Erişilebilirlik

İran’da Cuma günü yapılacak çifte seçimler hem yeni meclisi hem de uzmanlar meclisini belirleyecek. Batılı uzmanlar bu seçimi İran için bir dönüm noktası olarak görüyor. Ülkenin reformcu çizgisini sürdürüp sürdürmeyeceği ve nükleer anlaşmanın geleceği bu seçimlerle belirlenebilir.

Birçok uzman ise iktidara ister reformcular ister muhafazakarlar gelsin, gerçek anlamda gücü elinde tutanların değişmeyeceğine dikkati çekiyor.

Seçimler iki açıdan önemli. Birincisi nükleer anlaşma sonrası İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesini yabancı yatırıma ve dünya ticaretine açmak için meclisin desteğini bekliyor. İran’ın dondurulan sermayesi serbest bırakıldı ve yaptırımların çoğu kalktı. Ruhani’nin aynı zamanda anlaşmanın şartlarına uyma konusunda da parlamentonun desteğine ihtiyacı var.

İkinci olarak da Uzmanlar Meclisi’nin Ayetullah Ali Hamaney’in halefini seçebileceği konuşuluyor. Hamaney yaşlı ve sağlık durumu iyi değil.

Ancak uzmanlar, ılımlı kesimin başarılı olması durumunda bile İran’da büyük reformlar gerçekleştiremeyeceğini düşünüyor. Bunun nedeni de İran’ın siyasi yapısı.

Tepeden aşağıya yönetim biçimi

İran’ın en önemli siyasi ve dini lideri olan Ayetullah’ın görevi, Humeyni’nin 1979 yılında kurduğu din devletini korumak. Devletin tüm kurumlarını, orduyu ve basını kontrol eden dini lider, aynı zamanda dış politika, ordu ve güvenlik konularında ve nükleer enerji politikalarında son söze sahip.

İran Devrim Muhafızları, Ayetullah’ı yabancı müdahalelerden ve darbe girişimlerinden korumak için oluşturulmuş ideolojik bir ordu. Zaman içinde Devrim Muhafızları, İran toplumunun siyaset ve ekonomi de dahil olmak her kesimini kontrol eder hale geldi. Muhafızlar hem resmi hem de gayri resmi ekonomide yer alıyor ve ülkenin gayri safi milli hasılasının önemli bir bölümünü kontrol ettiklerine inanılıyor.

İran Muhafız Konseyi ise Ayetullah’ın atadığı 6 dini hakimden ve adalet bakanı tarafından atanan 6 dinadamı olmayan üyeden oluşuyor. Muhafızlar, kimlerin seçimlere girebileceğine karar veriyor. Ayetullah’ın muhafızları istediği zaman görevden alma yetkisi olduğu için bu kişiler onun iradesinin bir devamı olarak görülüyor.

Uzmanlar Meclisi ise 80 İslam bilgininden oluşuyor. Onların görevi de İran’ın dini liderlerini gözlemlemek, seçmek ve gerekirse görevden almak.

İran asıllı Amerikalı siyaset bilimci Majid Rafizadeh, Uzmanlar Meclisi’nin, Muhafız Konseyi tarafından atandığını, bu nedenle de dolaylı olarak Ayetullah tarafından atandıklarını söylemenin mümkün olduğunu belirtiyor. Muhafız Konseyi, adayları yalnızca dini bilgileri ve Ayetullah’a bağlılıkları yönünden değerlendiriyor.

İran Parlamentosu 290 sandalyeden oluşuyor. Meclis yasama, anlaşmaları onaylama ve devlet harcamalarından sorumlu. Rafizadeh, meclisin izlenecek siyasetler konusunda belli bir hareket özgürlüğü olduğunu ancak önemli konularda Ayetullah’ı izlediğini söylüyor.

Rafizadeh, Ayetullah’ın bir politikayı tercih etmesi durumunda meclisin ılımlı, reformcu ya da sertlik yanlısı olmasının çok önemli taşımadığını, konunun doğrudan Ayetullah’a aktarıldığını söylüyor.

Ülkenin en yetkili seçilmiş lideri olan cumhurbaşkanı ise devletin yürütme erkinin başı. Cumhurbaşkanı aynı zamanda ulusal güvenlik ve kültürel devrim konseyine de liderlik yapıyor. Kültürel devrim konseyinin görevi cumhuriyetin dini özelliklerini korumak.

Syracuse Üniversitesi’nden siyaset bilimci Mehrzad Burucerdi, İran siyasi hayatındaki geleneğe göre cumhurbaşkanlarının, ayetullahla aralarına mesafe koymak istediğini söylüyor. Çünkü cumhurbaşkanı da reformcu siyaset isteyen halk kesiminin taleplerini görmezden gelemiyor.

Buna rağmen Ruhani ayetullaha bağlı ve parlamentonun cumhurbaşkanını görevden alma yetkisine sahip olduğunun farkında.

Seçimlerde Sonuç Önceden Belli mi?

Muhafız Konseyi bu ay 12 bin adayın yarısını seçim listesinden eledi. Bunların çoğunluğu ılımlı isimler. İran’daki iktidar yapısı göz önünde bulundurulduğunda, Burucerdi, büyük bir değişiklik beklemenin akla yatkın olmadığını söylüyor.

Burucerdi, en iyimser tahminle reformcuların mecliste küçük bir azınlık grubu kuraracağını, yani Ruhani’nin isteklerini yerine getirecek bir güç oluşturamayacaklarını belirtiyor.

Uzmanlar, aslında Ruhani’nin isteklerini başarmasının kendisine zarar verebileceğine de dikkati çekiyor.

Eski reformcu Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, iki dönem seçilmiş ve istihdamı, özgürlükleri arttırma ve de serbest pazar ekonomisine geçme sözü vermişti.

Harvard Üniversitesi’nden Pprofesör Majid Rafizadeh, Hatemi döneminde reformcuların meclisi ele geçirmesinin hemen sonrasında Devrim Muhafızları, milis kuvvetleri ve polisin gazeteleri kapattığını ve Hatemi’nin siyasi stratejilerini baltalayarak, cumhurbaşkanını susturduğunu hatırlatıyor. Devlet bunun ertesinde Hatemi’yi halkı isyana tahrikle suçlamış ve medyayla görüşmesine, halka seslenmesine ve ülkeyi terk etmesine yasak getirmişti.

Uzmanlar Meclisi’nin bu görev süresince reformcu bir ayetullah seçmesi de olası değil. Burucerdi, bu konudaki kararın da çoktan verilmiş olabileceğini söylüyor.

Burucerdi, her işi en küçük ayrıntısına kadar düşündüğü söylenen Hameney’in çoktan son isteği olarak halefini belirlemiş ve bunu Uzmanlar Meclisi’ne sunmuş olabileceğini belirtiyor.

Burucerdi, Ayetullah Humeyni’nin de ölmeden önce Hamaney’i halefi olarak belirlediğini hatırlatıyor.

XS
SM
MD
LG