Erişilebilirlik

Fransa’da Tehlikeli Sağ-Sol Kutuplaşması


Son dönemde Sosyalist hükümete karşı başlatılan muhafazakar gösterilere karşı isyan eden sol politikacı ve aydınlar 'karşı eylem' çağrısı yaparak 'Cumhuriyetçiler'in sokağa dökülmesini' istiyor

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın iktidara geldiği günden bu yana radikalleşen ülkedeki aşırı sağ, Pazar günü yeniden sokağa dökülerek, Sosyalist hükümeti istifaya çağırdı. Geçtiğimiz hafta da aynı eylemi gerçekleştiren “muhafazakar Fransa”, eşcinsel evlilikten, okullarda cinsiyet eşitliği derslerine kadar hükümetin “aile-fobi” politikalarını eleştirmek için sokağa döküldü. Bir yılı aşkın süredir sürekli eylem yapan muhafazakarlar, giderek artan sayılarıyla daha sert vuruyor. Muhafazakar dalgaya karşı isyan eden sol politikacı ve aydınlar ise, “karşı eylem” çağrısı yaparak “Cumhuriyetçiler'in sokağa dökülmesini” istiyor.

Fransa’da giderek artan kutuplaşma toplumun iki kesimini karşı karşı getirmeye doğru hızla ilerliyor. Daha önce “Herkes için evlilik” yasasına karşı “Herkes için eylem” adıyla eylem yapan muhafazakarlar, şimdi de “cinsiyet eşitliği ve aile kavramını değiştiren” yeni eğitim sistemine karşı “Aile-fobi” karşıtı sloganlarla sokağa döküldü. ‘Sol hükümetin meşru olmadığına’ inanan muhafazakarlar sağdaki lider kavgası nedeniyle yaşanan otorite boşluğundan yararlanarak daha da radikalleşiyor.

Geçtiğimiz hafta “Hollande’a karşı öfke günü” eylemi yapan göstericiler, giderek daha çok destek sağlıyor. Daha önce eşcinsel evlilik yasasını çıkaran Adalet Bakanı Christiane Taubira hedef alınırken, son eylemlerde göstericilerin yeni hedefi, ‘cinsiyet eşitliği’ direktifini okullarda uygulamaya koyan Milli Eğitim Bakanı Vincent Peillon oldu. Pazar günü yapılan eyleme polise göre 80 bin, orgnizatörlere göre ise 500 bin kişi katıldı. Olaysız dağılan yüzbinlerce gösterici, “Peillon çocuklarımıza dokunma”, “okullarda cinsiyet teorisine hayır” sloganları attılar.

“Hedef Cumhuriyet”

Muhafazakar halkanın haftalardır artarak devam eden eylemlerine bu sefer soldan da sert yanıt geldi. Hollande’ın şahinlerinden İçişleri Bakanı Manuel Valls, Amerika’daki aşırı-muhazakar grup Çay Partisi’ne atıfta bulunarak “Fransa’nın Çay Partisi olmaya çalışıyorlar. Cumhuriyetçileri buna karşı ayağa kalkmaya çağırıyorum” dedi. Valls, “Toplum giderek bölünmenin karanlığına doğru ilerliyor. Elit karşıtı, devlet karşıtı, vergi karşıtı, gazeteci karşıtı.. ama özellikle de yahudi karşıtı, ırkçı, yabancı düşmanı,... kısaca cumhuriyet karşıtı bir cephe bu. 1930 öncesi iklimi anımsatıyor” dedi.

“İşgal günlerini çağrıştırıyor”

Fransız solunun en sembolik isimlerinden, idam cezasını kaldıran eski Adalet Bakanı Robert Badinter de, 17 bin polisin koruduğu eylemlerde giderek saldırganlaşan kitlelerin attığı ırkçı sloganlara dikkat çekerek, “Nazilerin işgalinden bu yana ilk kez, sokaklarda ‘Yahudiler defolun’ çığlıklarını duyuyoruz. Sanırım herkes duyduklarına şaşırdı. Böylesine bir faşist provokasyon karşısında, derneklerden, insan hakları örgütlerinden daha sert bir yanıt verilmesini, bütün Cumhuriyetçiler’in büyük bir gösteri ile yanıt vermelerini beklerdim. Cumhuriyet, tıpkı, ‘Araplar defolun’ ya da ‘Müslümanlar defolun’ gibi, ‘Yahudiler defolun’ sloganına müsamaha gösteremez” diye konuştu.

Hollande geri adım attı

Tartışmalar üzerine çatışmayı değil geri adım atmayı seçen Cumhurbaşkanı François Hollande, gündeme getirmeyi planladığı lezbiyen çiftlerin de çocuk sahibi olabilmeleri ve taşıyıcı annelik için görecekleri özel tedavi giderlerinin (PMA-GPA) sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanması düzenlemesini erteledi. Başbakan Jean Marc Ayrault, bu yıl içinde aileyle ilgili bir düzenleme getirmeyeceklerini duyurdu. Hollande’ın kararı Sosyalist Parti’yi ikiye böldü. Bir grup, “Sağduyulu bir davranış, işssizlik, yoksulluk, evsizler, gibi daha önemli konular var” derken, bir grup da, aşırı sağ karşısında geri adım atılmasına öfkelendi. Ana muhalefet partisi UMP ise, yasanın ertelenmesinin yeterli olmadığını savunarak tümüyle geri çekilmesini istedi.
XS
SM
MD
LG