Erişilebilirlik

İngiltere’de AB Referandumu Sonrası Neler Değişti?


İngiltere’de 23 Haziran’da yapılan AB referandumunun üzerinden iki aydan fazla bir süre geçti. Buna rağmen İngiliz seçmenin AB’den ayrılma kararı verdiği kısaca Brexit denilen süreçle ilgili siyasi konular belirsizliğini koruyor.

İngiltere Başbakanı Theresa May dün Brexit sürecini ele aldığı kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada “İngiltere’nin AB dışındaki fırsatlara odaklanması gerektiğini” söyledi.

Başbakan May, “Bu ikinci bir referandum yok demek, AB içinde kalmak için arka kapıları kullanmayacağız” diye konuştu.

İngiltere hükümetinin Brexit sürecine yönelik AB pazarı, serbest dolaşım, göçmenler gibi konular üzerinde hala açık bir eylem planı bulunmuyor.

Öte yandan Brexit’in kısa vadede ekonomiye büyük bir darbe vurduğu söylenemez.

Ülke çapında kredi kartı kullanımında büyük bir değişiklik olmazken İngiliz Bankacılar Derneği’ne göre bankaların konut kredilerine verdikleri onaylarda kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Buna karşın konut fiyatlarında gözle görülür bir hareketlenme yok.

Ancak ekonomistler alınan kısa vadeli tedbirlerin etkisinin geçmesi ve enflasyonun yükselmesinin ardından İngiliz ekonomisinin önümüzdeki dönemde daralmaya girebileceği uyarısında bulunuyor.

Brexit’in en çarpıcı etkileri ise burada yaşayan göçmenler üzerinde görülüyor.

Guardian gazetesinin haberine göre İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarının İngiliz vatandaşlığı için başvuruları yüzde 14 oranında artış gösterdi.

15 bin başvurunun içinde İtalyanlar'ın başvurularında yüzde 26’lık, Polonyalılar'ın başvurularında da yüzde 9’luk bir artış gözlemlendi.

Theresa May hükümetinin politik hedeflerinden biri de ülkeye gelen göçmen sayısını azaltabilmek.

Ancak İngiltere’de hemen referandum öncesi başlayan nefret suçlarındaki artış endişe verici boyutlara ulaştı.

Birleşmiş Milletler’in Irkçılıkla Mücadele Komisyonu’nun hazırladığı rapora göre İngiltere’de 16-30 Haziran tarihleri arasında 3198 nefret suçu işlendi. Bu sayı 2015 yılına kıyasla yüzde 42’lik bir artış anlamına geliyor. Saldırılar özellikle 25 Haziran günü, 289 nefret suçu vakasıyla zirve yaptı.

BM, İngiltere’de politikacıların söylemlerinin de bu nefret ortamına katkıda bulunduğunu söylüyor.

Bu tür suç vakaları sadece referanduma yakın zamanlarda yaşanmadı.

Cumartesi günü İngiltere’nin Essex bölgesinde Polonyalı bir göçmen Lehçe konuştuğu gerekçesiyle ergenlik çağında 6 gencin saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. 40 yaşındaki fabrika işçisi Arkadiusz Jozwick isimli kurban son dört yıldır İngiltere’de yaşıyordu.

Jozwıck’in kardeşi Radek ise Brexit kararının ardından Doğu Avrupalılar'a karşı açık bir nefret yaşandığını söyledi.

Toplumdaki bu nefret ortamı sadece İngiltere’de görülmüyor.

Fransa’da aşırı sağcı lider Marine Le Pen Brexit oylamasını “Berlin duvarının çökmesinden bu yana en önemli an” olarak tanımlıyor.

Le Pen ve Avrupa ülkelerindeki birçok aşırı sağcı lider, AB üyeliği konusunda kendi referandumlarının düzenlenmesi için kampanya yürütüyor.

XS
SM
MD
LG