Erişilebilirlik

Hahn: ‘Suriyeli Çocuklara Eğitim İnsanlık Hakkıdır’


AB’nin Avrupa Komşuluk İlişkilerinden ve Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Kahramanmaraş’ta Suriyeliler için ayrılan fondan 55 milyon Euro’luk aktarım kararı aldıklarını açıkladı. UNICEF ve AB desteğiyle AFAD’ın kurduğu eğitim merkezini ziyaret eden Hahn, “Suriyeli çocuklara eğitim imkanı sağlamak herkesin sorumluluğu ve her şeyden önce bir insan hakkıdır” dedi.

AB Komiseri Hahn, Gaziantep temaslarından bir gün sonra Kahramanmaraş’ta Suriyelileri eğitim merkezinde, çadır kentlerde ve evlerinde ziyaret etti. UNICEF (BM Çocuk Fonu), BM Gıda Programı, BM Kalkınma Programı gibi uluslararası kuruluşların Türkiye temsilcilerince karşılanan Hahn, Kahramanmaraş Vali Yardımcısı Ferhat Kurtoğlu eşliğinde 550 Suriyeli öğrenci kapasiteli ilköğretim okulunda incelemede bulundu. AB ve UNICEF’in AFAD işbirliğiyle oluşturduğu prefabrik yapı, çadır kent dışındaki çocuklara yönelik eğitim sunuyor.

Geçen yıl Şubat ayında açılan okulda 15 Suriyeli gönüllü öğretmen ile 3 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) personeli öğretmen tarafından eğitim verildiğini aktaran Vali Yardımcısı Kurtoğlu, Suriye’deki eğitim programı revize edilerek, Arapça ilköğretim eğitiminin yanı sıra çocuklara haftada 5 saat Türkçe dersi verildiğini anlattı.

Johannes Hahn’la sohbet eden Suriyeli öğrenciler, şarkı söyleyen ve okulda oldukları için mutlu oldukları belirten çocuklar AB Heyeti’ndeki herkesi gülümsetti. Bu görüntülerin ardından sığınmacılara öncelikli olarak eğitim alanında destek vermek istediklerini vurgulayan Hahn, “Türkiye'nin sığınmacı krizi dahilinde yapabileceği yardımlara ilişkin bir fon oluşturuldu. Türkiye'ye özellikle eğitim alanında verdiğimiz destek geçen sene başladı. Eğitim anlamında geçmişte 365 milyon Euro’luk Şimdi de 55 milyon Euro aktarım kararı alındı. Bu da 110 bin öğrenciyi daha okullu yapacaktır diye bekliyoruz. Suriyeli çocuklara eğitim imkanı sağlamak herkesin sorumluluğu ve her şeyden önce bir insan hakkıdır” diye konuştu.

Kahramanmaraş’ta çadırlardan bir Suriye kenti

AB Heyeti, Doğukent’teki eğitim merkezinin ardından şehrin dışında oluşturulmuş Kahramanmaraş çadır kentini ziyaret etti. Burada Vali Yardımcısı Kurtoğlu’nun, Türkiye’nin sıkça vurguladığı ihtiyaçları anımsanacak şekilde sayılar ile nasıl bir Suriyeli nüfus ve ihtiyaçlar listesi olduğunu anlatması dikkat çekti.

Çadırlardan kurulmuş bir Suriye kenti görünümündeki kampa dair Kurtoğlu’nun verdiği bilgilere bakıldığında; Kahramanmaraş’taki kampta18 bin 389 Suriyeli bulunuyor. İlde 2 bin 828 kişiye Türkiye’de yasal ikamet izni verilirken; bu sayı ve kamp dışında ilçelerle birlikte il genelinde 65 bin 775 Suriyeli yaşıyor. Ağustos 2012’de çadırlarla oluşturulan kamp alanı, mahallelere bölündüğü için Suriyelilerce seçilmiş muhtarlar da görev yapıyor. Kampta 6 Mart Pazar günü de yeniden muhtarlık seçimi yapılması hazırlığı sürerken; bu sefer 67 erkek aday karşısında 53 kadın aday da yarışa katılıyor. 8 bin 860 seçmenin oy kullanacağı seçimde 28 sandıkta kullanılacak oylarla sonuç belirlenecek. Kampta 3 bin 739 çadır ile yerleşim imkanı sağlanırken; kadınlar, çocuklar ve 60 yaş üstü yaşlı nüfusu 14 bin 134 kişi olarak görünüyor. Engelli veya kronik rahatsızlığı olan Suriyeli sayısı 995 iken; kamptaki okullarda eğitim alan çocuk sayısı ise 6 bin 489 olarak belirtiliyor.

Amerika’nın Sesi’nin de yakından görüntüleme imkanı bulduğu kampta, Suriyeliler’ce işletilen küçük dükkanlar olduğu görülüyor. Her yerde Arapça tabelalar bulunuyor. Çadırların altındaki bölümlere betonlama yapılmış olmasına rağmen “geçici” olacağı mantığıyla kurulmuş kampta yollar ve tüm arazi toprak. Bu durum da yağmur yağdığında sıkıntılı bir tablo oluşturuyor. Bazı çadırların önünde yaklaşık bir metrekarelik kendi bahçelerini oluşturmaya çalıştığı gözlemlenen Suriyeliler, o bahçelere taze soğan, maydanoz gibi yeşillikler de ekmişler.

Türkiye’deki eğitim sisteminde geçtiğimiz yıllarda başlanan “serbest kıyafet” uygulaması kamptaki okullarda da geçerli. Ancak Türkiye’de aralarında özel eğitim kuruluşlarınca da veli talebiyle yeniden öğrenciler için bir örnek kıyafet uygulamasına geçilmiş iken; Suriyeli çocuklar açısından da “serbest kıyafet” meselesi sıkıntılı görünüyor. Çocukların maddi yetersizlikler içindeki koşulları üzerlerindeki kıyafetler itibariyle gözlemleniyor.

Çocuklar, her şeye rağmen o çocuk ruhlarıyla özellikle de dışarıdan gelmiş yabancıları gördüklerinde çevrelerini kuşatıyorlar. Anne-babalarından farklı olarak Türkçe’yi hızlıca ve okulda öğrenen çocuklar, yaşadıkları çevreye karşı daha ilgili görünüyorlar.

XS
SM
MD
LG