Erişilebilirlik

G-20’den Terörle Mücadele Mesajı Çıktı


Gelecek yılki G-20 ev sahipliğini Çin Halk Cumhuriyeti’ne devreden Türkiye, ağırladığı tüm konuklarınca “başarılı” olarak nitelendirilen konukseverliğiyle Antalya’da düzenlenen Liderler Zirvesi ayağını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Liderler Zirvesi’ni düzenlendiği basın toplantısıyla kapattı. Terörizm konusunda liderler olarak özel bir bildirge hazırladıklarını kaydeden Erdoğan, “2008 yılından beri G-20 zirvelerine katılan bir liderim. Başından beri söylediğim bir şey var: ‘Küresel barış ve istikrar sağlanmadan, güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla G-20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezlikten gelmek gibi bir lüksü olamaz.’ Biz Türkiye olarak, terörizmin ne olduğunu çok iyi bilen, bunun ağır sonuçlarıyla 1970’li yıllardan beri yüzleşen bir ülkeyiz. Bu mücadelede samimi bir uluslararası işbirliği ve dayanışma şarttır. Terörizmle mücadele konusunda G-20 liderleri olarak kabul ettiğimiz bildiri, bu konudaki kararlı duruşumuzu ortaya koyması bakımından önemlidir,” dedi.

Erdoğan’ın basın açıklamasında genişçe yer verdiği G-20 Liderler Zirvesi’nin imzasını taşıyan terörizmle mücadele hakkında açıklanan 8 maddelik bildirgenin tam metni ise şöyle:

1. Paris’te 13 Kasım ve Ankara’da 10 Ekim tarihlerinde düzenlenen hain terör saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Bunlar, tüm insanlığı hedef alan kabul edilemez eylemlerdir. Terör mağdurlarına ve ailelerine en derin taziyelerimizi sunuyoruz. Terörizmin bütün biçimleriyle mücadelede, her nerede meydana gelirse gelsin, dayanışma ve kararlığımızı yineliyoruz.

2. Terörle mücadelede birlik içindeyiz. Terör örgütlerinin yayılması ve terör faaliyetlerindeki kayda değer artış, uluslararası barış ve güvenliğin muhafazasını doğrudan zayıflatmakta; küresel ekonomiyi güçlendirme ve sürdürülebilir büyüme ile kalkınmayı sağlamaya yönelik devam eden çabalarımızı tehlikeye sokmaktadır.

3. Hiçbir durumda meşrulaştırılması mümkün olmayan terörizmin her türlü eylem, yöntem ve uygulamasını, bütün biçimleriyle, gerekçesi ne olursa olsun, nerede ve kim tarafından işlenirse işlensin, kesin surette kınıyoruz.

4. Terörizmin herhangi bir din, milliyet, uygarlık veya etnik grupla ilişkilendirilemeyeceğini teyit ederiz.

5. Terörle mücadele ülkelerimiz için önemli bir öncelik olup, terörizmi artan uluslararası dayanışma ve işbirliği çerçevesinde önlemek ve durdurmak için birlikte çalışma kararlılığımızı, Birleşmiş Milletler’in bu konudaki merkezi rolünü dikkate alarak, ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler ile özellikle uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası mülteci hukuku ve uluslararası insancıl hukuk uyarınca ve ilgili uluslararası sözleşmeler, BM Güvenlik Konseyi kararları ve BM Terörizmle Mücadele Küresel Stratejisinin tam uygulanması marifetiyle yineleriz.

6. Ayrıca, özellikle bilgi değişimi konusunda geliştirilmiş işbirliği, teröristlerin mal varlığının dondurulması, terörizmin finansmanının suç sayılması ve terörizm ile terörizmin finansmanıyla bağlantılı olarak hedef odaklı finansal yaptırım rejimleri vasıtasıyla, terörizmin mali kaynaklarıyla mücadele etme kararlığımız da, Mali Eylem Görev Gücünün (MEGG) standartlarının tüm yetki alanlarında süratle uygulanması dahil olmak üzere, devam etmektedir. MEGG ilgili öneri ve enstrümanlarını uygulamaya devam edeceğiz. Terörizmin finansmanı ve hedef odaklı finansal yaptırımlar ile uygulamalarının güçlendirilmesi amacıyla, hukuki çerçeve dahil, MEGG tarafından önlemler belirlenmesi çağrısında bulunuyoruz.

7. Terörizmle mücadele eylemlerimiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2178 Sayılı kararında belirtildiği üzere terörizme elverişli şartlar, şiddete varan aşırıcılık, radikalleşme ve eleman temin etmeyle mücadele, terörist hareketlerin engellenmesi, terörist propagandanın önlenmesine dayalı kapsamlı bir yaklaşımın parçası olarak devam etmeli ve teröristlerin, internet de dahil olmak üzere, teknolojiyi, iletişimi ve kaynakları istismar ederek terör eylemlerini teşvik etmelerinin önüne geçilmelidir. Terörizmin doğrudan veya dolaylı cesaretlendirilmesi, terör faaliyetlerin kışkırtılması ve şiddetin övülmesi engellenmelidir. Şiddete varan aşırıcılıkla mücadele için, gençleri de dahil edecek şekilde sivil toplumu desteklemek ve toplumun tüm üyeleri bağlamında kapsayıcılığı teşvik etmek üzere her seviyede proaktif çalışma ihtiyacının farkındayız.

8. Büyüyen vahim yabancı terörist savaşçı akımı ve bu akımın kaynak, geçiş ve hedef ülkeler dahil olmak üzere bütün devletlere yönelttiği tehdit nedeniyle kaygılıyız. Bu tehdide karşı, bilgi paylaşımı, seyahatleri saptamak için sınır yönetimi ve uygun cezai müeyyideler oluşturulması da dahil olmak üzere, işbirliğimizi geliştirmek ve gerekli önlemleri almak suretiyle, mücadele etmek ve bu olguyu engellemek için kararlıyız. Küresel havacılık güvenliğini güçlendirmek için birlikte çalışacağız.

9. Dünyanın her yerinde devam edegelen ve yakın zamandaki terörist saldırılar, terörizmle mücadelede dayanışma ve uluslararası işbirliğinin artırılmasına olan ihtiyacı bir kere daha ortaya koymuştur. Bu saldırıların mağdurlarını her zaman hatırlayacağız.”

Sonuç Bildirgesi 27 maddede anlatıldı

G-20 Liderler Zirvesi’nde geçmiş yıllarda olduğu gibi G-20 platformu kapsamında küresel ekonomi kapsamında, iş dünyası ve finans ve mekanizmaları, enerji piyasası, insan gücü, ekoloji ile yolsuzluklar ile ilgili kararları içeren sonuç bildirgesi de yayımlandı. Bildirgede, G-20 platformu kapsamında gerçekleşen kadın hakları, gençler ve eğitim konuları ile ilgili hedeflere de göndermelerde bulunuldu.

Sonuç bildirgesinde, küresel ekonomideki sancılı dönem, “Finansal piyasalardaki riskler ve belirsizlikler devam etmekte ve jeopolitik zorluklar giderek küresel bir soruna dönüşmektedir. Bunlara ilaveten küresel talepteki eksiklik ve yapısal sorunlar, cari ve potansiyel büyüme üzerinde baskı oluşturmayı sürdürmektedir” sözleriyle anlatıldı. Buna rağmen “Geçen yıl Brisbane’da ilan edildiği üzere G20’nin toplam GSYH büyümesini 2018 yılına kadar yüzde 2 oranında artırma yönündeki hedefimize bağlılığımızı yineliyoruz” açıklaması yapan G-20 ülkeleri, bu hedef için çaba harcayacaklarını vurguladı.

G-20 Liderleri, küresel ekonomik büyümeyi adaletli hale getirmek için de dünya kamuoyuna söz vermesi bildirgede, şöyle ifade edildi:

“Büyümenin kapsayıcı olmasını, istihdam yaratmasını ve toplumun tüm kesimlerine fayda sağlamasını temin etmeye kararlıyız. Birçok ülkede artan eşitsizlikler, sosyal uyuma ve vatandaşlarımızın refahına yönelik risk teşkil edebildiği gibi, olumsuz ekonomik etkilere de neden olabilmekte ve büyümeyi artırma hedefimize zarar vermektedir. Kapsamlı ve dengeli ekonomik, mali, işgücü, eğitim ve sosyal politikalar eşitsizliklerin azaltılmasına katkıda bulunacaktır. İşsizlik, eksik istihdam ve kayıt dışı işler, birçok ülkede eşitsizliklerin önemli bir kaynağını teşkil etmekte ve ekonomilerimizin gelecek dönemde büyüme beklentilerini zayıflatabilmektedir. G20 ülkelerinde işgücü piyasasında daimi olarak geride kalma riskini en çok taşıyan gençlerin oranının 2025 yılına kadar %15 azaltılması G20 hedefi üzerinde mutabık kaldık.”

Elektrik enerjisi dahi olmayanlar da anımsandı

Sonuç bildirgesinde, ayrıca “Dünyada 1,1 milyardan fazla insanın elektriğe erişimi olmadan yaşadığının ve yaklaşık 2,9 milyar insanın yemek pişirmek için geleneksel biyoyakıt kullanmak zorunda olduğunun bilinciyle, ilk aşamasında sorunun en yoğun olduğu Sahra-Altı Afrika’da elektriğe erişimin iyileştirilmesine odaklanan “G20 Enerjiye Erişim Eylem Planı: Enerjiye Erişimde Gönüllü İşbirliği”ni onaylıyoruz” denildi.

Ve mülteci krizi de bildirgeye girdi

G-20 Liderler Zirvesi’nin terörizm yanı sıra Suriye, Irak gibi ülkeler kaynaklı mülteci krizi de ana gündem maddelerinden birisiydi. Bu durum sonuç bildirgesine yansıyarak, şu ifadelerle anlatıldı:

“Başlıca insani, siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla mevcut göç krizinin boyutu, küresel bir endişe haline gelmiştir. Anılan krizin ve uzun dönemli sonuçlarının üstesinden gelinebilmesi için koordineli ve kapsamlı yanıtlara ihtiyaç duyulmaktadır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde benzeri görülmemiş sayılara ulaşan mülteciler ve yerlerinden edilmiş kişilere koruma ve destek sağlanması ve kalıcı çözümler bulunması yönündeki tüm çabalara yönelik desteğimizi güçlendirmeye devam etmeye kararlıyız. Tüm devletleri, mevcut krize mukabelede bulunulmasına katkı sağlamaya ve mültecilerin yeniden yerleştirilmesi, diğer insani kabul yöntemleri, insani yardımlar ve mültecilerin hizmetlere, eğitime ve temel ihtiyaçlara ulaşmasının temini doğrultusundaki çabalar vasıtasıyla krizle bağlantılı külfeti paylaşmaya davet ediyoruz. Yer değiştirmelere neden olan temel sorunlara çözüm getirilmesi ihtiyacının altını çiziyoruz. Bu bağlamda, çatışmalara siyasi çözüm bulunmasının ve kalkınma için arttırılmış işbirliğinin önemine de dikkat çekiyoruz.”

XS
SM
MD
LG