Erişilebilirlik

Hollande Fidel Castro ile Buluştu


Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Küba ziyareti sırasında Küba’nın efsane lideri Fidel Castro ile görüşmesi dünyada ve Fransa’da yankıya neden oldu. Uzmanlara göre Washington'la Havana arasındaki tarihi açılım kararı Fransa'yı da harekete geçirdi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Küba ziyareti sırasında Küba’nın efsane lideri Fidel Castro ile görüşmesi dünyada ve Fransa’da yankı yarattı. Amerika Başkanı Barack Obama ile Küba Devlet Başkanı Raul Castro’nun yakınlaşma politikasının ardından adaya gelen Hollande, Küba’yı ziyaret eden ilk Fransız hatta ilk Batılı Cumhurbaşkanı oldu. Hollande’ın ziyareti muhalefet ve insan hakları örgütleri tarafından eleştirildi. Ancak uzun zamandır "sağa kaydığı" eleştirileri yapan partinin radikal sol kanadı ve hükümete desteği kesen diğer sol partiler bu sembolik ziyareti alkışladı.

Washington ve Havana arasındaki tarihi açılım kararı, Paris’i de harekete geçirdi. Küba’nın ekonomik açılımından pay kapmaya çalışan ülkelerin başında gelmek isteyen Fransa, Obama-Castro yakınlaşmasından 5 ay sonra yüklü bir işadamı grubuyla Havana’ya çıkarma yaptı. Pazartesi ve Salı günü Küba’ya resmi ziyarette bulunan Hollande, son ana kadar gizli tutulan Fidel Castro ile randevuyu da koparınca gezi dünya çapında ses getirdi. Sağlık engeline rağmen Fransa’nın sosyalist cumhurbaşkanı ile görüşen Fidel Castro, Hollande ile yaklaşık 1 saate yakın sohbet etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmeye Fidel Castro’nun eşi ve iki oğlu da katıldı.

Görüşmenin ardından Fransız basınına konuşan Hollande, “Önümde tarihi yazan büyük bir adam duruyordu. Elbette onun yerini, sorumluluğunu sorgulayacak tartışmalar olabilir ama Küba’ya gelince Fidel Castro ile de görüşmeden dönemk istemezdim” dedi. Castro’nun 88 yaşında olmasına rağmen olayları yakından takip etiğini ve bilgi sahibi olduğunu dile getiren Hollande, “Beni en çok konuşma isteği, her konudaki entellektüel birikimi ve olaykara tepkileri etkiledi” dedi.

Hollande ve Castro önce sağlık problemlerinden başladı. “Leader Maximo- Büyük lider” lakaplı Castro, Hollande’a omuz ve eklemlerindeki sağlık problemlerinden söz etti. Gazetecilerle Castro ile paylaştığı 50 dakikayı paylaşan Hollande, “Karşımda, her konuda bilgili, zihni hala açık ve meraklı birini buldum. Bana internet üzerinden araştırma yaptığını ve bilgilendiğini söyledi” dedi. Politik konuları konuşmadıklarını daha çok çevre, gıda ve su problemleri gibi küresel sorunlar üzerinde durduklarını anlatan Hollande, “Tarihi, politikayı konuşmadık, tarihe girdiğiniz zaman ondan konuşma ihtiyacınız olmaz. Tarihe giremediğiniz zaman konuşma ihtiyacı hissedersiniz” diye anlattı.

Küba-AB arasında arabuluculuk

Fidel Castro’nun ardından Devlet Başkanı Raul Castro ile bir araya gelen Hollande, bu görüşmede de Küba-Fransa ve Küba-Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden kurma konusunu gündeme getirdi. Elysee kaynaklarına göre, Raul Castro da Hollande’a Fransa’nın, Küba-AB ilişkilerinde öncülük edebileceğini söyledi. Avrupa Birliği önümüzdeki Haziran ayında AB-Latin Amerika ve Karaip Ülkeleri Zirvesi’ni (EU-Celac Summit ) toplayacak.

Obama’ya çelme

Küba’yı en son 1986 yılında İspanya Başbakanı ziyaret etmişti. Amerika, 1962’de Amerikalı işadamlarının ülkeden gönderilmesinin ardından Küba’ya ekonomik ve politik ambargo uygulamış, Küba halkı yakın tarihin en uzun ambargosu altında güçlükle yaşamaya devam etmişti. Başkan Obama, cumhuriyetçilerin ağırlıkta olduğu Kongre’nin muhalefetine rağmen Küba’ya uygulanan ambargonun kaldırılması için çalışıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande da, Küba Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Amerika’ya “ambargonun” bir an evvel kaldırılması” çağrısı yaptı. Amerika’dan bu çağrıya hızlı yanıt geldi, “Başkan Obama’nın 2016’da bir Küba ziyareti öngördüğü” açıklaması yapıldı. Amerika’dan önce attığı politik ve diplomatik adımdan memnun olan Hollande, “Fransa’nın ilk olması ve önde adım atması her zaman daha iyi” dedi.

Ekonomi ana gündem maddesi

Amerikan şirketlerinin yoğun giriş yaptığı Küba’da, Fransa da pastadan payını almak istiyor. Bu nedenle, Fransız Total, Air France, CMA Armatörlük, Areva, EDF, Group Accor gibi turizmden enerji sektörüne, dev şirketlerin patronlarının da bulunduğu, 30 büyük şirket temsilcisi de Hollande’a ziyaretinde eşlik etti. Accor grubu ülkede Pullman Oteli inşası için anlaştı. Petrol şirketi Total, 1993’ten beri işbirliği yürüttüğü Küba’nın kamu petrol şirketi Cupet ile petrol dağıtım ön anlaşması imzaladı. Cubametales ile de maden ve mineral ihraç ve ithalatı anlaşması imza altına alındı. Küba’da Fransızca öğreten Alliance Français okulu açılması kararlaştırıldı.

İş adamlarını topladığı Ekonomik Forum’un açılışında konuşan Hollande, "Buraya tarihi bir ziyarette bulunuyorum. Çünkü bu ilk. Bundan sonra başka ziyaretler de olacak. Onlar da faydalı olacak. Ekonomik ilişkiler, politik alandaki isteklerimizin sonuçlarını taşımalı. Bu gerçeği açıklıkla her zaman söylüyoruz, Küba’nın bugünün dünyasında var olabilmesi için ambargo kalkmalıdır" diye konuştu.

"lider mimimo, lider maximo ile"

Uzun süredir anketlerde zor durumda olan Hollande’ın Küba başarısı Elysee’yi mutluetti. Elysee kurmayları geziyi « diplomatik başarı » olarak değerlendirse de Hollande’ın Castro ile buluşması ülkede sağ muhalefet ve sivil toplum örgütleri tarafından eleştirildi. Ana muhalefet UMP milletvekilleri, Hollande’ın partisinin sol kanadını memnun etmek için böyle bir gezi organize ettiğini öne sürdü. UMP Saint-Dizier milletvekili François Cornut Gentielle, Castro’nun "büyük lider / Leader Maximo" adına atıfta bulunarak, "Minimo lider, Maximo liderle görüştü" diye alay etti.

"Kim Jong-Un ile de çay içsin"

UMP’li bir başka milletvekili Guillaume Larrive de, "Fidel Castro’nun ardından artık Lenin’in mkozelesine çiçek koyar. Geçerken de Kim Jong-un ile çay içer » diye alaya aldı. UMP Sözcüsü Sebastien Huygue de, Fidel Castro’yu 'diktatör' olarak tanımladı ve Hollande’ın "muhalifleri ezen Castro ile görüşmesinin ciddi bir etik hata olduğunu" söyledi. Bir gurup milletvekili de Hollande’ın, Ukrayna krizi nedeniyle, 2. Dünya Savaşı’nı sonlandıran gün dolayısıyla Moskova’da düzenlenen törenlere katılmamasını eleştirerek, "Havana yerine, Moskova’ya gitmekle daha doğru bir politika izlerdi" görüşünü dile getirdi.Ancak PS’liler muhalefete, "Sarkozy’ni neredeyse Kaddafi ile aynı çadırda uyuduğu günleri unuttlular" yanıtını verdi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Ögrütü RSF, Hollande’ın ülkede basın özgürlüğüne izin vermeyen Castro ile görüşmesini eleştirirken, insan hakları örgütleri de Hollande’ın Küba’da ifade özgürlüğü konusundaki eleştirileri gündeme getirmemesinin hata olduğunu dile getirdi.

Solun soluna mesaj

Hollande-Castro görüşmesine en çok sevinen ise ülkenin sol partileri oldu. Hollande’ın sağa kayışı nedeniyle hükümetten desteğini çeken radikal sol partiler, Küba ziyaretini ve Castro görüşmesini alkışladı. Sol Cephe politikacılarından Jean-Luc Melanchon, "Obama’nın onay vermesinin ardından da gitse, bu ziyareti alkışlıyorum. Ülkemin cumhurbaşkanının bu ülkeyi ziyaret eden ilk batılı lider olmasından mutluyum" dedi.

Le Figaro gazetesi "Hollande, solunu Havana gezisiyle tedavi ediyor" manşetiyle çıktı. Ancak Hollande gazetecilere, "Eğer solu birleştirmek için Küba’dan geçmem gerekseydi, bu gezinin hiçbir anlamı olmazdı. Benim yönetimim boyunca Küba’ya gitmemek büyük bir hata olurdu. Göreceksiniz, herkes buraya gelecek" diye yanıt verdi. Sol eğilimli Liberation gazetesi, Küba’nın efsane lideri Che Guevara’nın fotoğrafının üzerine Hollande’ın portreisini montajlarken, Le Monde Gazetesi de Castro-Hollande buluşmasına ait fotoyu manşetten verdi.

XS
SM
MD
LG