Erişilebilirlik

Fransa’da ‘Çifte Vatandaşlık’ Tartışması


Cumhurbaşkanı François Hollande’ın, Paris saldırılarının ardından, “Teröre bulaşanların vatandaşlığı düşürülecek” sözünün uygulamaya geçirilmesi için düzenlenen Anayasa değişikliği tartışmalara yol açtı. Konu kendi partisini bölünce, Hollande’ın terörle mücadelenin güçlendirilmesi için getireceği anayasa değişiklik paketinden tartışma yaratan “çifte vatandaşlık” maddesini çıkaracağı haberleri yayıldı. Ancak bu kararı Hollande açıklamadan, Sosyalist kabinenin sol kanadından Adalet Bakanı Christian Taubira’nın, “Cumhurbaşkanı bu yasayı geçirmeyecek” demesi üzerine geri adım atan Hollande, “yasa geçecek” talimatı verdi. Yaşanan polemik üzerine muhalefet, Adalet Bakanı’nın istifasını istedi.

Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris saldırılarından üç gün sonra, 16 Kasım’da parlamentonun iki kanadını da ortak toplantıyaya çağırarak açıkladığı “teröre bulaşan çifte vatandaşlığı olan kişilerin, Fransa’da da doğmuş olsa vatandaşlıklarının düşürülmesi”ne ilişkin yasayı bütün itirazlara rağmen geçireceğini açıkladı. François Hollande ve Başbakan Manuel Valls, “Anayasa değişikliği içeren” yeni düzenleme ile terörle mücadele konusunda daha etkin mücadele edileceğini savundu.

‘Etkin değil sembolik’

Vatandaşlığın düşürülmesi talebi, özellikle bazı IŞİD mensubu Fransızların, pasaportlarını yakmasının ardından merkez ve aşırı sağ tarafından gündeme getirilmişti. Ancak düzenleme üzerindeki genel görüş, böyle bir girişimin sadece sembolik mesaj olduğu, pratik açıdan “son derece etkisiz ve faydasız” olacağı yönünde. Tartışma özellikle PS içinde ve sol seçmen tabanında ciddi tartışma ve bölünmeye yol açtı. Parti içinde sayıları 50’yi bulan sol kanat, vatandaşlığın düşürülmesi tartışmasının açılmasnı tehlikeli bulduklarını dile getirdi. “Bir kişinin doğduğu toprakların vatandaşlığından atılmasının çok tehlikeli bir tartışma olduğunu getiren” sol kanat, kötü ellerde kötü kullanılabilecek bir uygulama olduğu uyarısında da bulundular.

Hollande geri çekecekti

Yaşanan tartışmaların ardından Le Monde gazetesi, Başbakan Manuel Valls ve İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve’ün pratikte yasanın sembolik olmaktan öteye gitmeyeceğini söylediğinin altını çizerek, maddenin anayasa paketinden çıkarılmasını istedi. Konuyu ele alacak Bakanlar Kurulu toplantısından bir gün önce Adalet Bakanı Chrisian Taubira, Cezayir’e gerçekleştirdiği resmi ziyarette, “Cumhurbaşkanı Hollande’ın çifte vatandaşlığın düşmesi” konusunu Anayasa değişiklik paketinden çıkaracağını açıkladı. Hollande ya da Valls’in izni olmadan yapılan bu açıklama karşısında zor durumda kalan Hollande, ertesi gün toplanan Bakanlar Kurulu toplantısında çifte vatandaşlık yasasını geçireceğini duyurdu.

Hollande’ın kararı şaşırttı

Herkes maddenin çekilmesini beklerken, Hollande’ın vatandaşlığın düşürülmesine ilişkin maddenin korunacağını duyurması büyük sürpriz yarattı. Sosyalist Parti içindeki muhalifler, bu kararın solun onurunu lekelediğini dile getirerek, çekilmesini istediler. Ancak parti içindeki muhalifler, zaten “sağa kaymakla” suçlanan Hollande ve hükümeti, bir kez daha aşırı sağa prim vermekle suçluyor. Bunun ideolojik bir kayma olduğunu dile getiriyor. Parti içinde solun solu olarak adlandırılan muhalif cephede, açıklamanın ardından “Hollande sol değerlere ve cumhuriyetin ilkelerine ihanet ediyor” sesleri yükselmeye başladı bile.

Muhalif sol parti Sol Cephe liderlerinden Jean-Luc Mélenchon, “Mide bulandırıcı. Daha neler yapacaklar kim bilir” derken, aşırı sağ Front National “Yasayı parlamento aşamasında destekleyeceğiz” diyerek Hollande’ın kararını alkışladı.

Medya da eleştiriyor

Hollande’ın kararını ülkedeki Le Monde, Liberation gibi büyük gazeteler eleştirirken, yalnızca sağ eğilimli Le Figaro gazetesi kutladı. Le Figaro, “Hollande sürpriz yapmayı seviyor. Hem iyi, hem de kötü. Çoğunlukla kötü ma bazan da iyi sürprizler. Cumhurbaşkanı vatandaşlığın düşürülmesi konusunda dik durdu ve kendisini kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

Sol eğilimli Humanite gazetesi, “Hollande’ın insanlık onuruna aykırı seçimi” başlığıyla yer verdiği başyazısında, “Cumhurbaşkanı bu kararı ile çok kötü bir tartışmayı açıyor. Üstelik terörle mücadele konusunda etkili olmaktan çok uzak bir düzenleme. Olağanüstü Hal’i anayasallaştırarak özgürlükçü değil güvenlikçi ideolojilerin peşinden gitmesi demokrasi için bir başarısızlıktır” sözlerine yer verdi. Liberation ve Le Monde da eleştirerek sembolik olmaktan öteye gitmeyecek bu yasanın terörle mücadeleye aktif bir katlısı olmayacağını dile getiriyor.

Adalet Bakanı’nın istifası isteniyor

Muhalefet ise Cumhurbaşkanı ya da Başbakan’dan önce yasanın geri çekileceğini açıklayan Adalet Bakanı Taubira’nın istifasını istedi. Ancak Başbakan Valls bu çağrılara, “Herkesin şüphe duyma, sorgulama hakkı vardır. Ama bağlayıcı olan Cumhurbaşkanı’nın sözüdür” dedi ve tüm hükümet ve partilileri bundan böyle sorumlu olmaya davet etti.

25’inci Anayasa değişikliği

Hollande kendi cephesinde, bu taktiği ile rakibi merkez sağ parti Cumhuriyetçiler ile lideri Nicolas Sarkozy’ye ‘kendisini desteklemekten başka bir çare bırakmama’ taktiğini izliyor. Hollande bu kararıyla kamuoyunu, kendi partisinin içindeki sol bloka tercih ettiğini de gösterdi. Ancak bu taktiğin kendi partisi içinde ciddi tartışmalara yol açması kaçınılmaz. Özellikle anayasa reform paketinin parlamentonun iki kanadında ayrı ayrı görüşülmesi sırasında.

Anayasa değişiklik reformu üzerindeki görüşmeler 3 Şubat’ta Ulusal Meclis’te başlayacak. Buradan Senato’da da görüşüldükten sonra, her iki Meclis de aynı metinde uzlaşınca son karar, iki Meclis’in Versailles Sarayı’nda yapacağı Kongre’de alınacak. Değişiklik, katılımcı vekil ve senatörlerin toplam sayısının 5’te 3’ünün oyuyla yürürlüğe girecek.

Anayasal değişiklik içeren reform ile, terör suçuna bulaşan çifte vatandaşlığı olan kişilerin Fransa’da da doğsa bile vatandaşlıklarının düşürülmesinin yolunu açıyor. Fransa’da Anayasa bu güne kadar 24 kez gözden geçirildi.

XS
SM
MD
LG