Erişilebilirlik

Fazıl Say Kararı ve Dinin Siyasallaşması


Fazıl Say

Fazıl Say

Ünlü piyanistin dini değerleri aşağıladığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılması, din ve ifade özgürlüğü arasındaki dengeyle ilgili tartışmayı alevlendirdi

Dünyaca ünlü Türk piyanisti ve besteci Fazıl Say uluslararası konser turnelerinde müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor.

43 yaşındaki Say’la ilgili davada geçen ay, Twitter üzerinden dine hakaret eden ve toplumda din düşmanlığını körükleyen mesajlar yayınladığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmişti.

Fazıl Say Twitter mesajlarından birinde, İranlı şair Ömer Hayyam’ın cenneti geneleve benzeten dörtlüğünden alıntı yaparak şimşekleri üzerine çekmişti.

Ateist olduğu bilinen açık sözlü Türk piyanist, dinin Türk toplumu üzerindeki etkisini ve iktidardaki din kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi’ni sıkça eleştirenler muhalif aydınlar arasında bulunuyor.

Fazıl Say gibi uluslararası üne sahip Türk sanatçılardan ressam Bedri Baykam, Say’la ilgili kararın kaygı verici olduğunu söylüyor.

Hükümetin din ağırlıklı siyasetinden rahatsızlık duyduğunu söyleyen Baykam, toplumun hükümet ve yasalar karşısında savunmasız olduğunu belirtiyor.

Baykam “Ateist olmaya veya dini eleştirmeye hakkınız yok. Dini kitaplarında yazanları eleştiren herkes ceza mı alacak? Öyleyse hayatımız cehenneme dönmüş demektir” diyor.

Amerika’nın Sesi İstanbul muhabiri Dorian Jones’un bindirdiğine göre, Fazıl Say’ın mahkumiyet kararı dünya çapında eleştirilere hedef oldu. Uluslararası Af Örgütü de kararı sert bir dille kınadı.

Ancak Türk Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, sanatçıların yasaların üstünde olmadığını vurguluyor. Hiç kimsenin sarfettiği sözler yüzünden yargılanmasını istemediğini belirten Çelik, bununla birlikte sanatçılar, sıradan vatandaşlar ve siyasetçiler de dahil herkesin yasalar önünde eşit olduğunu söylüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da İslam dinine ülke içinde ve dışında daha fazla saygı gösterilmesi gerektiğini son zamanlarda sıkça dile getiriyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında Viyana’da düzenlenen bir Birleşmiş Milletler Konferansı’nda konuşma yapan Başbakan Erdoğan, İslamofobi’nin tıpkı Siyonizm, antisemitizm ve faşizm gibi bir insanlık suçu olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyerek uluslararası topluma İslamofobi’yle mücadele çağrısında bulunmuştu.

Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanlığını yürütüyor. Teşkilatın Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu Fazıl Say’la ilgili kararın ifade özgürlüğünü kısıtladığı görüşüne katılmıyor.

İfade özgürlüğü hakkına inandığı kadar din özgürlüğüne de inandığını vurgulayan İhsanoğlu, kimliğin bir parçası olan dinin aşağılanmasının ve hakarete uğramasının din özgürlüğünü tehlikeye attığını savunuyor.

Fazıl Say kararını eleştirenler ortada bir ironi olduğuna da dikkati çekiyor.

Başbakan Erdoğan 1998’de ünlü bir Türk şiirinden alıntı yaparak “minareler süngümüz, müminler askerimiz” dörtlüğünü kullandığı için hapis cezasına mahkum edilmişti. O dönemde askerin katı laiklik anlayışı nedeniyle birçok İslami eylemci hapse atılmış ve dini eğitim veren okullar kapatılmıştı.

İstanbul Doğuş Üniversitesi öğretim üyesi İştar Gözaydın Türkiye’deki çatışmalı din ve devlet ilişkisi üzerinde uzman. Başbakan Erdoğan’ın on yılı aşan iktidarı süresince dini hakları genişlettiğini söyleyen Gözaydın, ancak şimdi de bireysel özgürlüklerin risk altında olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Fazıl Say New York Filarmoni ve Berlin Senfoni Orkestralarıyla çalmış dünyaca ünlü bir Türk piyanisti. Ayrıca Avrupa Birliği Kültür Büyükelçisi olarak da görev yaptı. Say hakkındaki kararın başlattığı tartışma onu iyice kutuplaşan ifade ve din özgürlüğü savunucuların baş konusu haline getirdi.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG