Erişilebilirlik

Hükümetten Kamulaştırma Tepkilerine Yanıt


Diyarbakır Valiliğinde bir toplantı düzenleyen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, çatışma ve operasyonların sona ermesinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi aldı.

Diyarbakır Valiliğinde bir toplantı düzenleyen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, çatışma ve operasyonların sona ermesinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi aldı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki operasyonların tamamlanmasının ardından alınan kamulaştırma kararına tepkiler üzerine, hükümet üç bakanını kente gönderdi. Bakanlardan Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, kamulaştırmanın 2012 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından kabul edilen ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ çerçevesinde yapılacağını belirtti.

Diyarbakır Valiliğinde bir toplantı düzenleyen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, çatışma ve operasyonların sona ermesinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi aldı.

Üç bakan toplantının ardından bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda ilk sözü alan Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı kamulaştırma kararına değindi. Çatışma olan Silopi, Cizre ve Sur’da kentsel dönüşüm yapılacağını belirten Sarı, Sur’daki çalışmaların 2012 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ çerçevesinde yapıldığını söyledi. Bölgenin rant alanına dönüştürüleceği iddialarını yalanlayan Sarı, “Sur’daki çalışmaları, temelini 2012 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediye meclisinden onaylanan ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ çerçevesinde yapacağız. Planın onaylanmasından hemen sonra Sur içi ve çevresindeki halkı riskli alan ilan edildi. 3 mahallede kamulaştırma oradaki bölgede çalışma başlatılmıştı. Oradaki çalışmayla yetkili belediyeydi. 2014’teki yerel seçimeler kadar devam etti. 700’e yakın hak sahibine konut verilmişti, 20 milyon kamulaştırma bedeli verildi. 2014’te başkanın değişmesiyle tamamen durdurulmuştu. Bugün bu çalışmanın devamı şeklinde, operasyonların bittiği, terörden temizlenen 6 mahallede başlatacağız. Surun genelindeki çalışma 2012’teki imar planına uygun şekilde yapacağız. Burada bahsedildiği şekilde TOKİ’nin yüksek katlı binaları olacak, burada rant elde edilecek, burası insansızlaştırılacak, buraya başka insanlar gibi iddialar karşılıksızdır ve yanlıştır. Böyle bir şey olmayacak. Buradaki vatandaşlarımız isterlerse rezerv alanında konut sahibi olacak, istiyorlarsa kendi bulundukları mahallede, yani bulundukları alanda kontu sahibi olacak. Esnafımız işine devam edecek. Çalışmanın içeriği olması gereken her şey koruma amaçlı imar planı çerçevesinde olacak. Vatandaşlarımızın rızasıyla, onların istediği yönde, konut istiyorlarsa konut veya başka alternatifler sunacağız. Amacımız onlarla birlikte uzlaşmaya gitmektir. Hiç bir çözüm bulunamıyorsa kamulaştırma kısmı, bedelini ödeyeceğiz. Belediyenin yaptığı çalışmanı benzerini yapacağız. Vatandaşlara anlatılan, devlet vakıflara ait binalara da el koyacak şeklinde tamamen kamulaştıracak, ihaleye çıktı, falanca firmaya verdiği bilgileri yanlıştır. Vatandaşlarımız mağdur edilmeyecek bütün çözüm önerilerini sunacağız, devletin güvencesi altında, yaşam alanları tekrar kendilerine teslim edilecektir” diye konuştu.

Sarı bir soru üzerine vakıf eserlerinin kamulaştırılmayacağını ifade ederek, “3 mahallede yöre mimarisi özelliği taşıyan, tarihi dokunun, kültür mirasının öne çıktığı, bir yapılaşmayla, içinde konut ta olacak, eski Diyarbakır evlerini yapacağız. Diyarbakır içindeki tarihi dokuyu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Vakıf eserlerine yönelik kamulaştırma söz konusu değil. Parsellerin içinde tescilli binalara yapışık, üzerinde, kaçak binalar var, tarihi dokuyu bozacak yapılar var. Bu şekilde ele almak lazım. Kilise ve camileri kamulaştırma kesinlikle söz konusu değil. Kamuoyuna yanlış anlatıyorlar, bize de iftara atacak şekilde anlatıyorlar” şeklinde konuştu.

Daha sonra söz alan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, hiçbir vatandaşın ve esnafın mağdur edilmeyeceğini söyledi. Yerel yönetimleri de eleştiren Yılmaz, “Bizim bu çalışmalarımız bütün toplumdur içindir, hiçbir kesim ayrıcalıkla muhatap değildir. Kimse bu toplumun tamamını temsil etme hakkına yetkisine sahip değildir. Biz bütün toplumu muhatap alıyoruz bütün kesimlerle bu süreci yöneteceğiz. Önümüzdeki süreçte Diyarbakır’da toplumun bütün kesimlerini dinleyerek halkımızı dinleyerek bu süreci yöneteceğiz. Sahada yaptığım çalışmalarla bir kez daha gördüm yerel yönetimler üzerlerine düşen görevi yapmamışlar. Gerek tarihi yapılarla ilgili, gerek iyi bir imar planı hazırlama, halkımızın hak ettiği hizmetleri sunacak şehir planlaması gerçekleştirilmesi anlamında zaaflarını net şekilde görüyorum. Sloganlarla bu işler olmuyor ideolojik söylemlerle, iş yapmaya çalışanları karalamayla bu işler olmuyor. Herkes oturup görevini yapmak zorunda. Çarpık şehirleşme varsa yerel hizmet eksikse yerel yönetimlerden herkesin hesap sormasını gerektiğini özellikle belirtiyorum” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ise, isim vermeden PKK’yı eleştirdi. Terör baronlarının toplumsal talepleri engelleyemeyeceğini söyleyen Ünal, “Siz şehirlere tonlarca bomba yerleştirip, şehirleri tahrip edip sonra kalkıp devlete ve güvenlik güçlerine, refahı, güvenliği, emniyeti sağlamakla sorumlu birilerine söz söyleme hakkına sahip olamazsınız” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG