Erişilebilirlik

Hrant Dink'in Beşinci Ölüm Yıldönümünde İstanbul'da Protesto


Hrant Dink'in Beşinci Ölüm Yıldönümünde İstanbul'da Protesto

Hrant Dink'in Beşinci Ölüm Yıldönümünde İstanbul'da Protesto

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Dink davasında temyiz beklentisi olduğunu belirtti ve süreci izlemeye devam edeceklerini bildirdi

Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’e düzenlenen suikastın birinci yıldönümünde onbinlerce kişi, İstanbul’da yürüyüş düzenledi.

Şişli’deki Agos gazetesi binasına yürüyen kalabalık, “Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz” yazılı pankartlar taşıdı, sessiz olması planlanan protesto eylemi sırasında yürüyüşçüler, faşizmi kınayan sloganlar attı.

Suikastın üzerinden beş yıl geçtikten sonra Salı günü sonuçlanan davada alınan karar, Türk ve uluslararası kamuoyunda büyük düş kırıklığı yarattı. Davada yargılanan 19 sanık örgüt bağlantılarından aklanırken, yalnızca Yasin Hayal, cinayeti azmettirdiği için ömür boyu hapis cezası aldı ve bazı sanıklar da kendisine yardım etmekten değişik hapis cezalarına çarptırıldı.

Hrant Dink’in ailesi ve yakınları, mahkeme kararını kınadı.

Hükümet yetkilileriyse, dava sürecinin tamamlanmadığına işaret ederek karar hakkında yorum yapmayı reddetti ve temyiz sürecinin beklenmesi gerektiğini bildirdi.

Washington: ‘İzliyoruz’

Amerika Dışişleri Bakanlığı da temyiz sürecinin beklenmesi gerektiğini bildirdi. Dava sonucuyla ilgili olarak Amerika’nın Sesi muhabirinin sorusunu yanıtlayan Bakanlık Sözcüsü Victoria Nuland, şöyle konuştu:

“Bu ve diğer davalar konusunda Türk hükümetiyle temas halindeyiz. Dink ailesi ve hükümet, kararın temyize gideceği beklentisi içinde. Dolayısıyla davayı izlemeye devam edecek ve erken bir hükme varmayacağız. Bu ve diğer davalar konusunda da görüşümüzü açıkça dile getirdik: Bağımsız ve saydam bir yargının bulunması, herkesin hesap verebilmesi, Türkiye dahil tüm sağlıklı demokrasilerde kritik öneme sahiptir. Yargı sürecinin bu standartlara uyduğunu garantilemek Türkiye’nin sorumluluğudur. Ben hiçbir ülkenin yargı sistemine not vermekle yükümlü değilim, bağımsız Türk yargısının uzun bir geçmişi var. Burada ihtiyaç duyulan bu ve diğer davaların saydamlıkla görüldüğü güvencesidir.”


Dink Destekçileri Uzun Sürecek Hukuk Mücadelesine Hazırlanıyor

Şişli’deki Agos binasına yürüyen onbinlerce kişi “Hrant’a adalet istiyoruz” diye bağırdı. Üzüntülü olduğu gözlenen yürüyüşçüler öfkelerini gizlemedi.

Yürüyüşe katılanlardan biri, dava sonucunun “devletin bu tarz siyasi cinayetlere karşı tutumunu yansıttığını”, katilleri cezalandırmak yerine koruduğunu savundu.

Hrant Dink beş yıl önce bugün Agos binası dışında, o dönem 17 yaşında olan Ogün Samast tarafından vurularak öldürülmüştü. Samast cinayeti işlediği sırada 18 yaşının altında olması dolayısıyla geçen Temmuz’da çıkarıldığı çocuk mahkemesinde 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Dink ailesi ve yakınlarına göre cinayet devletin üst düzey yetkililerince planlandı. Hrant Dink uzun süredir milliyetçilerin hedefindeydi. Öldürülmesinden kısa bir süre önce Türklüğe hakaret davasından yargılanmış ve suçlu bulunmuştu.

İnsan Hakları Gözlem örgütü Türkiye temsilcisi Emma Sinclair Webb, Dink cinayetinde devlet bağlantısına ait bir sürü kanıt bulunmasına rağmen mahkemeden çıkan kararın çok rahatsız edici olduğunu söylüyor. Sinclair Webb, “Eğer Türkiye’de bir Ermeni gazeteciyseniz, katledilebilirsiniz ve devletle derin bağlantıları olan katillerinizin bu bağlantıları bir şekilde soruşturulmayabilir. Devlet yetkilileri de bu işten sorumlu bulunmaz. Bu davanın sonucunun verdiği mesaj da bu. Daha da önemlisi, bu dava hükümet muhaliflerinin bastırıldığı ve özellikle de Kürt gazetecilerin hapsedildiği bir döneme rastlıyor,” diye konuşuyor.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, olayla bağlantıları konusunda gittikçe artan eleştiri oklarına hedef oluyor. Parti yakın bir zamana kadar demokrasi karşıtı güçleri devletten temizleyen bir parti imajı vermişti.

Şu anda aralarında komutanların da bulunduğu yüzlerce devlet yetkilisi Ergenekon davası kapsamında yargılanıyor. Dink davasına bakan savcılardan biri de daha önce cinayetin Ergenekon davasıyla ilişkili olduğunu iddia etmişti, ama iddia dikkate alınmadı.

İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Cengiz Aktar, Dink cinayeti kararının kaygı verici bir gelişme olduğuna işaret ediyor. Aktar’a göre devlet hükümet karşıtı unsurlardan temizlendiği için AKP şimdi statüko haline gelmiş durumda. Geçmişte, devletle hükümet arasında bir çizgi olduğunu hatırlatan Aktar, şimdi ikisinin birleştiğini, Türkiye’de demokratik dönüşüm sürecinin sona erdiğini öne sürüyor.

Dink ailesinin destekçileri, adalet sistemiyle uzun sürecek bir mücadeleye hazırlanıyor. Sonucuysa hükümetin demokratik reformlara bağlılığı konusunda kritik bir sınav niteliği taşıyor.

XS
SM
MD
LG