Erişilebilirlik

Aralarında Barış ve Demokrasi Partisi, Emek Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Sosyalist Demokrasi Partisi gibi yapıların olduğu Halkların Demokratik Kongresi, 17 Şubat’ta başlattığı Karadeniz gezisini yarıda keserek Ankara’ya dönme kararı aldı.

Aslında “çözüm için müzakere, barış için eşitlik” sloganıyla başlayan gezinin ilk durağı oldukça keyifli başlamıştı. Çorum’da en ufak bir olay çıkmadan halkla bir araya gelen HDK heyeti, Sinop’a geldiğinde manzara değişti.

Önce Sinop’ta toplantının düzenleneceği salonun sahibi, mekanını HDK’ya tahsis etmekten vazgeçti. Ardından basın toplantısı için Sinop Öğretmenevi önünde protestolar başladı. Ssaatler geçtikçe tepkiler, öğretmenevinin taşlanmasına dönüştü. Aralarında Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü gibi milletvekillerinin de bulunduğu heyet, Sinop Emniyeti’nin gerekli güvenlik tedbirleri almadığını söyledi. Emniyet müdürünün, “polis aracıyla öğretmenevinden çıkaralım” teklifini de “biz milletvekiliyiz, ancak kendi aracımızla buradan ayrılırız” diye reddeden heyet, akşam saatlerine kadar binada kaldı.

Sırrı Süreyya Önder’in kapının önüne barikat kurduğu fotoğraflar sosyal medyaya düştükten bir süre sonra polisin kalabalığı uzaklaştırmasıyla, HDK heyeti öğretmenevinden ayrıldı. Ancak Karadeniz üçüncü durağı olan Samsun’da da tepkiler artarak devam edince HDK’lılar gezinin Ordu, Giresun ve Trabzon etabından vazgeçti.

Kürkçü: 'Bize tepki gösteren küçük azınlığın ardında özel harpçiler var'

Ankara’ya dönüş yolunda VOA’ya konuşan HDK Yürütme Kurulu ve BDP Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü, iyimserliğini sürdürüyor.

“Hala iyimserim çünkü iyimserliğimi çelen bir şey yok. Türkiye’nin her yerinde Karadeniz’de, Ege’de, Orta Anadolu’da, Çukurova’da çatışmanın son bulmasına ilişkin irade ifade ettiklerini gördük. Bu irade hala yerinde duruyor. Büyük halk kitleleri açısından barışçı olmayan bir tavır yok, özellikle de vekillere karşı. Evet, küçük bir azınlık ve bunların gerisinde duran özel harpçilerin kurduğu bir engel var. Halkla barışçı buluşmanın önüne şiddet perdesi çekiyorlar. Yerel emniyet güçleri de kontrollü gerginlik kampanyası yürütüyorlar. Bizim haklarımızla saldırganların şiddeti arasında bir denge kurmaya çalışıyorlar. Bu tavşana kaç tazıya tut demek.”

Kürkçü, merkez medyayı da yaşananlara duyarsız kalmakla eleştirdi. BDP milletvekiline göre, “Güvenlikçi genel yayın yönetmenlerinin filtresinden geçtiği için milletvekillerinin verdiği barış, özgürlük mesajları yerine bu mesajı verilmesini engelleyenler öne çıkıyor.”

‘Karadeniz’in asıl problemi milliyetçilik değil gladyoculuk’

“Bütün bu şartlar altında şiddet perdesinin arkasına geçebilecek yeni yol bulabilene kadar çabalarımıza devam edeceğiz. Karadeniz bilinmedik yer değil ben 100 kere hem gazeteci olarak geldim hem de defalarca kültürel veya siyasi toplantılara katıldım” diyen Kürkçü, yeni müzakere sürecinde bu gezi yapılır mı diyenleri de sert bir dille eleştirdi:

“Bu eleştiriler yüzeysel ama daha da önemlisi bu ithamlar aslında ırkçılıkla uzlaşma çabasıdır. Karadeniz’in milliyetçi olduğu savı, baştan aşağı palavra. Oyların dağılımına baktığımızda Çukurova’dan Ege’den Orta Anadolu’dan ne farkı var? Bir kasaba ahalisinin gözleri önünde Hrant Dink’in öldürülmesi karar verilen yer var. Çünkü bölge Özel Harp’in ev sahası haline getirilmiş bir yer. Buradaki problem, milliyetçilik değil gladyoculuk. Samsun ve Sinop’ta başlarına beyaz bereler geçirmiş işi gücü olmayan bir avuç gençten başka kimse bize tepki göstermedi.”

HDK heyetinde bulunan Sırrı Süreyya Önder’in “Yaşanan olaylarda MHP’nin bir vebali yok. Ancak maalesef CHP’li yetkililerin vebali vardır” şeklindeki sözleriyle CHP’li belediye başkanı Baki Ergül’ü suçlaması dikkat çekiciydi.

Sinop Belediye Başkanı: ‘İddialar ispatlansın Sinop’u terk ederim’

Eşinin hastalığı nedeniyle kentte olmayan Ergül, Önder bu iddiaya, “Ben can derdindeydim, olayları televizyonda izledim. Şahsımın hedef alınmasını kabul etmiyorum. Bir suçlamada bulunurken insan önce vicdanıyla baş başa kalmalı. Benim bu olayların içinde olduğumu biri ispatlasın bırakın Belediye Başkanlığını, Sinop’u terk ederim. Kentimde böyle olayların olması beni de son derece üzmüştür” yanıtını verdi.

VOA’ya konuşan Kürkçü, Ergül’ün sözlerinin gerçeği yansıtmadığını söylüyor:

“Bence belediye başkanı başka bir şeye cevap veriyor. Biz belediye başkanının bizim gezimizin haberleri yerel basına düştüğünde ‘buraya gelmesinler’ dediğini biliyoruz. Biz onunla görüşmek istedik ancak randevu vermedi. Sol ve demokrat kesimlerin, ırkçı milliyetçi bir baskıyla denge kurmaya çalışması bölgenin bir başka problemi.”

Erdoğan: ‘Karadeniz’deki provokasyonun ardında CHP ve MHP var’

Sinop ve Samsun’daki olaylar bugün siyasetin de gündeminde ilk sıralarda yer aldı. Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Başbakan Recep Tayip Erdoğan, olaylardan CHP ve MHP’yi sorumlu tuttu. Erdoğan, “CHP ve MHP'lilerden oluşan gruplar, orada bir provokasyonunun içinde yer alıyor. MHP budur, kafa yapısı budur. Orada bunu engellemek suretiyle siz ülkemize huzur getirmiyorsunuz. Tam aksine huzursuzluğu getiriyorsunuz. Ondan sonra sadece Ankara'dan konuşursun. Sivas'ın ötesine geç görelim seni. CHP'nin ne konuştuğu bile belli değil” dedi.

Bahçeli: Karadeniz’e gidenler AKP kağnısına binmiş bölücüler

MHP lideri Devlet Bahçeli ise HDK heyetinin gezisini eleştirdi. MHP lideri, “Karadeniz'in asil ve vakar dolu insanları, AKP kağnısına binmiş BDP'li bölücülerin ziyaretlerine sahne olmaktadır. Kimse Karadeniz'in alnı açık ve tertemiz vicdanını kandırmaya yeltenmemelidir. Ne olursa olsun, tahriklere, provokasyonlara, kavga ve çatışmalara azami derecede dikkat etmek gerekir” diye konuştu.

Hem Erdoğan’dan hem de BDP’li milletvekillerinden gelen eleştirilere CHP genel merkezinden henüz herhangi bir yanıt gelmedi.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG