Erişilebilirlik

İran Dağlarından İsveç Parlamentosuna


Adı Amineh Kakabaveh, 44 yaşında İranlı bir Kürt kadın. Çocuk yaşta İranlı Kürt örgüt Kürdistan Emekçiler Birliği’ne (KOMALA) katılan Kakabaveh örgütün silahlı kanadında peşmergelik yaptı. Saddam rejiminin kimyasal bombardımanında yaralanan, defalarca hava saldırısı ve çatışmalardan kurtulmayı başaran Kakabaveh 90’ların başında 500 arkadaşıyla birlikte Türkiye’ye sığındı. Yaklaşık bir yıl Türkiye’de mülteci olarak yaşayan Kakabaveh daha sonra İsveç’e gitti. Kakabaveh burada 3 dönemdir Sol Parti'de milletvekilliği yapıyor. Türkiye yılları için ‘Türkler bize çok yardım etti. Ankara, Kayseri ve Kırşehir’de kaldık. Peşmerge ve mülteci olduğumuzu bildikleri halde bize yardım ettiler’ dedi.

Diyarbakır'da konuştuğumuz Amineh Kakabaveh, İran’da Şah Rıza Pehlevi'nin hüküm sürdüğü dönemde, 1972 yılında doğdu. Sakız kentinde 8 çocuklu yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Kakabaveh, daha çocuk yaşta ailesini geçindirmek için çalışmaya başladı. El işi ürünler satan, yaz aylarında zengin ailelerin çiftliklerinde çalışan Kakabaveh, akrabaları ve bazı köylülerin İran Kürdistan Emekçiler Birliği (KOMALA) adlı örgüte katılmaları üzerine siyasete ilgi duymaya başladı. Kakabaveh, KOMALA’ya ilgi duymasının sebebini “İran’da ilk kez KOMALA kadın peşmerge aldı bünyesine. Benim için çok ütopikti, kadınların özgürlük için savaşmaları benim için rüyaydı. Çünkü bizde kadınlar evliliğe zorlanıyordu, çocuk yapmaları isteniyordu. Bu yüzden KOMALA’ya ilgi duyuyordum” cümleleriyle açıkladı.

Ailesinin karşı çıkmasına rağmen 13 yaşında örgüte katılarak peşmerge olan Kakabaveh, İran’dan ayrılarak Kuzey Irak dağlarındaki KOMALA kamplarına gitti. Burada Kürtçe okuma yazmayı ve Farsça öğrenen Kakabaveh, aynı zamanda askeri eğitim aldı. Bu sırada İran-Irak savaşı da devam ediyordu.Irak’ta Halepçe Kasabasının Saddam rejimi tarafından kimyasal bombalarla bombalanmasına tepki gösteren KOMALA da kimyasal saldırıların hedefi oldu. Ranya Kasabası yakınlarındaki kampı kimyasal bombalarla bombalanan KOMALA, 37 üyesini kaybetti. Saldırı sırasında kampa yakın bir bölgede bulunan Kakabaveh arkadaşlarına yardıma gitti. Ancak o da, kimyasal gazlardan zehirlenerek yaralandı. Sirvan bölgesindeki ikinci kimyasal saldırı da ise Kakabaveh 72 arkadaşını kaybetti. Defalarca hava ve kara bombardımanlarına hedef olan Kakabaveh’in örgütü, birkaç kez de rakip Kürt gruplarla çatıştı. Kakabaveh'in rgütteki 6 yılı İran ve Irak dağlarında, bombardımanlar ve çatışmalarla geçti.

Irak’ın kuzeyinin Kürtler'in denetimine geçmesinin ardından İran bölgeye müdahale etmeye başlayınca, Kakabaveh ve arkadaşları bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Ancak bu kez istikamet İran değil Türkiye oldu. Kakabaveh, Türkiye hikayesini şöyle anlattı: ”Saddam Kürt bölgesini bıraktıktan sonra İran bölgeye çok müdahale etmeye başladı. Paralı adamların gönderip, bize suikast yaptırıyordu, arkadaşlarımızı zehirliyordu. Çok sayıda arkadaşımız öldürüldü bu dönemde. Aynı zamanda KOMALA içinde de problem vardı. 500 kişi örgütten ayrılarak Türkiye’ye geçmeye karar verdik. Sınırdan yürüyerek Türkiye’ye geçtik. Gece yarısı, Silopi’ye geldik. Geçerken çok tehlike yaşadık, tepemizde helikopter geziyordu. Burada otobüse binerek Ankara’ya gittik, ne pasaport ne kimlik vardı. Yolda polis bizi durdurdu ailemin Azeri olduğunu söyledim. Neden Türkiye’ye gelmediğimi söyledi. Ailemin Kürdistan’da olduğunu söyleyince çok sinirlendi. Kürt kelimesine bu kadar hassas olduklarını bilmiyordum. Saddam ve İran diktatör olmalarına rağmen Kürt kelimesine hassas değillerdi. Benim için bu ilk kez oluyordu.”

Arkadaşlarıyla birlikte Birleşmiş Milletler’in Ankara’daki temsilciliğine giden Kakabaveh, 3 ay sonra mülteci statüsü aldı. Türkiye’de kaldığı 11 ay süresince, Türkler'in kendilerine iyi davrandığını söyleyen Kakabaveh, ”BM’ye gelerek peşmerge olduğumuzu söyledik, yaşadıklarımız anlattık, Saddam’ın ve İran’ın yaptıklarını anlattık. 3 ay sonra bize mülteci statüsü verdiler, para ve kimlik verdiler. Ev kiraladık. Türkler bize çok yardımcı oldu. Mülteci olduğumuzu öğrenince çok yardım ettiler. Öğrenci olduğumu ve Kürt olduğumu söylediğimde bize yardımcı oluyorlardı. 50 kişi bir evde yaşıyorduk. Ankara, Kayseri ve Kırşehir gibi illerde yaşadık. Gittiğimiz her yerde bize iyi davranıyorlardı” diye konuştu.

Daha sonra İsveç’ten gelen bir heyetin 500 mülteci alacağını duyurması üzerine bu ülkeye giden Kakabaveh, burada yeni bir hayat kurdu. Sosyal bilimler ve felsefe okudu, mastır yaptı. Siyasi yaşamına burada da devam eden Kakabaveh, İsveç Sol Parti’sine katıldı. Belediyede ve ‘Kadının Sesi’ isimli bir radyoda çalışan Kakabaveh, kadın hakları alanında çalışmalara ağırlık verdi. 2008 yılında hastalanan bir arkadaşının yerine milletvekili olan Kakabaveh, 2010 yılında 4’ncü sıradan, 2014’te ikinci sıradan Stockholm’den milletvekili seçildi.

Avrupa’ya gittikten sonra bir daha İran’a dönmeyen Kakabaveh, ailesini sadece bir kez Kuzey Irak’ta gördü. İran’a dönemeyeceğini söyleyen Kakabaveh, ”Ailem hala İran’da. Arada bir onlarla telefonla görüşüyorum. İran’a hiç gitmedim. İran beni öldürmek istedi 13 yaşındayken. Niye gideyim? Ben insan hakları aktivistiyim, hala rejimi eleştiriyorum, gidersem tutuklanabilirim, öyle bir risk var” şeklinde konuştu.

Güneydoğu’da yaşanan olayları yerinde görmek için Diyarbakır’a gelen Kakabaveh, olaylarla ilgili olarak İsveç Parlementosuna iki soru önergesi verdiğini söyledi. Kakabaveh, ”Buraya gelmeden iki soru önergesi verdim. Biri Dışişleri Bakanı’na, Türkiye’deki barış sürecinin yeniden başlaması amacıyla, PKK ve hükümeti görüşmeye zorlamak için ne yaptıklarını sordum. İkinci ise İsveç’in PKK’yı terörist listesinden çıkarması için ne yaptıklarını sordum. Terör listesindeki bir grupla müzakere yapamazsın” dediler.

İsveç’e döndükten sonra AB İşleriyle ilgili komisyonla görüşeceğini belirten Kakabaveh, Türkiye’ye mülteciler için para vermeden önce, Kürt sorunu konusunda bazı uyarılar yapılmasını isteyeceğini de söyledi.

XS
SM
MD
LG