Erişilebilirlik

18 Gazeteciye Terör Propagandası Suçlaması


Aralarında Can Dündar’ın da bulunduğu 18 gazeteci, 31 Mart’ta öldürülen Savcı Mehmet Kiraz’ın fotoğraflarını yayınladıkları gerekçesiyle soruşturma açıldı. Hazırlanan iddianame kabul edilirse, gazeteciler terör propagandası yaptıkları iddiasıyla 7,5 yıl hapisle yargılanacak. TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, ‘iktidar gazetecileri hedef gösteriyor, kan davası güdüyor’ dedi.

Çağlayan Adliyesi'nde öldürülen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın odasındaki fotoğrafların yayınlanmasıyla ilgili açılan soruşturmada 18 gazeteci hakkında 7 buçuk yıla kadar hapis istiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aralarında Can Dündar’ın da bulunduğu dokuz gazeteden sorumlu müdür ve gazete yetkililerini ‘terör propagandası yapmakla’ suçlanıyor.

Can Dündar: ‘Gazetecilikte böyle şeyler normal, mesleğin fıtratında var’

İddianamenin kabul edilmesi halinde bir buçuk yıldan yedi buçuk yıla kadar ağır ceza ile yargılanacak olan Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar, bir ödül töreninde yapmış olduğu konuşmada,bu cezaların gazetecilik mesleğinin fıtratında olduğunu söyledi. Dündar, “Gazetecilik yapıyoruz böyle şeyler normal olur. Fakat ödül almaya gelirken böyle bir şeyin gelmesi hakikaten ilginç oldu. Bu cezalar bizim mesleğin fıtratında var hiç önemli değil. Eğer Türkiye’de gerçeklerin yanında duruyorsanız ödüllerin olduğu kadar cezalarında olacağını bilmeliyiz” dedi.

TGC: ‘İktidar gazetecileri hedef gösteriyor, bu trajik bir olay’

Gazetecilere yönelik açılan soruşturmayı en sert tepkiyi gösterenlerin başında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti geliyor. Türkiye’nin en örgütlü gazeteciler örgütünün genel sekreteri Sibel Güneş, Amerika’nın Sesi’ne verdiği mülakatta yargının hükümetinin gazetecileri hedef göstermesi yüzünden bu soruşturmanın açıldığını söyledi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri, “TGC olarak bu soruşturmayı demokrasi, barış ve özgürlükler adına talihsizlik olarak değerlendiriyoruz. Hükümetin halkı sarsan her olayda gazetecileri terör faaliyetiyle suçladığı için bu soruşturmaları kötü niyet olarak görüyoruz. Demokratik ülkelerde hükümet basının özgür olarak görev yapmasından sorumuyken bu ülkede iktidar gazetecileri hedef gösteriyor. Bu trajik bir olay” dedi.

Sibel Güneş: ‘Hükümet medyaya kan davası güdüyor’

Türkiye’nin en güvenlikli adliye sarayında böyle bir saldırı ve operasyon yapılmasının hesabın vermiş bir kişi olmadığını belirten Sibel Güneş, hükümetin güvenlik eksikliğine neden olan sorumluları bulmak yerine hükümetin önce avukatları ardından da gazetecileri hedef göstermesini eleştirdi.

Güneş, “Savcı Kiraz’ın cenazesinde gazetecilere akreditasyon uygulandı. Hükümet neredeyse medyayla bir kan davası güdüyor. Biz bu soruşturmayı bu kan davasının yargıya yansıması olarak görüyoruz. Yargı üzerinde baskı olmasa yedi buçuk yıl gibi bir ceza gündeme gelmez. Sıradan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dahi gazetelerde yayınlanamadan sosyal medyadan bu fotoğrafları gördü. Ve o fotoğraflar aleniyet kazandı. Bu bir gazetecilik faaliyetidir ve gazetecilik faaliyetinden gazetecilerin yargılanması kabul edilemez” dedi.

Hükümet medyayı ilk gün eleştirmişti

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na iki DHKP-C üyesinin gerçekleştirdiği rehin alma operasyonu sonrası çıkan çatışmada, savcı Mehmet Salih Kiraz ve iki saldırgan ölmüştü. Hükümet medyanın haberi veriş biçimine tepki göstermiş ve bir sonraki gün düzenlenen cenaze töreninde birçok gazete, televizyon ve ajansa akreditasyon uygulamıştı.

Akreditasyon talimatını kendisinin verdiğini söyleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu ise medyayı adeta topa tutmuştu.

Davutoğlu: ‘Medya teröristlerin propagandasını yapmayacak’

Davutoğlu, “Medyadan dikkatli olunması için rica ettim. Birçok kere söyledik. Gece yarısından itibaren sayfaları gördüğümüzde insani duyarlılık görmedim ben. Bu savcımızın bu fotosunu yayınlamak nasıl bir ahlaktır? Bir daha olursa bir daha veririm bu talimatı. Ben verdim talimatı. İnsanların acısına saygı duyacak herkes. Teröristlerin propagandasını yapmayacaklar. Bundan sonra herkes dikkat edecek. Tavırlarına dikkat edecek herkes. Onların bugün o cenazeye katılma hakları yoktu, o çocuğun karşına çıkmaya hakları yoktu” demişti.

ABD Dışişleri: 'Türk hükümetinin müdahalesinden kaygılıyız'

18 gazeteci hakkında terör propogandasından soruşturma açılması Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın günlük basın brifinginde de sorulan sorulardan biriydi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner, "Türk yetkililere attıkları adımların, demokrasi ve evrensel olarak kabul gören temel özgürlükler dahil Türkiye’nin ana değerlerini koruduğu güvencesini sağlama çağrısı yapmaya devam ediyoruz" diye konuştu.

"Türk hükümetinin ifade ve toplantı özgürlüklerine yönelik müdahalesi konusunda kaygılı olmaya devam ettiğimizi net bir şekilde ifade ettik" diyen Toner, buna adalet sisteminin idaresi ve yargı sürecinin de dahil olduğunu açıkladı.

Mark Toner, "Medya özgürlüğü ve yargı süreci tüm sağlıklı demokrasilerin kilit unsurlarıdır. Bunlar Türk Anayasası, AGİT ve Türkiye’yle Amerika’nın taraf olduğu uluslararası anlaşmalar tarafından güvence altına alınmıştır" diye konuştu.

XS
SM
MD
LG