Erişilebilirlik

Hayat Kurtaran Telefon Uygulaması


Dünyada çok sayıda bulunan akıllı telefonlar, insan hayatını kurtarmak için yeni yolların açılmasını sağlıyor. Bazı Amerika ve Avrupa kentlerindeki acil sağlık merkezleriyle bağlantılı çalışan yeni uygulamalar, sıradan insanlara çevrelerinde kalp krizi geçiren veya nefes almakta zorlanan birileri varsa bunlara dair uyarılar gönderiyor ve bu hastalara yardım edebilmelerini sağlıyor.

Geçtiğimiz Eylül ayında, Karen Garrison çocuklarıyla beraber Washington’un Spokane kentinde alışverişe gitmiş. Alışveriş yaptığı sırada, en küçük çocuğu Nolan’ın, nefes almakta zorlandığını görmüş.

Garrison, “Herşey bulanıklaşmıştı. Biri acil yardımı arayın, çocuk nefes almıyor diye bağırdı. Oğlum gittikçe morarıyordu,” dedi.

Dükkan sahibi anında acil yardımı aramış.

Garrison, “Suni teneffüs yapmayı bilmiyorum. Yaptığım tek şey, oğlumu ambulans gelene kadar kollarımda tutmaktı,” dedi.

O anda, az mesafe ilerde bulunan oto tamirhanesinde çalışan Jeff Olson’un cebinde taşıdığı telefonu hayat kurtarması için çalmaya başlamış.

Olson, “telefonum çalmaya başladığında kendimi tuhaf hissettim. Bir anda birisinin suni teneffüse ihtiyacı olduğunu düşündüm. Telefonumda adres yazılıydı. Giderken kendime kısa mesafedeymiş dedim,” dedi.

Aynı zamanda kırsal bölgedeki ambülans ekibinde gönüllü olan Olson, bu durumlarda her saniyenin çok önemli olduğunu çok iyi biliyor. Ellerini çok hızlı bir şekilde yıkayıp derhal olay mahalline gitmiş.

Olson, “Anneye, ne olduğunu sordum ve çocuğu kollarından alır almaz suni teneffüs yapmaya başladım.”

Altı ay öncesinde Olson, “PulsePoint” denen bir akıllı telefon uygulamasını cep telefonuna indirmiş. PulsePoint adlı uygulama, yakınında herhangi birinin kalp problemi olması durumunda kullanıcıyı otomatik olarak uyarıyor. Uygulama, ABD ve Kanada’daki acil merkezlerle bağlantılı çalışıyor. Uygulama yakında Avusturalya’da da kullanılmaya başlanacak.

PulsePoint, yaklaşık beş sene önce Kuzey Carolina’da bir itfaiye müdürü tarafından geliştirilmiş. İtfaiye Müdürü Brian Shaeffer, bu buluşun acil yardım gelene kadar halkın suni teneffüs yapmasını sağlamak için geliştirildiğini söyledi.

Schaeffer, “Suni teneffüs yaparak hastanın kalp atışının devam etmesini sağlayacak ne kadar çok gönüllü bulursak, hastaların yaşamlarını kurtarma şansımız o kadar artar,” dedi.

Shaffer, PulsePoint uygulamasının bir sene içinde 150 kullanıcıyı yaklaşık 400 metre uzağında gerçekleşen vakalara gönderdiklerini söyledi. Bunların bazıları yaşam kurtarıcı müdahalelerde bulunmuş. İyilik melekleri değişik biçimlerde gelip hayat kurtarırken, daha teşekkür bile edemeden ortadan kayboluyor.

Shaeffer, “Herkes hayat kurtarabilir. Bu kadar basit. Eskiden itfaiye merkezlerinde verdiğimiz suni teneffüs dersleri artık internette bulmak çok daha kolay” dedi.

Jeff Olson, Garrison ailesini daha öncesinden tanımıyordu. Ancak şimdi sekiz ay sonra, daha güzel nedenlerden dolayı biraraya geliyorlar.

Nolan’ın babası Michael, bebeklerinin sağlık sorunları olduğunu ancak nefes alma sorununun tamamen geçtiğini söyledi. Garrison işlettiği kahve salonundaki herkesin suni teneffüs yapmayı öğrenmesini ve PulsePoint’e üye olmasını istiyor.

Michael Garrison, “Bu angry birds oynamaktan çok daha önemli. Bu uygulama, hayatınızı boşa geçirmenizi önlüyor. Aslında, kendinizi düşünmeyi bırakıp hayat kurtarabilmenizde yardımcı oluyor,” dedi.

PulsePoint’in ABD’deki acil sağlık merkezleri tarafından kabul edilmesi kolay olmadı. Bazı birimler, uygulamanın yazılımının kendileriyle uyumlu olmadığını savunuyor. Bazı birimler ise, diğer uygulamaları tercih ediyor.

Kalp krizlerine ve solunum yolu hastalarına yardımcı olabilecek kişileri gönüllü olarak üye yapan benzer uygulamalar Hollanda, Danimarka ve İsveç gibi ülkelerde de kullanılıyor. Bu teknolojiye ek olarak yeni bir güncellemeyle uygulamaya katılan üyeler, en yakında bulunan kalp şoku cihazını derhal hastanın bulunduğu yere götürebiliyor.

XS
SM
MD
LG