Erişilebilirlik

IMAX Teknolojisi Uzayda

  • Penelope Poulou

Mesafe resme derinlik katar derler. IMAX teknolojisiyle dünyayı üç boyutlu görüntüleyen Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ekibi işte bu deyimi hayata geçiriyor. Uzaydan bakıldığında, yeryüzünün doğal güzelliğini inkar etmek imkansız. Ancak imkansız olan başka bir şey de, insanoğlunun gezegenimiz üzerinde yarattığı tahribatı görmezden gelmek.

A Beautiful Planet – Güzel Bir Gezegen adlı belgeselde, Oscar ödüllü oyuncu Jennifer Lawrence gezegenimizin eski ve yeni halini anlatıyor.

Madagaskar adası bir zamanlar yeşil ormanlarla kaplıydı. Bugünse büyük kısmının yok olduğunu görebilirsiniz. Ağaçlar olmayınca, kızıl toprak yokuş aşağı kayıyor, nehirleri tıkıyor ve denizde ortadan kayboluyor.

Belgeseldeki görüntüler, Grönland’taki buzların kaygı verici hızla eridiğini gösteriyor. Buzun erimesiyle ortaya çıkan su okyanuslara akıyor. Eğer bütün buz tabakası erirse, deniz seviyeleri altı metre yükselebilir.

Gün ışığında sadece doğa üzerindeki etkisinden dolayı fark edilen medeniyet, gece karanlığında açıkça görülüyor.

Belgeseldeki görüntüler, yeni kuşak IMAX kameralarıyla çekilmiş. Bu kameralar, geçmişte Toni Meyers’ın Hubble 3D belgeselinde kullanılan kameralardan çok daha hafif. Ünlü yönetmenlerden Meyers, Güzel Bir Gezegen belgeselini yönetmek için uzay istasyonunda bulunmasa da, astronotlara nasıl film çekildiğini öğretmiş.

Toni Meyers, “Belgeselde uzay istasyonu ve gezegen arasındaki benzerliği göstermek istedim. Sonuçta ikisi de kapalı bir sistem. Her ikisinde de hayatta kalmamıza yetecek hava, su ve yiyecek var. Ama tek fark, uzay istasyonuna erzak takviyesi yapılırken yeryüzünün böyle bir imkanı olmaması.” şeklinde konuşuyor.

Meyers’ın mesajı ise çok net: Uzaydaki diğer gezegenlere hakim olmayı hayal etmeyin. Onun yerine dünyayı temiz tutun, doğal güzelliklerini, atmosferini koruyun. Çünkü gezegenimiz ölürse biz de ölürüz.

XS
SM
MD
LG