Erişilebilirlik

Fransa: Laurent Fabius Görevinden Ayrıldı


Laurent Fabius'un görevi boyunca gerçekleştirdiği en önemli başarısı, COP 21 BM İklim Anlaşması olarak değerlendiriliyor.

Laurent Fabius'un görevi boyunca gerçekleştirdiği en önemli başarısı, COP 21 BM İklim Anlaşması olarak değerlendiriliyor.

Fransa'nın "en genç Başbakanı" unvanına sahip Laurent Fabius, mevcut dışişleri bakanlığı görevinden istifa ederek "Yaşlılar Kulübü" olarak tanımlanan Anayasa Konseyi'ne, hem de başkan olarak altın paraşütle iniş yapıyor.

Kırk yıllık siyasi yaşamında Fabius, her zaman önemli görevlere getirilse de hep istediği cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmadan politikaya dün veda etti. Fransız medyası arkasında başarılar ve hatalar bırakan Fabius'un dört yıllık dışişleri bakanlığını farklı açılardan eleştirdi. Politikacılar ve medya, Fabius'un Suriye ve Avrupa Birliği konusundaki politikalarını eleştirirken, İklim Konferansı'nın önemli bir başarı olduğu görüşü üzerinde birleşti.

Fabius'un görevi boyunca gerçekleştirdiği en önemli başarısı, COP 21 BM İklim Anlaşması olarak değerlendiriliyor. Fabius, gezegenin geleceği için büyük önem taşıyan BM 21. İklim Konferansı'nın Paris'teki toplantısında 195 ülkeyi bir araya getirerek ortak bir anlaşma çıkması için bütün enerjisini koydu.

Ancak Fabius'un bakanlığının en büyük yanılgısı Suriye politikası olarak kalacak. Belki de, Esat konusunda en katı muhalefeti izleyen Batılı bakan olan Fabius, görevi boyunca yüzlerce defa Suriye konusunda konuştuğunda "Esat gitmeli" dedi.

İran ile nükleer görüşmelerde başta Suudi Arabistan ile birlikte İran'ın yolunu tıkamaya çalışsa da, sonunda İran ile anlaşmaya varılması, başarı hanesine yazıldı.

Suriye'de dönüm noktasını Fransa yakalayamadı

Ama bugün Rusya ve İran'ın da desteğiyle Esat güçleri Cenevre'de masaya oturdu. Zira IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyon güçleri, Suriye'de terör örgütleri yenilgiye uğramadan siyasi geçişin olanaklı olmadığını anladılar.

Batı, Suriye'de baş kesen IŞİD'in mi yoksa Başar Esat'ın mı daha tehlikeli olduğu konusunda tereddüt etmeye başladı. Fransa, birbiri ardına IŞİD saldırılarıyla derin yara aldı. Başkan Barack Obama'nın 2013'te "kırmızı çizgimiz" dediği kimyasal silahın kullanılmasına rağmen Esat'ı vurma kararı almaması, Suriye krizinde dönüm noktası oldu. Amerika'nın ardından bütün ülkeler "Esat'ın Suriye'de bir geleceği olmadığını ama çözüm için Esat'la da masaya oturulması gerektiğini" söylemeye başladılar. Üstelik pazarlık masasına İran da oturacak ve oyunun kurallarını Amerika ile birlikte Rusya da belirleyecekti.

Hep Paris'te yapıla gelen "Suriye'nin Dostları" toplantıları giderek azaldı, ardından başka başkentlere taşındı. Fransa oyunun belirleyicisi olma rolünden uzaklaştı, Suriye'deki ve bölgedeki koşullar, Amerika ve Rusya'yı daha farklı bir denklemde yakınlaşmaya itti.

Bu, Fransız diplomasisinin değişmesi anlamına geliyordu ve Hollande bu değişimi Dışişleri Bakanı değişimiyle eş zamanlı yapmayı seçti.

‘Fabius gitti, Esat kalıyor’

Fransızlar'ın "Quai d'Orsay" diye andıkları Dışişleri'nde Fabius'un şefliğinde geçen dörtyılın sonunda Esat hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde kalmayı sürdürürken, Fabius görevinden ayrılıyor. Fransa'nın güçlü yerel gazetelerinden Le Dauphine Libere, Fabius'un gidişini "Fabius gitti, Esat kalıyor" başlığı ile verdi.

Fabius ise öfkeliydi, istifasının hemen ardından Meclis'te yaptığı son konuşmada "Ne yazık ki katil hala Şam'da oturuyor. Rusya ve İran, Başar Esat rejiminin katliamlarına ortak oluyor. Müttefiklerimiz ise bu konuda yeterince kararlı tutum alamadılar, çelişkili davrandılar" diyerek hayal kırıklığını dile getirdi.

Aynı sabah bir grup gazeteciyle bir araya gelen Faibus, "Birçok müttefikimiz Suriye politikasında bir dizi belirsizlik yaşadı. Koasliyonun asıl pilotu (Washington) ve bazı diğer üyeleri hakkında her zaman söylediğim şeyleri yeniden tekrar etmeyeceğim. Ama Suriye konusunda tam bir kararlılık gösterdiklerini söyleyemem. Ruslar ve İranlılar bunu hissettiklerinde, Esat daha da güçlendi. Suriye'deki politik çözüm Esat'ın gitmesinden geçer" diye konuştu.

Fabius giderayak açıkça Washington'un Suriye politikasını eleştirdi. Washington'dan Fabius'un gidişiyle ilgili açıklama ise her zaman olduğu gibi diplomatik bir dille geldi. Dışişleri Bakanlığı sözcü yardımcısı Mark Toner, "Amerika, Laurent Faibus'un liderliğindeki Dışişleri Bakanlığı'nın pek çok uluslararası dosyada izlediği politikaya karşı son derece hassas olmuştur. Fransa bizim en eski müttefikimiz ve son derece yakın olan ilişkimize büyük değer verdiğimiz bir ülke. Washington, Laurent Fabius'un yerine gelecek olan kişiyle de bir an evvel birlikte çalışmak için sabırsızlanıyor" sözleriyle değerlendirdi.

Fransız medyası ne dedi?

Fabius'un gidişi Fransız medyasının da bir numaralı gündem maddesi oldu. Liberation Gazetesi, ne Başbakanlık için ne de Cumhurbaşkanlığı için artık umudu kalmayan Fabius'un, göreve geldiğinden bu yana "Dışişleri Bakanı olarak iz bırakmak istediğini ve COP 21 İklim Konferası'na bu nedenle büyük enerji harcadığını" yazdı. (11 Şubat 2016)

Fransız Stratejik Araştırmalar Vakfı FRS'den Camille Grand, Fabius'un 4 yılını Liberation'da, "Fabius dosyalarını kendisi seçen bir Dışişleri Bakanı oldu. COP 21, İran, Suriye ve ekonomik diplomasini seçti. Avrupa Birliği ve Afrika geri planda kaldı" sözleriyle değerlendirdi. Camille Grand Suriye politikasındaki çelişkiyi anlatırken de "Fransız diplomasisi ahlaki olarak doğruydu belki. Ama muhalefet erirken ve Esat Rusya'nın da yardımıyla iktidarda daha da güçlenmeye başlarken, Fransa olayların belirleyiciliğinden çok, peşinden koşar hale geldi" dedi.

Le Monde gazetesi Fabius hakkında tam sayfa analiz yayınlarken, asıl dikkat çeken yazı ise gazetede bir blogda yer alan yazıda Fabius'un pek çok toplantıda kameralara uyuklarken yakalandığına atıfta bulunan yazı oldu. Blog yazısında, "'Sleeping Fabius' Anayasa Konseyi'ndeki yaşlı üyelerin arasında da bu kadar rahat uyumaya devam edecek mi?" yorumu yer aldı.

Tüm Fransız medyası Fabius'un COP 21 ve her ne kadar başta dirense de İran ile imzalanan nükleer anlaşmada başarı elde ettiği konusunda hemfikir.

Şimdi ülkenin en genç Başbakanı ünvanına sahip 70 yaşındaki Fabius, kendi siyasi ailesi olan Sosyalistler içindeki en büyük düşmanı eski Başbakan Lionel Jospin ile Anayasa Konseyi'nde birlikte çalışacak.

Hollande, "Fransız diplomasisinin şefini" değiştirirken diplomatik bir dil seçmeyi ve Fabius'u onurlandırarak ülkenin saygın kuruluşlarından Anayasa Konseyi'nin başına atamayı tercih etti. Fabius'un bir yıl boyunca COP 21 başkanlığı da devam edecek. Fabius'un yerini ise eski Başbakan Jean Marc Ayrault aldı.

XS
SM
MD
LG