Erişilebilirlik

İngiltere'de AB Yanlıları Referandum Sonucuyla Yüzleşiyor

  • Luis Ramirez

Uzmanlar, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı aldığı referandum sonucunun mali ve siyasi açıdan depremlere yol açabileceği uyarısında bulunurken sabah kalkan çok kişi yaşananları “akşamdan kalmışlığa” benzetiyor.

Kamuoyu yoklamaları perşembe günü yapılan referandum öncesinde AB’de kalma yanlılarının çoğunlukta olduğunu gösterse de cuma günü ortaya çıkan sonuçlar çok kişiyi şaşkınlığa uğrattı.

Sosyal medyada yer alan mesajlarda, özellikle AB’de kalma taraftarları arasında beklendiği gibi öfke ve endişe hakim. Twitter’da da #bizimsuçumuzne gibi hashtagler yer alıyor. Bir tweette Britanya adalarını dünya üzerinde tek başına gösteren bir karikatüre yer veriliyor ve altında “En sonunda özgürüz. Şimdi kendi sorunlarımızın suçunu kimin üzerine atacağız?” diye yazıyor.

AB’de kalma yanlılarını çoğunlukta gösteren kamuoyu yoklamalarının ardından ayrılma yanlıları dahi çıkan sonuca inanamıyor. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Londralı Kiran Sagoo gibiler de ayrılma yönünde kullandığı oydan dolayı pişmanlık duyanlardan.

Kararın ertesinde yaşanan etkiler hızlı oldu. İlk 24 saatte borsalar büyük kayıplar yaşadı, İngiliz Sterlini son 30 yılın en büyük değer kaybına uğradı. Kredi değerlendirme kuruluşları İngiltere’nin kredi notunu düşürdü. Başbakan David Cameron, ülkeyi çıkan karar doğrultusunda idare edemeyeceğini söyleyerek ekim ayında istifa edeceğini açıkladı, İngiltere’nin Avrupa Birliği temsilcisi de istifa etti.

İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon kabine toplantısında Brexit kararını değerlendirirken

İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon kabine toplantısında Brexit kararını değerlendirirken

İngiltere daha bölünür mü?

Bir diğer tehlike de Birleşik Krallık’ın bölünmesi olasılığı. Çünkü İskoçya ve Kuzey İrlanda AB yanlısı oy kullandı.

İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon kabinesini toplayarak referandum kararına tepkisini açıkladı. İskoçya’nın AB dışında kalmasını “kabul edilemez” diye niteleyen Sturgeon, yeni bir bağımsızlık referandumunu gündeme getirecekleri mesajını verdi.

Sturgeon bugün yaptığı açıklamada da ekibinin AB yetkilileriyle görüşeceğini ve İskoçya’nın AB’de kalması olasılığını değerlendireceklerini söyledi.

Bir AB ülkesine sınırdaş olan Kuzey İrlanda açısından da durum farklı değil. İrlanda adasının tek bir bayrak altında birleşmesini savunan Sinn Fein Partisi Başkanı Martin McGuinness, Kuzey İrlanda’nın İngiltere’den ayrılarak (AB üyesi olan) İrlanda’yla birleşmesi çağrısını yineledi. McGuinness, İngiliz halkının olduğu kadar İrlanda halkının da kendi geleceğini demokratik yollardan belirleme hakkı olduğunu söyledi.

Ekonomistler: ‘Biz söylemiştik’

Durumdan şaşkınlığa uğramayan tek kesim ekonomi uzmanları oldu. Daha referandumdan dört gün önce açıklama yapan HSBC’nin baş ekonomisti Simon Wells, müşterilerine uyarı gönderdi ve Sterlin’in yüzde 15 değer kaybedeceği, FTSE 100 borsasının ise kayıp yaşayacağı öngörüsünde bulundu.

Nitekim FTSE 100 borsası dün erken saatlerde büyük bir düşüş yaşadı, ancak gün ortalarında bir şekilde toparlamayı başardı. Uzmanlar bu dalgalanmanın birkaç gün daha sürmesini bekliyor.

Bazı ekonomi uzmanları da dün çapraz kurlarda Amerikan Doları’na karşı 1,49’a düşen Sterlin’in aşırı değerlenmiş olduğu görüşünü dile getiriyor.

İngiltere’deki AB’den ayrılma yanlıları, Sterlin’in değer kaybetmesinin ihracatı arttırmasını, kurları dengelemesini ve ihracat-tabanlı bir ekonomi yaratmasını umuyor.

İyimserlikten çok belirsizlik hakim

İngiltere’nin referandumla AB’den ayrılma kararı bir nebze güven yaratsa da belirsizlik beklentileri daha yaygın. Daha önce AB’den ayrılan bir ülke olmadı. Bundan dolayı da bu deneyim önceden yaşanmış değil.

Başından bu yana AB’de kalma yanlısı kampanyanın başını çeken ancak büyük bozguna uğrayan Başbakan David Cameron, Birlik’ten ayrılma sürecini başlatacak AB Anlaşması’nın 50’inci maddesini yürürlüğe koymama konusunda kararlı olduğunu açıkladı. Cameron bu görevi ekim ayında yerine gelecek bir sonraki başbakana bırakacak.

‘Azami iki yıl gerek’

Ayrılma sürecini başlatma, tamamen İngiliz hükümetine bağlı. Uzmanlara göre bu süreç ancak iki yılda tamamlanabilir. İngiliz ve AB yetkilileri bu zorlu boşanmanın koşullarını belirlemek için görüşmelere yürütecek. En önemlisi mali tüzük, vatandaşların hareket özgürlüğü, gümrükler gibi konuların yeniden ele alınması gerekiyor.

Bu komplike sorunlar seçmenlere broşürler, sosyal medya, duyurular, ilanlar ve demeçler yoluyla defalarca açıklandı. Ama seçmenleri ayrılma kararına iten başka etkenler var.

Suçlu Obama mı?

Ayrılma kararını veren bazı İngilizler, Nisan ayında İngiltere’yi ziyaret eden ABD Başkanı Barack Obama’yı suçluyor. Obama, İngilizler’e AB’den ayrılmama çağrısı yapmış ve ticaret görüşmelerinde “sıranın sonuna gönderilecekleri” uyarısında bulunmuştu.

“Biz demokrasimizi geri almak, ülkemizin yönetimini geri almak istedik” diyen Londralı seçmen Trevor Bayley Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Sizin başkanınız istemeden kendisine rol biçti. Düzen yanlılarını bir araya getirmeye çalıştı, ama halkımız kendilerine akıl öğretilmesini sevmiyor” diye ekledi.

XS
SM
MD
LG