Erişilebilirlik

HDP’den Cumhurbaşkanı'na Tepki


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti, MHP ve CHP liderlerini kabul etmesi, HDP’yi ise dışarda bırakması parti yönetiminin tepkisini çekti. Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, durumu ‘çiğlik ve akılsızlık’ olarak nitelendirdi. Grup Başkan Vekili İdris Baluken ise Erdoğan ve AK Parti'nin darbe girişiminden doğru dersler çıkarmadığını söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bir grup gazeteciyle yaptığı sohbet toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP, MHP ve AKP'nin genel başkanlarını davet edip, kendilerine davet göndermemesine değindi. Demirtaş, görüşmeye davet edilmemesinin, darbe girişiminden sonra bile HDP'nin dışlanmasına devam edilmesinin ve ayırımcılığa tabi tutulması olduğunu söyledi.

Demirtaş, HDP’nin dışlanmasının darbe girişiminin sonuçlarının henüz yeterince idrak edilmemesinin göstergesi olduğunu belirterek, “Türkiye'de demokrasinin anahtarı HDP'dir, HDP'nin temsil ettiği toplumsal kesimlerdir. Darbeyi tetikleyen de, Kürt sorununu askere-orduya havale etmiş olan anlayıştır. Şimdi bir kez daha HDP yokmuş gibi davranarak bir 'Türk milli cephesi' etrafında sorunları çözeceğiz derlerse kendileri bilir, ama bu yaklaşım çok yanlış ve eksik" dedi.

Demirtaş, toplantıya katılan partilerin bu durumu içlerine sindirmesinin de tuhaf olduğunu ifade ederek, "Demokrasi şöleni adı altında, HDP gibi toplumun asıl sorun yaşayan kesimlerini temsil eden bir çizginin dışlanıyor olması, Türkiye'de sorunların kolay kolay çözüm yoluna girmeyeceğini gösteriyor. Halen gerçekten darbecilerin ne yapmak istediklerini anlamadıklarını gösteren bir gelişme. Darbeciler bir ayrışma yapmak istiyor, bunlar da bunun ekmeğine yağ sürüyorlar. Yaptıkları budur. HDP'ye karşı büyük bir kişisel öfke de duyuyorlar. Çünkü HDP en nihayetinde AKP'ye karşı en sert muhalefeti yürüten parti. 7 Haziran, 1 Kasım seçimleri aslında diğer partilerden çok, HDP-AKP rekabeti şeklinde geçti" diye konuştu.

Toplumun bir araya gelebildiğini ancak siyasetin bir araya gelemediğine vurgu yapan Demirtaş,” Buradan bir çözüm çıkmaz. Hangi konuda anlaşmıyorlar ki, bu toplantıda anlaşabilsinler. Birçok konuda farklı düşünen biziz. Bu üç partinin bizimle bir şekilde uzlaşması, anlaşması gerekiyor. Bu üç parti, üç anlayış bir araya gelip biz anlaştık dediğinde Türkiye'de sorunlar çözülmüyor açıkçası" dedi.

Mecliste bir basın toplantısı düzenleyen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in gündeminde de, darbe girişimi vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'nin darbe girişiminden doğru dersler çıkarmadığını savunan Baluken, "HDP olarak böylesi bir darbe zemininden çıkışın ilkelerini demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve toplumsal barış olarak tanımlamıştık. Maalesef bugün belirtmiş olduğumuz 4 ilke de siyasi iktidar tarafından rafa kaldırıldı" dedi.



Devam eden tehlikenin ya da riskin bertaraf edilmesi için kendi çözüm önerilerini ilk günden itibaren bütün kamuoyu ile paylaştıklarını belirten Baluken: "Özellikle bu uyarılarımıza rağmen halen Erdoğan ve AKP'nin bu darbe girişiminden doğru dersler çıkarmadığını üzülerek belirtmek istiyoruz. HDP olarak böylesi bir darbe zemininden çıkışın ilkelerini demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve toplumsal barış olarak tanımlamıştık. Maalesef bugün belirtmiş olduğumuz 4 ilkenin de siyasi iktidar tarafından rafa kaldırıldığını, askıya alındığını üzülerek bütün Türkiye kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz" diye konuştu.

OHAL uygulamalarına da değinen Baluken, "Bahsetmiş olduğum uygulamaların tamamı darbecilerin sonuç alması durumunda hayata geçireceği uygulamalardı. Darbecilerin hayata geçireceği uygulamalarla, Erdoğan ya da AKP'nin darbe zemininden çıkış araması çok büyük bir çelişki olarak ortaya konulmalıdır" diye konuştu.

Bu arada Pazar günü toplanan HDP Parti Meclisi’nin toplantısıyla ilgili bir yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada HDP’nin her türlü darbeye karşı mücadelesini sürdüreceği belirtilerek, ”Askeri cuntaya ya da darbeye karşı çıkmak demokrat olmak için gerekli, ama yeterli değildir. Belirleyici olan darbe tehlikesi ortadan kalktıktan sonra ortaya koyulacak tutumdur. Darbeye karşı mücadele doğrudur, meşrudur, haklıdır. Ama uygulanan yöntemler yanlıştır” denildi.

Olağanüstü hale de değinilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi; “Olağanüstü Hal aracılığıyla evrensel hukuk ve temel hakların çiğnenmesi, işkence ve kötü muamelenin yaygınlaştırılması, 30 gün gözaltı süresi, özel yargılamalar, idam cezasının gündeme getirilmesi, temel insan haklarına ve Türkiye’nin imzalamış olduğu başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri’nin amir hükümlerine ve diğer uluslararası demokratik anlaşmalara aykırıdır. Bu darbe girişimini “Allah’ın bir lütfu” olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Türkiye’nin Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetileceği, Bakanlar Kurulu’na Cumhurbaşkanı’nın başkanlık edeceği, valilerin yetkilerinin arttırılacağı OHAL rejimi döneminde ‘Türk tipi başkanlık sistemi’ni fiilen işletme anlayışı hepimize kaybettirecektir.“

XS
SM
MD
LG