Erişilebilirlik

Fransız Anayasa Konseyi’nden Soykırım Kararı


Bilgen, Önger, Elekdağ, Chagnolloud (soldan sağa)

Bilgen, Önger, Elekdağ, Chagnolloud (soldan sağa)

“Yahudi soykırımı ile Ermeni soykırımı” tartışmalarının sık sık gündeme geldiği Fransa’da, Anayasa Konseyi yeniden bu iki konuda önemli bir karara imza attı. Yahudi soykırımını inkar eden bir Fransız vatandaşının Anayasa Mahkemesi’ne, yasanın iptali için yaptığı başvuruya Türk Dernekleri ile 37 Ermeni vatandaşı da taraf oldu. Konsey, Yahudiler’in ve Ermeniler’in 1945 ve 1915’te yaşadıklarını, hukuki açıdan tamamen birbirinden ayıran bir karara imza attı. Türk ve Ermeni taraflarının taleplerini ise reddetti.

Ermeni dernekleri “Yahudi soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını düzenleyen Gaysot Yasası’na Ermeni soykırımı kelimesinin de eklenmesini” isterken, Türk dernekleri de “Fransa’da Ermeni soykırımını tanıyan ve normatif olmayan 2001 Yasası’nın iptal edilmesini” istedi.

Türk Tarihi’nin Eğitiminde Tarafsızlık Derneği (ANEHTPS) adı altında birleşen Türk dernekleri platformu, Fransa’da tarih derslerinde 2001 Yasası nedeniyle çocuklara “tek taraflı olarak soykırım” öğretildiği için, yasanın iptali istemiyle Danıştay’a başvurmuş, Danıştay’dan olumlu yanıt alamayınca, Fransız vatandaşı Vincent R. adlı kişinin Yahudi soykırımı aleyhinde açtığı davaya “müdahil” olmuştu.

Anayasa Konseyi’nden 3 önemli karar

Davaya ilişkin kararını açıklayan Anayasa Konseyi, denge gözeten 3 önemli karar verdi. Öncelikle Yahudi soykırımının inkarını cezalandıran Gaysot Yasası’nın “Anayasa’ya aykırı olduğu ve ifade özgürlüğünü sınırladığı için” iptal edilmesi talebini reddetti. Anayasa Konseyi, Türk Tarihi’nin Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin 2001’de kabul edilen yasanın iptal edilmesi istemini de “davayla doğrudan ilgili olmadığı için” reddetti.

1945 ve 1915 ayrımı kesinleşti

Yüksek Mahkeme, Ermeni kökenli 37 Fransız vatandaşının avukatları aracılığıyla müdahil olduğu ve Gaysot Yasası’na “Ermeni soykırımının da inkarının cezalandırılmasını” içeren ifadenin girmesi talebini de geri çevirdi. Anayasa Mahkemesi, daha önce AİHM’in de Doğu Perinçek davasına ilişkin verdiği kararda olduğu gibi, “Ermeni soykırımı iddialarının Yahudi soykırımı gibi algılanamayacağı, 1945’te Yahudi soykırımının uluslararası bir mahkemede (Nurenberg mahkemeleri) ele alındığını, 1915’te yaşananların faillerinin ise ulusal ya da uluslararası bir mahkemede yargılanmadığını” belirtti. Kararın 10’uncu maddesinde, “Bir yasa ile alınan soykırım kararı ile ulusal ya da uluslararası mahkemeler tarafından alınan soykırım kararı arasındaki farka” atıfta bulunuldu.

Demir Önger ve Lütfi Bilgen

Demir Önger ve Lütfi Bilgen

Konsey, Şubat 2012’de Fransız Meclis ve Senatosu’nda kabul edilen “Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını” öngören yasayı da iptal etmişti.

2001 Yasası’nın iptali için Danıştay yolu açıldı

Anayasa Konseyi’nin bu kararıyla Fransa’da “soykrımı inkar, nefret ve ırkçılık suçlarının yargılanmasını” düzenleyen mevcut yasal ve anayasal durum korundu. Ancak, karar metninde ele alınan ifadeler ve “1945 ile 1915 olaylarına ilişkin soykırım tanımlaması arasındaki farkı” kesin bir dille ortaya koyan ifadesi bundan sonraki süreç için önemli. Zira Türk derneklerine, Fransa’da soykırımı parlamento kararıyla kabul eden 2001 Yasası’nın iptali için Danıştay’a ve oradan da Anayasa Konseyi’ne gitme yolunu açtı.

ANEHTPS Derneği’nin kurucularından Şükrü Elekdağ, daha önce 2001 yasası aleyhinde Danıştay’a yaptıkları başvurunun reddedildiğini, ancak Anayasa Konseyi’nin yeni kararıyla Danıştay’ın red gerekçelerinin çürütüldüğünü, bu durumda Danıştay’a yeniden başvurma yollarının açıldığını söyledi. Elekdağ, “Bu girişime başladığımızda tünelin ucunda ışık görünecek mi diye soruyorduk. Şimdi tünelin ucunda ışık değil güneşi görüyoruz. Artık bu adaletsiz durum sona erecek,” dedi.

Derneğe hukuk danışmanlığı yapan Anayasa Profesörü Dominique Chagnolloud, bu kararın biçim ve içerik açısından son derece önemli bir karar olduğunu vurguladı. Öncelikle Türk derneklerinin tarihin doğru tarafında yer aldığını, Fransız hükümeti ve Yahudi soykırımını cezalandıran yasanın korunmasını savunduğunu vurgulayan Chagnolloud, “Ayrıca ilk kez Türk dernekleri Anayasa Konseyi gibi ülkenin en üst makamında kendi tezlerini doğrudan anlatabilme şansı yakalamıştır. Bu da önemli bir yenilik,” dedi. Hukuk tekniği açısından ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Perinçek kararında olduğu gibi, Fransa Anayasa Konseyi’nin de kesin bir dille “hukuk önünde 1915 ve 1945 olaylarını” ayırdığını vurgulayan Chagnolloud, “Artık Fransa’da inkar yasası getirmek gibi bir girişimin önü tümüyle kapanmıştır. İnkar yasaları süreci bitmiştir. Üstelik alınan kararla normatif olmadığı açıkça dile getirilen 2001 Yasası’nın da iptalinin yolu açılmıştır,” diye konuştu.

Anadolu Kültür Derneği Başkanı Dr. Demir Önger de “Bu uzun soluklu bir mücadele. Tamamen sivil bir girişim. Biz Türk kökenli Fransızlar’ın bir girişimidir. Bizim için Gaysot Kanunu’nu savunan cephede yer almak çok önemliydi. Türkler doğru tarafta durduklarını gösterdiler. Şimdi hedef 2001 Yasası’nın iptali,” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG