Erişilebilirlik

“Saldırılar endişe verici. Çünkü gazetecilik, kişinin canına kast eden olmaksızın yaptığını düşündüğü bir iş. Diyelim ilk saldırı için dile getirilen bir neden vardı ama ikinci saldırı nedensiz gerçekleştirildi. Bu, bizde saldırıların organize bir şekilde devam edeceği kuşkusu doğuruyor,” Hürriyet gazetesine yapılan saldırıdan 24 saat sonra konuştuğumuz Hürriyet Pazar Haber Müdürü Gökçe Aytulu kaygılarını bu şekilde ifade etti.

Türk basının “amiral gemisi” olarak adlandırılan Hürriyet gazetesi, özellikle 7 Haziran seçimleri öncesinden başlayarak hükümet ve hükümete yakın medyanın hedef tahtasındaydı.

İlk saldırı Pazar akşamı düzenlendi

Gazete 48 saat içinde iki saldırıya uğradı. İlki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Iğdır’da polislere yönelik gerçekleştirdiği saldırı sonrası A Haber televizyonunda sarf ettiği bir cümlenin çarpıtıldığı iddiası üzerine düzenlendi. Erdoğan’ın, canlı yayında Hürriyet’in haberini “adilik” olarak değerlendirmesinin ardından sosyal medyada yapılan çağrılarla gazetenin önünde 200 kişilik bir grup toplandı.

Grubun içinde Adalet ve Kalkınma Partisi Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın da vardı. Gruptan bazı kişiler Boynukalın’ın konuşması sonrası gazetenin döner kapısına zarar verdi ve bazı camlarını kırdı.

Hürriyet Pazar Haber Müdürü Gökçe Aytulu, Amerika’nın Sesi’ne, “Bu saldırı sonrası tarafsız İçişleri Bakanı Selami Altınok, Ankara Temsilci’miz Deniz Zeyrek’e yaptığı açıklama dışında tepki göstermedi. Feci bir sessizlik vardı. Bu da saldırganlara cesaret verdi. Tabii ikinci saldırı sonrası Başbakan Davutoğlu twitter’dan medya özgürlüğü konusunda açıklama yaptı. Sonrasında da Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un açıklaması geldi,’ dedi.

Sedat Ergin: “Baskılar bizi yıldıramaz”

Dün HDP binalarına saldırılar gerçekleştirilirken İstanbul’daki hedef seçilen yerlerden biri yine Hürriyet gazetesi oldu. İlk saldırı sonrası, AKP İstanbul Milletvekili Boynukalın, Anadolu Ajansı’na “eylem yapmaya devam edeceğiz, alışsınlar" şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamadan yaklaşık 9 saat sonra ikinci saldırı geldi.

Gazetenin genel yayın yönetmeni Sedat Ergin, CNN Türk yayınında saldırıyı şöyle anlattı:‘Türk bayrakları var, tekbir getiriyorlar. Dorseleri getirmişler onlar sürekli gürültü efekti yapıyor. ‘Türkiye Bölünmez’ gibi bir slogan atıyorlar. Bahçeye çıktık. İlk görüşte 35-40 kişi görünüyordu. Polisin onları önleyebileceklerini düşündük. Yaklaştık hatta. Arkadaşlar uyardı ‘Aman yapmayın’ diye. Allah-u Ekber sesleri geliyordu. Polis yine yetersiz kaldı. Yine kırdılar ve döktüler. Ben o sırada içeriye kaçtım can derdine düştüm. Polisin gelmesi ve olayların başlaması arasında 20 dakika süre var. Burada ciddi bir ihmal var.”

“Baskılar bizi yıldıramaz” diyen Ergin, hükümetin saldırıları kınamak ve şiddetle arasında mesafe koymak konusunda yetersiz kaldığını da savundu.

Ankara’daki matbaa da saldırıya uğradı

Hürriyet gazetesine dün yapılan saldırı ve protesto gösterileri dün akşam 8.30’da başladı ve gece üçe kadar devam etti. Ayrıca gazetenin Ankara’daki matbaası da saldırıya uğradı. Yine akşam saatlerinde matbaanın önüne gelen grup, önce Esenboğa Havalimanı’na giden yolu trafiğe kapadı sonra matbaaya girmeye çalıştı. Güvenlik görevlileri tarafından engellenince kaldırım taşlarını güvenlik kulübesine fırlattılar.

Aytulu: “Bazı yayın organları ‘insanlar can derdinde Hürriyet cam derdinde’ diye yayın yaptı”

Saldırılar sırasında hükümete yakın medyanın Hürriyet aleyhindeki yayınları dikkat çekiciydi. Gökçe Aytulu da bu durumun rahatsızlık verici olduğu kadar gazetecilik etiğiyle de çeliştiği kanısında: “Saldırılar sonrası meslek örgütlerinden destek gördük ama Türkiye’deki bölünmüşlüğü medya kuruluşlarında da görüyoruz.Saldırılara verdikleri tepkiler olması gerektiğinin çok uzağında kaldı. Hatta ‘İnsanlar can derdinde Hürriyet cam derdinde’ diye manşetler attılar ve benzer yayınları yapmayı sürdürüyorlar. Şüphesiz bu insanları kışkırtabilecek türden bir yayıncılık.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, saldırı sonrası twitter hesabından yaptığı açıklamada “Terörün amacı bizim bu sarsılmaz kardeşlik bağlarımızı zedelemek, kardeşler arasına fitne sokmaktır. Başta basın kuruluşları olmak üzere, siyasi parti merkezleri ve sivil vatandaşlarımızın mülklerine zarar vermek kabul edilemez,” dedi.

Numan Kurtulmuş: “Basına yönelik saldırı bizi rahatsız ediyor, kınıyorum”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da düzenlediği basın toplantısında Hürriyet’e yapılan saldırıyı kınadı. Başbakan Yardımcısı, “Bizler insani yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle siyaset yaparız. Bizim için bir insanın canı, bir insanın kılı dünyadaki bütün iktidarlardan çok daha önemlidir. Bu terör ortamıyla birlikle maalesef istemediğimiz bir takım toplumsal olaylara da şahit oluyoruz. Basın organlarına saldırıları ifade etmek istiyorum. Son günlerde, bazı basın organlarına yapılan son derece çirkin saldırıların varlığı hepimizi rahatsız ediyor,” dedi.

Demokrasinin ayrılmaz parçası olan medyanın sorumlu davranması gerektiğine dikkat çeken Numan Kurtulmuş, buna rağmen medyaya yönelik kaba kuvvetin tasvip edilemeyeceğinin altını çizdi.

İstanbul polisi, ikinci saldırıyla ilgili gözaltına aldığı 15 kişiden 6’sını serbest bıraktı.

Gazetecilere Özgürlük Platformu: “Sorumlular yargıya hesap vermeli”

Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın İş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanları ve bir grup gazeteci öğle saatlerinde Hürriyet gazetesine destek ziyaretinde bulundu.

Ziyarette konuşan Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı ve Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Sözcüsü Uğur Güç, “Uzun zamandır gazeteciler hedef gösteriliyor. Siyasilerin nefret söylemleriyle gazeteleri, gazetecileri hedef göstermelerinin sonuçlarını iki gündür görüyoruz. Gazetecilere Özgürlük Platformu olarak bu saldırıları kınıyoruz. Sorumlularının da yargı önünde hesap vermesini istiyoruz,’ dedi.

XS
SM
MD
LG