Erişilebilirlik

'Irak’taki Gelişmeler Washington’u Fazla Kaygılandırmıyor'


'Irak’taki Gelişmeler Washington’u Fazla Kaygılandırmıyor'

'Irak’taki Gelişmeler Washington’u Fazla Kaygılandırmıyor'

Amerika’nın geçen yıl sonunda tamamen çekildiği Irak’ta siyasi gerginlik artıyor. Washington, Irak’taki siyasi gelişmelere taraf olmaktan kaçınsa da zaman zaman Iraklı gruplar arasında arabuluculuk yapabileceği işaretini veriyor. Beyaz Saray’a yakın uzmanlar da Irak’taki gelişmelerin Washington’u fazla kaygılandırmadığına dikkati çekiyor.

Irak’ta zaman zaman yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ‘ülke mezhep çatışmasına sürüklenir mi’ kaygılarını da birlikte getiriyor. Ölüm mangaları idare etmekle suçlanan Sünni Devlet Başkan Yardımcısı Tarı el Haşimi, kuzeyde bölgesel Kürt Yönetimi’ne sığındı. Kürt yönetimi Haşimi’yi iade etmeyi reddederken, koalisyonun Sünni ortağı hükümet çalışmalarını boykot ediyor.

Yeni Amerika Vakfı adlı düşünce kuruluşu uzmanı Steve Clemons, Beyaz Saray yetkililerinin Irak’taki gelişmelere yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: “Amerika Irak konusunda bir rahatsızlık yaşıyor. Başkan Yardımcısı Joe Biden, Irak’ta kurdukları sistemin bu tarz krizleri aşabilecek yapıya sahip olduğunu görmek istiyor. Bazıları Devlet Başkan Yardımcısı Tarık el Haşimi için çıkarılan tutuklama emrini, mezhepler arası bir öç alma hareketi olarak görebilir. Bu çok büyük talihsizlik olur. Çünkü Irak’ta yeni bir denge kuruluyor. Başbakan Maliki, Sünni partisinin lideri İyad Allavi ve Iraklı Kürtler sahip oldukları konumları güçlendirmeye çalışıyor. Onlar da bunun bir patlamaya yolaçmasından kaygılı. Üst düzey Beyaz Saray yetkilileri bana, ‘Bu tarz olayları daha önce gördük ve hep patlamanın eşiğine geldiler, ama sonunda her kesimden çoğu Iraklı lider sorumlu davrandı. Ne kadar tehlike atlatılsa da sonuçta birlikte hareket ettiler,’ diyor. Çünkü birlikte kurdukları sistem kendi çıkarlarına işliyor.”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland da Irak hükümetinin zaman zaman bu tarz döngüler yaşadığını, ama Washington’un Bağdat hükümetine güveninin tam olduğunu söyledi. Steve Clemons da, böyle süreçlerde tarafların sorumlu davranması gerektiğini vurguluyor: “Beyaz Saray yetkilileri, yeni Irak devletinin doğum sürecinde müdahil olmamamız ve Irak’ın kendi yeteneklerini göstermesi gerektiğini vurguluyor. Irak’ta yaşanan siyasi karışıklığa açık bir şekilde karışmanın doğru olmadığını düşünüyorlar. Beyaz Saray elbette ihtiyaç duyulduğunda, taraflarla konuşulması gerektiğinde orada olmak istiyor. Yetkililer, tarafların zaman zaman birbirleriyle iletişimden kaçındığını sık sık vurguluyor. Bundan dolayı, Amerika tarafları birbirine bağlayan bir aracı görevi üstlenebilir. Sonuçta olgun olmayan siyasi davranışlar, Maliki ve Haşimi arasında yaşanan mezhep ayrılıkları aşılmalı. Taraflar sorumlu davranışlar içine girmeli.”

Bazı uzmanlar, Irak’ın komşularının da bu siyasi istikrarsızlık sürecinin aşılmasında sorumlu davranması gerektiğini vurguluyor. Bunlardan biri de American Enterprise Enstitüsü’nden Michael Rubin: “Kuşkusuz Amerika Ortadoğu’da çok sevilmiyor. Bir şey yapsak da yapmasak da hep suçlu oluyoruz. Bu yüzden doğru bildiğimiz şeyi yapmamız gerekiyor. Ancak bu durumda Irak’ta Maliki hükümetini desteklemek doğru karar. Hem Amerikalılar hem de Türkler, Irak’ta yapılacak bir sonraki seçimlerin hür ve adil bir ortamda gerçekleşmesini, bu şekilde bu ülkenin de İran’a dönüşmemesini istiyor.”

Ancak bir yandan Bağdat hükümetinin Haşimi krizinden sonra Türkiye’yi de kendi içişlerine karışmakla suçlaması, diğer yandan Ankara’nın Bölgesel Kürt yönetimiyle yürüttüğü yoğun temaslar, Ankara-Bağdat hattında kızışan ilişkilerin kolay soğumayacağına işaret ediyor.


İlgili bağlantılar

XS
SM
MD
LG