Erişilebilirlik

'Gençler Neden IŞİD’e Katılıyor?'


“IŞİD’e katılmak için evden kaçtı” – Alman gazetelerinde bu ve buna benzer başlıkları taşıyan haberlere geçen iki–üç yılda hemen her geçen gün yenileri eklendi.Almanya’dan Suriye ve Irak’taki IŞİD gibi radikal örgütlere katıldığı bilinen toplam 800 kişiden üçte birinin yaşı 21-25 arasında, yani genç kuşaktan. Özellikle Suriye’deki IŞİD terörü nedeniyle onbinlerce kişi yurtlarını bırakıp, ölümü göze alarak başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya sığınırken, Almanya’da yetişip, büyüyen bir gencin dünyanın en gaddar terör örgütlerinden birine katılmasını anlamak pek kolay değil. Radikal İslamcı gruplarla ilgili analizlerde, genellikle toplumda kabul görmeyen veya kendine yer bulamayan gençlerin radikal örgütlere katıldığı belirtiliyor. IŞİD’in sosyal medya üzerinden hala süren propaganda gücü ve Türkiye kökenli ailelerin duyarsızlığı da katılımın nedenleri arasında sayılıyor.

Alman istihbarat birimleri Almanya’dan radikal dinci örgütlere katılanlar arasında sayısal olarak başı Alman vatandaşlığına sahip veya Türk vatandaşı Türkiye kökenli gençlerin çektiğinden yola çıkıyor. Türkiye kökenlileri Suriyeliler ve Çeçenler takip ediyor. Sonradan Müslüman olan çok sayıda Alman gencinin de Suriye ve Irak’a giderek savaştığı biliniyor. Kesin olarak tespit edilmiş, sonradan Müslüman olan cihatçıların 2015 sonu itibarıyla sayısı 54.

Alman gençlerinin mobilizasyonunda en önemli rolü örgüt içinde Almanca konuşan propagandacılar üstleniyor. Bu isimlerin başında ise örgüt içinde Alman Ebu Talha adını kullanan eski Alman rapçi Denis Cuspert geliyor. Kendisini ‘İslam Devleti’ halifesi ilan eden IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi'nin yakın çevresinden olan ve sosyal medyada yayınlanan videolarında Almanya’yı tehdit eden Cuspert, aynı zamanda gençlere Müslüman olmalarını ve cihat için Ortadoğu’ya gitmelerini tavsiye ediyor. Bir kaç kez öldüğü yönünde haberler çıkan Cuspert gibi, Almanya’daki Selefiler’in liderlerinden eski boksör Pierre Vogel’in de sosyal medya üzerinden propaganda çalışmalarıyla çok sayıda gencin radikalleşmesine neden olduğu tahmin ediliyor.

Bu konuda yapılan araşatırmalarda, IŞİD ve diğer radikal grupların, sosyo ekonomik bakımdan zayıf mahallelerde yaşayan Müslümanlar ve sonradan Müslüman olan gençler arasında okul veya iş yaşamında zorlananları seçtiği saptanmış. Bu kişilerin profillerindeki ortak nokta, eğitim düzeylerinin çok düşük olması. Eldeki verilere göre IŞİD’e Almanya’dan katılanların yüzde 25’i herhangi bir okul diplomasına sahip değil. Sadece yüzde 6’sının bir meslek eğitimi var ve sadece yüzde 2’si üniversite mezunu. Üçte biri ise daha önce şiddet, hırsızlık veya uyuşturucu suçları nedeniyle polislik olmuş.

Bir diğer sorun ise gençlerin çoğunun sorunlu ve ilgisiz ailelerde yetişmiş olması. Çocuklarının okullarda, camilerde, derneklerde aşırı dinci akımlar tarafından beyinlerinin yıkandıklarını uzun süre fark etmeyen aileler, çoğu zaman çocukları bir gün IŞİD için savaşmaktan vazgeçip döner ümidiyle yetkililerle de iletişime geçmekte gecikiyor. Araştırmacı gazeteci Süleyman Bağ, ailelerin daha hassas ve dikkatli olması gerektiğini belirterek, sosyal çevrenin IŞİD’e katılımları engellemede büyük payı olacağını savunuyor.

Uzmanlar Almanya’dan IŞİD’e katılanların en az üçte birinin geri döndüğünü ve yeni gidenlerin sayısında ise hissedilir bir azalma olduğunu tespit etmiş. Geri gelenlerin büyük bölümünün IŞİD’in ve cihadın başarısız olduğunu gördükleri tezinden yola çıkan uzmanlar, bu gençlerin yaşadıkları hayal kırıklığının aileleri ve yetkililerin yardımıyla başka gençlerin ikna edilmesinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.


XS
SM
MD
LG