verdi. İki tercümanın da hazır bulunduğu mahkeme, zanlıların avukatları olmaması nedeniyle adeta ‘aç kapa’ yaparak duruşmayı 5 Mart 2015 tarihine erteledi.

Erteleme gerekçesi ‘güvenlik’ mi?

Cumhuriyet gazetesinden Ahmet Şık’ın iki gün üst üste yaptığı haberlere göre, mahkeme dosyası şu anda Ankara’da.

Kentteki güvenlikten endişe eden Niğde Emniyet Müdürlüğü’nün Niğde Valiliği ve adalet birimleriyle yaptığı yazışmalar sonucu, dosya karar vermesi için Adalet Bakanlığı’na gönderildi. Şık’ın haberine göre, ‘Niğde Emniyet Müdürlüğü’nün nakil talep yazısında, Haziran’da yapılacak genel seçim döneminde davanın çeşitli legal ve illegal gruplar tarafından propaganda malzemesi yapılarak halkın provoke etmekte kullanılacağı iddia edildi’.

Haberde Niğde Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt’un kendisine güvenlik önlemlerini soran ağır ceza mahkemesine 12 maddelik bir yanıt gönderdiği belirtiliyor. Buna göre Kurt, söz konusu yazıda ‘halen tutuklu bulunan saldırganların IŞİD’le takas edildiği ya da edileceğine ilişkin “dedikoduların” yapılmasının da davaya olan ilgiyi arttırdı. Bu nedenle sanıkların Ankara’dan Niğde’ye getirilişleri sırasında güzergâh üzerinde zafiyet yaşanabilir’ dediği öne sürülüyor.

Mahkemenin duruşmayı 5 Mart’a ertelemesinin ardından gözler, Yargıtay’ın vereceği karar çevrildi.

Sanıkların takas edildiği ileri sürülmüştü

Bu arada 11 Haziran 2014’te Türkiye’nin Musul Konsolosluğu’nun basılıp 49 kişinin rehin alınmasından sonra IŞİD’in Türkiye’de tutuklu bulunan militanlarının serbest bırakılmasını istediği çokça yazılmıştı. Hatta örgütün elindeki rehinelerin salıverilmesi sırasında aralarında Niğde saldırganlarının da bulunduğu tutuklu örgüt üyelerinin serbest bırakıldığı iddia edilmişti. Ancak mahkemeye yansıyan telefon konferans görüntülerine rağmen bu kişiler halen cezaevinde.

Bu arada duruşmada ‘‘benim avukatım Allah’tır’’ şeklinde ifade veren IŞİD militanı Benyamin Xu’nun telefonunun kendi üzerine kayıtlı olması üzerine 25 Mart 2014’te gözaltına alınan Mehmet Aşkar’ın ifadesine yine Cumhuriyet gazetesinden Ahmet Şık ulaştı.

Heysem Topalca ile Türkiye’den Suriye’ye silah taşıdık’

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, Aşkar ifadesinde 9 yıldır tanıdığı ve birlikte kaçakçılık yaptığını söylediği (MİT’le çalıştığı iddia edilen) Heysem Topalca’yla Suriye iç savaşının ilk günlerinde o ülkeden Türkiye’ye, Türkiye’den de Suriye’ye silah taşıdığını söyledi.

Aşkar, ifadesinde ‘İki araçla birlikte Yayladağı Güveçce sınır karakolundan sınır hattı boyunca ilerleyerek eski adı Tinziril olan Aşağı Pulluyazı köyünde Suriye sınırına yakın bir noktaya kadar gittik. Gittiğimiz yerde Suriye tarafından alınan sandıklardaki silahları Heysem Topalca ve Rami Karaali ile birlikte araca yükledik. Silahları bu şekilde araca yükleyerek Güveçci karakoluna 2-3 kilometre uzaklıkta Suriye sınırındaki Nişrin köyüne götürdük. Bu sırada bizim yanımıza jandarma piyade birliği görevlileri geldi. İzinsiz noktada ne yaptığımız, sorduklarında Heysem, askerlere izinleri bulunduğunu söyledi. Bizi Nişrin bölük merkezine götürdüler. Jandarmaların silahlardan bilgisi olup olmadıklarını bilmiyorum ama araçta herhangi bir kontrol de yapmadılar. Heysem de askerleri ikna etti ve askeri araçla sınıra yakın bir yere geldik’ dedi.

Operasyonun MİT bağlantılı olduğunu iddia eden sanık ifadesinde, NATO menşeili 100 tüfek bulunan araçla Suriye’ye giriş yaptıklarını ve Suriye’den gelen kişilerin aldığı öne sürülüyor.

XS
SM
MD
LG