Erişilebilirlik

İran'la Müzakerelerde Muhalefet Faktörü

  • Scott Stearns

Ülkelerindeki sert muhalefet Başkan Barack Obama ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, Batı’nın İran’a karşı yürüttüğü ekonomik yaptırımları hafifletecek ve İran’ın nükleer programını durduracak bir anlaşmaya varma potansiyellerini sınırlıyor

Ülkelerinde karşı karşıya oldukları sert muhalefet Amerika Başkanı Barack Obama ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi, Batı’nın İran’a karşı yürüttüğü ekonomik yaptırımları hafifletecek ve İran’ın nükleer programını durduracak anlaşmalara varma potansiyellerini azaltıyor. Temsilciler Meclisi’ni ellerinde bulunduran Cumhuriyetçiler ara seçimlerde Senato’da da çoğunluğu ele geçirdi.

Başkan Obama’nın İran’la Amerika’nın arasındaki ilişkiyi “uzun zamandır devam eden güvensizlik geleneği” olarak yorumlaması Tahranlı muhafazakarları kızdırdı.

Başkan Obama, “İran’ın önde gelen liderlerinden birçoğu Amerika’ya karşı. Nerede bir sorun çıksa hemen Amerika’yı suçlamayı kendilerine iş edinmişe benziyorlar. İran ve bölge için yararlı olan önerilerimize evet deyip demeyeceklerini bekleyip göreceğiz,” şeklinde konuştu.

Ancak Başkan Obama, Senato'nun kontrolunu ele geçiren Cumhuriyetçiler’in İran’a uranyum zenginleştirmeyi sürdürmesine izin verecek her plana karşı çıkacaklarının farkında.

Cato Enstitüsü’nden Justin Logan’a göre, Başkan Obama ve Ruhani, iç politikada benzer siyasi dinamiklerle karşı karşıya: “Amerika’da Senato’da, İran’da Meclis’te her iki lideri muhafazakar ve askeri şahinler bekliyor. Bu da durumu iki değişik oyuna sokuyor. İki lider görüşmelerden anlaşarak çıksalar bile, bu anlaşma büyük olasılıkla kendi ülkelerinde muhalefet tarafından reddedilecek."

Başkan Obama, Kongre’nin onayını almadan İran'a uygulanan yaptırımları kaldırabilir.

Ancak Senato’nun yeni çoğunluk lideri olacak Mitch McConnel, kabul edilebilir bir anlaşma olmazsa İran’a yaptırımların sertleştirilmesini isteyeceklerini söyledi.

Amerikan Üniversitesi’nden Profesör Guy Ziv, muhafazakarları memnun edecek bir anlaşma şansının az olduğuna inanıyor: “İran eğer nükleer silah geliştirmek isterlerse bunu yapabilecek bir konumda bırakılacak. Bu durumda görüşmelerde alınabilecek en iyi sonuç, İran’ın nükleer silah hedefine son vermek değil bunu geciktirmek olacaktır. Çünkü İran’ın elinde büyük bir uranyum stoku, çok sayıda santrifüj, füzeler gibi nükleer gücü kullanma sistemleri kalacaktır.

Santrifüjler ve izin verilen uranyum zenginleştirme oranı üzerindeki büyük görüş ayrılıkları müzakerelerin daha da uzayacağı anlamına geliyor. Müzakerelerin uzaması da Washington ve Tahran’daki muhalefeti daha da sertleştirebilir.

Justin Logan, “Esas konu, anlaşmaya varma olasılığını bozmanın sorumluluğunu üstlenecek kimse olmaması. Bence kimse bu yükü taşımak istemez,” diyor.

Dışişleri Bakanı John Kerry, bu noktada siyasetin içine çekilmeyeceğini söyledi: “Bu konuda siyasi bir açıklama yapmayacağım. Söyleyebileceğim tek şey Amerika’nın dış politikasının olduğu gibi devam edeceğidir. Bütün Amerikalılar’ın paylaştığı değerlerimizde bir değişiklik yok.”

Görüşmelerin uzama ihtimaline değinen Kerry, Amerikalı yetkililerinin 24 Kasım’ın kritik olduğuna inandığını ve görüşmeleri uzatmak istemediklerini bildirdi. Kerry, sorunun bir an önce çözülmesini gerektiren birçok neden bulunduğuna dikkati çekti.

XS
SM
MD
LG