Erişilebilirlik

İç Güvenlik Reform Paketi Endişelendiriyor


Reform paketi Ekim ayında yurt çapında yaşanan ve 50 kişinin hayatını kaybettiği protestolardan sonra düzenlendi.

Reform paketi Ekim ayında yurt çapında yaşanan ve 50 kişinin hayatını kaybettiği protestolardan sonra düzenlendi.

Türk hükümetinin geçirmek istediği iç güvenlik reform paketi, hem yurt içinde, hem de yurt dışında sert tepkilere neden oluyor. Muhalefet ve Avrupa Birliği, Ankara’dan paketin yeniden değerlendirilmesini istedi ancak geçen yıl Ekim ayında yaşanan şiddetli protestoları öne süren hükümet yetkilileri, paketin gerekli olduğunu savunmaya devam ediyor.

Paketin en fazla tartışılan boyutlarından biri polisin mahkeme kararı olmadan tutuklama yapabilmesi ve evleri araması. İç güvenlik paketi, protestolarda yüzlerini kısmen ya da tamamıyla kapatanların da beş yıla kadar hapis istemiyle yargılanabilmesini öngörüyor. Yasa kapsamında polisler okullara, devlet dairelerine ve ibadet merkezlerine molotof kokteyli veya diğer yanıcı, patlayıcı madde ve silahlarla saldıran kişilere karşı güç kullanma yetkisine de sahip olacak.

Reform paketi Ekim ayında yurt çapında yaşanan ve 50 kişinin hayatını kaybettiği protestolardan sonra düzenlendi.

Merkezi New York’da bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacı uzmanı Emma Sinclair Webb, reform paketinin polise verdiği yetkilerin endişe verici düzeyde olduğunu belirtiyor.

Reform paketinin yargıyı, mahkemeleri, hakimleri ve savcıları es geçerek, polisin güç ve yetkilerini arttırdığını belirten Webb, bunun endişe verici bir durum olduğunu belirtiyor. Halkın güvenlik ve emniyetinin elbette önemli olduğunu ifade eden uzman, halkın güvenliğinin insan haklarından ödün verilerek korunamayacağının ama reform paketinin bunu öngördüğünü belirtiyor.

Türk hükümetine seslenen Avrupa İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Nil Muiznieks, reform paketinin ‘insan hakları erozyonuna’ neden olabileceğini ve bu nedenle de hükümetin reform paketini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Devlet Bahçeli, reform paketinin ülkeyi askeri idarenin hakim olduğu dönemlere götüreceğini belirtti.

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da reform paketini eleştirenler arasında. Yüksekdağ, paketin Meclis’ten geçmesi durumunda ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye’nin baskıya neden olabilecek yasal düzenlemelere değil, daha fazla barışa ve özgürlüğe ihtiyacı olduğunun altını çizen HDP Eş Genel Başkanı, yeni yasanın Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlerin güvenliğini tehlikeye sokabileceğini belirtti.

Partinin önde gelenleri, tasarının halen devam etmekte olan PKK Barış Sürecini ve müzakereleri de olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

Bu uyarıları karşılıksız bırakan Başbakan Ahmet Davutoğlu, reform paketinin Avrupa Birliği standartlarında olduğunu ifade ediyor; “AB standartlarını, evrensel demokratik standartları ihlal eden tek bir madde gösterin. Muhalefet gösteremedi.” diyen Başbakan Davutoğlu, reform paketini en ince detayına kadar incelediklerini ve evrensel standartlardan ödün vermemeye özen gösterdiklerini belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü uzmanı Webb, protestolarda molotof kokteyli kullananlara karşı müdahalede geniş yetkiler veren reform paketi nedeniyle daha fazla insanın hayatını kaybedebileceğini belirtiyor.

Türkiye’de buna benzer birçok olayın yaşandığına dikkati çeken Webb, polisin hatalı silah kullanımı ve infaz şeklinde adam öldürme geçmişinin bir hayli kabarık olduğunu ancak bu suçların yeteri düzeyde araştırılıp, cezalandırılmadığını belirtiyor. Webb, Batılı yetkililerin endişelendiği noktanın bu olduğunu, daha fazla silah ve güç kullanımının daha fazla ölümlere neden olacağını söylüyor.

Hükümet yetkilileri, iç güvenlik reform paketinin halkı ve kamu mallarını korumaya yönelik olduğu konusunda ısrarlı ancak uzmanlar, paketin ülkede giderek büyüyen siyasi kutuplaşmayı arttıracağını ve ülkenin otoriter bir yapılaşma içerisine girdiğine dair endişeleri haklı çıkaracağını belirtiyor.

XS
SM
MD
LG