Erişilebilirlik

12 Eylül Davası Düştü Ama Bitti mi?


Nejat Tümer, Nurettin Ersin, Kenan Evren, Tahsin Sahinkaya ve Sedat Celasun (arşiv)

Nejat Tümer, Nurettin Ersin, Kenan Evren, Tahsin Sahinkaya ve Sedat Celasun (arşiv)

12 Eylül Davası’nın bir numaralı sanığı Kenan Evren’in 10 Haziran’da ölümünün ardından bugün iki numaralı sanığı Tahsin Şahinkaya da vefat etti ve böylece temyiz aşamasındaki dava dosyası düştü. Ancak Devrimci 78’liler Federasyonu gibi 12 Eylül’ün mağdurları davadan vazgeçmemeye kararlı ve 57 ilde işkenceciler aleyhine dava süreçleri yakın takipte tutulacak.

12 Eylül 1980’de gerçekleşen ve sonrasındaki anayasa süreciyle birlikte bugünkü siyaseti de doğrudan etkileyen askeri darbeye ilişkin dava süreci, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava 2 buçuk yıl ardından 18 Haziran 2014’te sona ermişti. Davada darbe mimarı olmakla suçlanan ve dönemin geride hayatta kalmış komutanları Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkında müebbet hapis cezası ve rütbelerinin sökülmesi kararı çıkmıştı. Türkiye’deki yargılama mevzuatı uyarınca Evren ve Şahinkaya hakkındaki karar temyiz aşamasına, yani Yargıtay’a taşınmıştı. Bu arada dava sürecinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne bağlı Ankara Hastanesi’nde Evren; İstanbul Haydarpaşa Hastanesi’nde ise Şahinkaya tedavi altındaydı. Temyiz gerekçesiyle haklarındaki hükmün kesinleşmediği iddiasıyla ve ileri yaşları nedeniyle her ikisi de söz konusu sağlık kuruluşlarında kalmaya devam etti.

Kenan Evren’in Ankara’da 10 Haziran’da vefat etmesiyle birlikte 7. Cumhurbaşkanı sıfatıyla resmi tören ile defnedilmesi tartışma yaratırken; TBMM’deki mevcut partilerden ve hükümetten 12 Haziran’daki cenazeye katılım olmadı. Evren’in ölümüyle birlikte 12 Eylül Davası’nın tek sanığı olarak Tahsin Şahinkaya geride kalmıştı. Bugün 12 Eylül Davası’nda 2 numaralı sanık olarak yargılanan ve hakkında ömür boyu hapis cezası kararı verilmiş olan Şahinkaya da, GATA’da organ yetmezliği nedeniyle vefat etti.

12 Eylül Davası, Türkiye’de 50 gencin idam edildiği, en az 650 bin vatandaşın gözaltına alındığı ve kesinleşen 171 işkenceden ölüm vakasının olduğu askeri darbe yönetimi dönemiyle ‘hesaplaşmak’ iddiasıyla açılmıştı. Ancak Şahinkaya’nın da ölümüyle birlikte dava, ortada sanık kalmaması nedeniyle düşecek. Yargıtay, dosyayı son sanık da öldüğü gerekçesiyle önümüzdeki günlerde resmen kapatacak.

Ankara’daki mahkemede Orgeneral rütbesi sökülmesi kararı verilmesine karşın temyiz aşaması sonuçlanmadığı için Kenan Evren de olduğu gibi Şahinkaya da emekli komutan statüsündeydi. Şahinkaya’nın, eşi Sema Şahinkaya ve çocukları Sevgi Şahinkaya Kartal ile Serdar Şahinkaya’nın talebine bağlı olarak askeri tören ile uğurlanması söz konusu olacak.

‘Hesaplaşmamızı sürdüreceğiz’

12 Eylül Davası’nın müdahillerinden Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Özer, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Ellerinde halkın kanı olan Şahinkaya’nın ölümünden keder de sevinç de duymayacağımızı söylemek isteriz. Biz her zaman iki emekli orgeneral yargılanmasıyla 12 Eylül’ü yargılanmış olmayacağını savunduk ve savunmaya devam ediyoruz. 12 Eylül’ün arkasında 1650 kişilik kadrosu vardır. Bu dava boşa düşmüş değildir” dedi.

O dönemde işkence uygulamakla suçlanan isimler hakkındaki 57 ildeki davaları da takip ettiklerini kaydeden Özer, “Biz işkenceciler peşindeyiz. Komuta kademesindekiler, idareciler, doktorlar hepsini takipteyiz. Sanıyorlar ki Evren şimdi de Şahinkaya öldü biz kurtulduk hayır kurtulmadılar. Biz darbe düzeni, kurumları ve diğer kişileri de yargılamasını istiyoruz. YÖK gibi kurumlar ortadan kaldırılmalı, anayasa da değişmeli. Biz hesaplaşmamızı sürdüreceğiz. Darbecilerle birlikte sistemin yargılanması için çabalayacağız” diye konuştu.


‘12 Eylül’ün izi Roboski’yi yargılayalım’

Türkiye’de 1980’den bugüne nefret söylemine karşı sorun çözücü adımlar atılmadığını kaydeden HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da, Amerika’nın Sesi’ne, “Türkiye toplumuna onarılmaz yaralar açmışlardır kesinlikle hakkımızı helal etmiyoruz” dedi.

12 Eylül Davası’nın kapanıp kapanmamasından öte o dönemki zihniyet ve kurumlarıyla ruhunun hayatta olmasını sorun gördüğünü söyleyen Paylan, bunun için eşitliği hakim kılacak yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu kaydetti. “Biz bugünden geriye doğru yürüyebiliriz. 12 Eylül’e doğru o zihniyetin ürünü Roboski’den başlayalım, geriye doğru yürüyelim” diyen Paylan, Ermeni meselesinde de Tuzla’daki kampın (Kamp Armen) geri verilmesi sorunun çözümüne de böyle baktığını belirtti.


Şahinkaya kimdi?

12 Eylül Darbesi nedeniyle suçlanan isimlerden Ali Tahsin Şahinkaya, 1925 Merzifon doğumluydu. 1943'da Harp Okulu'nu bitirdikten sonra

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 1965-1969 yılları arasında Tuğgeneral, 1969-1973 yılları arasında Tümgeneral, 1973-1977 yılları arasında Korgeneral, 1977-1983 yılları arasında Orgeneral rütbesiyle görev yaptı. Şahinkaya, 12 Eylül 1980 sonrası diğer darbeci komutanlar gibi Milli Güvenlik Konseyi Üyeliği görevini de yürüttü. 6 Aralık 1983’te emekli oldu.

Tahsinkaya’nın adı 1980’lerde Amerika’dan F-16 uçaklarının alım ihalelerindeki yolsuzluk iddialarına da karışmıştı.

XS
SM
MD
LG