Erişilebilirlik

Fransa Yine Grev Dalgasıyla Sarsıldı


Fransa Çalışma Bakanı Myriam El Khomri'nin adıyla anılan "El Khomri Yasası"na karşı Fransız çalışanları 8'inci kez genel greve çıkarak, ülke genelinde büyük gösteriler düzenlediler. Rafineri grevleri nedeniyle uzun benzin kuyrukları oluşan ülkede, nükleer santral ve demiryolu işçilerinin de greve katılması nedeniyle çalışanlar ile hükümet arasındaki bilek güreşi sertleşti.

Yürüyüş günü Başbakan Manuel Valls'in, "Yasaları sendikalar değil, hükümetler yapar. Bir azınlık ülkeyi tıkayamaz. Yasayı geri çekmeyeceğiz, sendikaların talep ettiği 2. maddede de değişiklik söz konusu olamaz," sözleri işçileri daha da öfkelendirdi.

Başbakan Valls'in "katı tutumu" çalışanları daha da öfkelendirince Perşembe günkü greve katılım bir öncekinden daha yüksek oldu. Gösterilerin en büyüğü her zamanki gibi başkent Paris'te yapıldı, sendikalara göre 100 bin kişi yürürken, Fransa genelinde bu rakam 300 bini buldu. Her zaman olduğu gibi yürüyüş bir bayram havasında, sendikaların öncülüğünde ve düzenli başladı.

Grevleri organize eden ülkenin en büyük sendikal konfederasyonu CGT'nin Genel Sekreteri Philippe Martinez, kortejin başındaki yerini aldıktan sonra gazetecilere, "Biz azınlık değiliz, üye sayımız ülkeyi yöneten partilerin üye sayısından da fazladır. Asıl azınlık Meclis'te çoğunluğu bulamayınca yasayı oylama yapmadan zorla geçiren hükümettir. Bu yasa geri çekilene kadar direnmeye ve greve çıkmaya devam edeceğiz," dedi.

Şiddet gösterileri

Ülkede 8'inci kez tekrar eden grevlerde, her defasında daha da artan bir şiddet gözlemlenirken, gözler Fransız medyası tarafından "kırıcılar/casseurs" diye adlandırılan anarşist ve anti-kapitalist gençlere çevrildi. Bir önceki gösteride polis aracı yakarak tepki toplayan gençlerin bu gösterilerde de polisle çatışıp-çatışmayacağı merak konusu oldu. Fransız polisi, jandarmadan da yardım alarak bu sefer genç grubun sokak aralarına dağılmasına izin vermeyen bir taktik izledi.

Ancak, siyah kıyafetli ve maskeli gençler her zaman olduğu gibi yürüyüşün sonunu beklemeden kortejin başına geçti. Sık sık polis barikatına rağmen, yürüyüş güzergahını bırakarak, cam-çerçeve indirmek için ara sokaklara sızmaya çalışan gençleri polis gözyaşartıcı bombalarla yeniden korteje kattı. Gençler de yürüyüş boyunca, "kapitalizmin sembolü" dedikleri tüm reklam panolarını, oto galerilerinin vitrinlerini yere indirdiler.

Yürüyüşün bitme noktası Nation Meydanı'na gelindiğinde, polisin dev cipler ve polis otobüsleriyle gösteri alanını çevrelediği, kalkan ve gaz maskesiyle hazır oldukları gözlendi. Yer yer polisle çatışmaya çalışan, şişe ve sert cisim atan gençleri polis yine gaz bombası atarak durdurdu. Sonuçta öğrencilerin ve Solidaires sendikasına bağlı demiryolu işçilerinin de maskeler takarak gençleri meydanda yalnız bırakmaması üzerine görülmeye alışık olunan çatışma sahneleri yaşanmadı. Göstericiler sık sık "Polis halka katıl" sloganları atarken, bir gencin polislere elindeki beyaz karanfili uzattığı da kameralara yansıdı. Polisin geçit vermeyen barikatına gençler de polisin önünde "Enternasyonal Marşı"nı söyleyerek karşılık verdiler. Polis vitrinleri kıran ve polise sert cisim atan 31 kişiyi gözaltına aldı.

Hollande Japonya'dan seslendi

Bu arada G-7 zirvesi nedeniyle Japonya'da bulunan Cumhurbaşkanı François Hollande, yaptığı açıklamada Başbakan Valls'e destek vererek, "Bu yasayı ülkenin geleceği açısından doğru bulduğum için savunuyorum. Ve geçmesini diliyorum," dedi. Ancak kapalı kapılar ardında sendika yönetimi ile hükümet arasında diyalog başladı. Gün içinde Başbakan Manuel Valls'in önümüzdeki Cumartesi günü rafineri işçileri ile görüşeceği açıklandı. Fransız Başbakanının bu ilk adımı, hükümetin yeniden masaya dönme arzusunun işareti olarak algılandı.

Euro 2016 krizi

Çalışma Yasası 13 Haziran'da Parlamento'nun üst kanadı Senato gündemine gelecek. Sendikalar ortak bildiri yayınlayarak 14 Haziran'da yeniden genel grev çağrısı yaptı. Bu arada ülkede sivil havacılık çalışanları, metro ve tren işçileri de aşamalı olarak greve katılacaklar.

Ancak Fransa'nın ev sahipliğinde ülkenin 10 ayrı stadında 10 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan Euro 2016 futbol karşılaşmaları yaklaşıyor. Bir taraftan terör tehdidi, diğer taraftan devam eden grevler ülkede ciddi bir güvenlik kaygısı yaratıyor.

Ulaştırma Bakanlığı ülkedeki tüm petrol rafinerilerinin polis yardımıyla açılarak stokların servis edildiğini duyurdu. Hükümet, özellikle haftasonu halkın benzin sıkıntısı yaşamaması için stokları eritmeye devam ediyor. Dolayısıyla hükümet 10 Haziran tarihinden önce bu krize çözüm bulamazsa Euro 2016 karşılaşmaları da tehlikeye girecek.

Krizden nasıl çıkılacak?

Ülkede 8'inci ulusal genel grevin ardından, İşveren Sendikası MEDEF'in Başkanı Pierre Gattaz, "Hükümetin şantajlara boyun eğmeden yasayı geçirmesi" için çağrı yaptı. Grevlere katılan Force Ouvriere Sendikası Genel Sekreteri Jean Calude Mailly ise krizden çıkış için hükümetin yasayı askıya almasını ve taraflarla yeniden masaya oturmasını istedi. Sendikalar yasanın işverene çalışma sürelerini belirleme yetkisi veren 2. maddesi ile işten atmaları kolaylaştıran 11. ve 30. maddesinin yeniden tartışılmasını istiyor.

Günden güne grevlere ve gösterilere katılanların sayısının ve gösterilerdeki şiddet ve öfke dozunun artması nedeniyle hükümete fazla seçenek de kalmıyor. Üstelik grev günü yapılan son anket halkın yüzde 69'unun yasanın geri çekilmesini istediğini ortaya koyuyor. Eğer hükümet bu yasayı askıya alarak tarafları yeniden masaya çağırmazsa Haziran ayında yalnızca hükümet ve çalışanları değil, tüm Fransızları ve Euro 2016 karşılaşmalarını izlemek üzere gelecek 7 milyon yabancı turisti de zor günler bekliyor.

XS
SM
MD
LG