Erişilebilirlik

Avrupa'da Borç Krizi Euro'yu Tehdit Ediyor


Avrupa'da Borç Krizi Euro'yu Tehdit Ediyor

Avrupa'da Borç Krizi Euro'yu Tehdit Ediyor

Avrupa’daki borç krizi, 27 ülkenin üye olduğu Avrupa Birliği’nde Euro para birimini kullanan 16 ülkenin, mali sistemlerini gözden geçirmelerine yol açtı.

İki yıl önce Avrupa, ortak para birimine geçişin 10‘uncu yıldönümünü kutladı. Euro, resmi olarak 1 Ocak 1999’da tedavüle girmiş ancak Avrupa’nın para birimi olarak kullanılmaya başlaması 2002 yılını bulmuştu. Avrupa Para Birliği eski başkanı Mario Monti o günlerde şöyle konuşmuştu:

”Para biriminin güçlü olması bence çok olumlu birşey. Bugünlerde en güçlü para, Euro.”

Euro, kısa sürede dünyanın en önemli para birimlerinden ve tasarruf araçlarından biri haline geldi. Ancak bugün bu para birimini kullanan 16 ülkenin borç krizi içinde olması Euro’yu tehdit ediyor. Global Financial Integrity adlı finans kuruluşundan Dev Kar, şunları söylüyor:

”Euro’nun özünde yatan sorunlar su yüzüne çıktı. Bu sorunlar, ekonomilerin zayıf olduğunu gösteriyor. ”

Avrupa’nın zayıf ekonomileri, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya. Global Financial Integrity kuruluşundan Dev Kar’a göre, farklı ekonomik yapılara ve iş pazarlarına sahip 16 ülkenin sadece para birimiyle bir arada tutulması fikri son derece hatalı.

”Ortak para birimi farklı ekonomileri bir arada tutmaya yetmiyor. Birlik çatırdıyor. Yunanistan’da iş piyasası çok kötü durumda. Yunanistan’ın istediği gibi yönlendireceği kendi bağımsız para birimi olmadığı için ihracat yaparak kurtulması da mümkün değil. Maaşlar yüksek. Sosyal hizmetler çok fazla. Almanlar’ın ihracatıyla rekabet edemiyorlar.”

Euro kullanan ülkeler, istikrarlı bir para biriminden ve düşük faizlerden çok yararlandı. Ancak 16 ayrı mali politikayı birleştiren tek para birimi, Yunanistan örneğinde olduğu gibi, ülkeler aşırı harcama yapınca sorun oldu.

Brookings Enstitüsü’nden Domenico Lombardi’ye göre, tedavüle girmesinden sadece 12 yıl sonra Euro kritik bir dönemece girdi.

”Euro’nun ortak para birimi olarak başarısı, bütün ülkelerin aynı mali tavrı takınmasına, aynı mali disiplin içinde davranmasına bağlıydı. Ancak bu yapılmadı.”

Lombardi, sorunun, zayıf ekonomilerin büyüme oranının düşük olmasından, artan borçlarını ödemek için yeterli kaynakları üretememelerinden kaynaklandığı görüşünde.

”Avrupalılar’ın sosyal hizmetler ve üretim arasında daha sıkı bir bağ kurması gerekiyor. Emeklilere cömert maaşlar ve sosyal hizmetler veremezsiniz çünkü bu hizmetlerden yararlanacak kişilerin üretken ve verimli olmalarını engellemiş olursunuz.”

İktisatçılar, para birimi Euro olan ve merkezi mali yönetim uygulamayan her ülkenin ciddi sorunlar yaşayacağını söylüyor. Lombardi şöyle düşünüyor:

”Bir dönüm noktasında bulunan Avrupalılar ya birleşme için ileriye dönük adımlar atar ya da Avrupa Birliği, dağılma tehlikesiyle yüzyüze gelir.”

Dev Kar da görüşlerini şöyle özetliyor:

”Güven kaybı, Portekiz ve İspanya’da olduğu gibi diğer ülkeleri de etkilerse sadece Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde değil, Avrupa Birliği içinde de bu birliği yürütmenin iyi bir fikir olmadığı duygusu ağır basmaya başlayacak.”

Avrupalı liderler, borç batağına saplanan ülkelere yardım amacıyla ekonomik kurtarma paketi oluşturdu. Ancak uzmanlar, büyük mali taahhütlere daha çok ihtiyaç olduğuna inanıyor.

XS
SM
MD
LG