Erişilebilirlik

Hollande Avrupa Solunu Paris'te Topladı


Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, 17-18 Mart'ta Brüksel'de toplanacak AB-Türkiye Zirvesi öncesi Avrupa sol ve sosyal demokrat partilerini Elysee Sarayı'nda topladı. İtalya Başbakanı Matteo Renzi, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'un da katıldığı toplantıda Avrupa'nın geleceği, farklı bir büyüme politikası ve göçmen sorunu tartışıldı.

Yunanistan Başbakanı Çipras Hollande ile Elysee Sarayı'nda buluşmadan önce, Fransız, Yunan, Alman, Portekiz ve İspanyol solu ile bir araya geldi. Aleksis Çipras, "Avrupa Değişmeli" sloganıyla düzenlenen toplantıda, Cumhurbaşkanı François Hollande'ı da göçmen krizinde "daha konuksever bir politika" izlemesi konusunda uyardı.

Fransız Komünist Partisi PCF Başkanı Pierre Laurent, Alman Yeşiller Partisi'nden Ska Keller, Portekiz sol parti lideri Marias Matias ve İspanyol Podemos temsilcisi Cayo Lara ile bir araya gelerek, "Daha dayanışmacı ve adil" bir Avrupa istediklerini dile getirdiler. Çipras, Hollande'ın iş güvenliğini kısıtlayan ve işten çıkarmaları kolaylaştıran yeni çalışma yasası reformunu da kıyasıya eleştirerek, "Bunu Yunanistan'da denediler. Doğru bir yöntem değil. Eğer doğru bir yol olsaydı bugün Bangladeş dünyanın en zengin ülkesi olurdu" diye konuştu.

Irkçı Yunan parlamentere kınama

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, bir soru üzerine, Türkiye'ye hakaret edince Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'ndan kovulan aşırı sağ Altın Şafak partisi AP milletvekili Eleftherios Sinadinos'un "Türkler köpek gibidir" diye başlayan hakaretlerini değerlendirdi. Çipras, "Yorum yapmaya gerek var mı bilmiyorum. Bütünüyle kınıyorum. Ama şunu bilmenizi isterim ki, bu düşüncelere sahip insanlar Yunanistan’da çoğunlukta değiller. Çoğunluk farklı kültürlere kapıların açılmasından yanadır" dedi. Çipras , Türkiye'ye yöneltilen ifade ve basın özgürlüğü eleştirilerine de değinerek, "Bunların önemli eksikler olduğunu biliyoruz. Ama Türkiye'nin bu sorunlarını çözmesi için de Avrupa Birliği üyeliğini destekliyorum" dedi.

Yunan aşırı sağ partisi Altın Şafak'ın bir Avrupa Parlamenteri tarafından Türk halkına yönelik ağır hakaret içeren sözlerine ilişkin Çipras, "Sanırım bu konuda yorum yapmama bile gerek yok. Bu sözleri kınıyorum. Ama şunun bilinmesini de isterim, Yunanistan'da böyle düşünen insanlar çok değil ve belirleyici bir çoğunluğa sahip değiller. Belirleyici olan biziz. Yunanistan'da çoğunluk farklı kültürlere ve milliyetlere kapılarının açılmasını istiyor. Ülkesine gelen Suriyeli sığınmacılar için de elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu vesileyle şunu eklemek istiyorum. Sığınmacı krizi, Avrupa'da sağ ve sol arasındaki ayrımı ciddi bir şekilde ortaya koydu. Sağ ve sol arasında pek çok politika konusunda şimdi ciddi bir ayrım var. Avrupalı sosyal demokratlar da kamplarını seçmeliler. Bütün bu sorunlara daha dayanışmacı ve daha insani bir çözüm bulmak için ortak cephe kurmalıyız" dedi.

'Türkiye ile anlaşma tek çözüm'

Göçmen krizindeki kilit rolü nedeniyle toplantının ilgi odağı olan Yunanistan Başbakanı Çipras, verilen 10 gün aradan sonra önümüzdeki Perşembe günü yeniden toplanacak olan AB-Türkiye anlaşmasını da değerlendirdi:

"Unutmamamız gereken çok önemli bir şey var. Türkiye 2,5 milyon göçmeni ağırlıyor. Göçmen krizi sadece bize gelenlerden oluşmuyor. 70 milyonluk Türkiye'de 2,5 milyon, 4 milyonluk Lübnan'da 2 milyon göçmen var. Biz Avrupa olarak daha çok göçmen ağırlayabiliriz. Bir an evvel Suriyeliler'in evlerini terk etmelerini önlemek için ateşkesin sağlanması gerekir. Ama bu sağlanırken de Avrupa'nın göçmen sorununu çözmesi için Türkiye ile tartışılan anlaşma tek çözüm olarak görülüyor. Türkiye'de hukuk devleti ve basın özgürlüğü gibi konularda çok ciddi sorunlar var. Ama bu sorunların Türkiye'yi AB'den uzaklaştırmak değil, tam tersine AB'ye yaklaştırmak gerekir. Türkiye'nin AB üyelik görüşmeleri bu sorunların çözümü açısından çok önemli. Türkiye'nin üzerine hukuk ve özgürlükler konusunda baskıyı da ancak bu yolla yapabiliriz. Türkiye'nin AB üyeliğini bu yüzden destekliyoruz" dedi.

Fransa Komünist Partisi (PCF) lideri Pierre Laurent da, "Avrupa'nın içine kapanık, korkak, göçmen skandalı karşısında sorunu başkalarına havale eden tutumunu kabul etmiyoruz. Başbakan Manuel Valls'in Almanya'ya göçmenlere kapılarını açtığı için kızan açıklamalarından utanç duyuyoruz. Sınır ülkelerinin göçmen krizi karşısında yalnız bırakılmasına karşıyız. Hollande'ın çalışma yaşamını zorlaştıran, işten atılmaları kolaylaştıran reformunu da reddediyoruz" dedi.

Portekiz sol parti lideri Marisa Matias, Avrupa Birliği içinde demokrasinin işlememesini, her şeyin bir kaç lider arasında kararlaştırılmasını eleştirdi. Alman Yeşiller Partisi Avrupa milletvekili Ska Keller de, "Avrupa'da yaşanan kriz bir göçmen krizi değil, bir dayanışma krizi, bir sorumluluk krizidir. Fransız hükümetinin bu konudaki politikasını anlamak mümkün değil. Daha iyisini yapabilir. Avrupa Yunanistan'ı tek başına bu sorunla baş başa bırakamaz" dedi.

İspanyol Komünist Partisi temsilcisi Cayo Lara da, göçmen pazarlıklarının İspanyol parlamentosunda tartışılmamasını eleştirerek, "Mariano Rajoy bu görüşmeleri kendisi yürütüyor. Bu kadar önemli ve hassas bir konu parlamentoda tartışılıp kararlaştırılmalı" diye konuştu.

XS
SM
MD
LG