Erişilebilirlik

Fransa’yı Sarsan Banliyö Davasında Beraat Kararı


Fransa’da 2005’de meydana gelen ve ülkeyi bir ay boyunca sarsan banliyö isyanlarına yol açan iki gencin ölümüne ilişkin dava 10 yıl sonra sonuçlandı. Paris’in hassas banliyölerinden Clichy Sous Bois’da polisten kaçarken sığındıkları elektrik trafosunda yüksek akıma kapılarak yaşamını yitiren 15 yaşındaki Bouna Traore ile 17 yaşındaki Zyed Benna’nın ölümüne sebebiyet vermekle yargılanan polisler hakkında ikinci kez “suçsuz” kararı verildi

Başkent Paris’in hassas banliyölerinden Clichy Sous Bois’da polisten kaçarken sığındıkları elektrik trafosunda yüksek akıma kapılarak yaşamını yitiren 15 yaşındaki Bouna Traore ile 17 yaşındaki Zyed Benna’nın ölümüne yol açan polisler hakkında ikinci kez “suçsuz” kararı verildi. Karar aileleri ve avukatlarını isyan ettirirken, aileler bir kez daha krarı temyize götüreceklerini açıkladılar.

İki gencin yaşamını yitirdiği olayın hemen ardından, Kasım 2005’te Clichy Sous-Bois banliyösünün bağlı bulunduğu Bobigny mahkemesinde 2005 yılında dava açılmış, polisler, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü soruşturmada suçsuz bulununca, iki polis hakkında takipsizlik kararı verilmişti. Ancak aileler mahkeme kararını bozarak dosyayı Rennes Temyiz Mahkemesi'ne taşımıştı. Rennes Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez görülen davada, polis memurları Sebastien Gaillemin ve Stephanie Klein, “hayati tehlikesi olan şahsa yardım etmeme” suçundan 5 yıl hapis ve 75 bin Euro para cezası istemiyle yargılandı.

Duruşmada polisler avukatları aracılığıyla, gençlerin hayati tehlike içinde olduklarını farketmediklerini savunurken, aileler avukatları Jean-Pierre Mignard aracılığıyla, “Ölüm engellenebilirdi. Trafoya saklanan gençlere yardım edilebilirdi” savunması yaptılar. Ancak mahkeme, polislerin iki gencin ölümünden sorumlu olmadığına hüküm getirdi ve iki polisi serbest bıraktı.

“Yargı aparthayd’ı”

Dava çıkışında gözyaşları ve öfke içinde salonu terkeden iki gencin ailesi, “Adalete güvenimiz kayboldu. Bu ülkede polisler yargılanmıyor, dokunulmazlıkları var” dedi. Ailelerin avukatı Mignard, “Karar karşısında şok olduk. Yargı kararına saygımız var ama katılmıyoruz. Bir üst mahkemeye temyiz edeceğiz. Başbakan banliyö sorunundan söz ederken ‘sosyal aparthayd’den söz etmişti. Bu karar ülkede ‘yargı aparthayd’ı olduğunu da gösterdi” diye konuştu. Polislerin avukatları da, “Müvekillerimiz ne bir hata, ne de bir suç işlemiştir. 9 yıl boyunca onlar da çok ağır acı çekmiştir. Ama başından beri masum olduklarını söylemişlerdi. Karar doğrudur” dedi.

Dernekler, karar ne olursa olsun banliyölere “sükunet” çağrısı yaptı.

Türk genci kurtulmuştu

Clichy Sous Bois’da 2005 yılında meydana gelen olayda, aralarında Türk genci Muhittin Altun’un da bulunduğu 3 genç, polisin kimlik kontrolü yapmak istemesi üzerine kaçmıştı. Kaçarken park içinde bulunan EDF’e ait bir elektrik trafosuna sığınan 17 yaşındaki Fas asıllı Ziyad Benna ve 15 yaşındaki Afrikalı Bouna Traore feci şekilde can verdi. Urfalı genç Muhittin Altun ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Gençlerin ölümü üzerine Clichy sous Bois ve ardından tüm banliyölere yayılan şiddetli protesto eylemleri, banliyöleri aşıp Fransa geneline yayılınca, Fransız İçişleri Bakanlığı son 50 yıldır ilk kez olağanüstü hal ilan etmişti.

XS
SM
MD
LG