Erişilebilirlik

Erzurum’da HDP’liler AKP’yi Suçluyor


Erzurum bugün düne göre sakin. Dün feci şekilde dövülen ve yanan araca atılan minibüs şoförü Aydın Taşdiken’in sağlık durumu ciddiyetini koruyor. HDP’liler dünkü saldırılarda polisin ihmali olduğu gerekçesiyle Vali ve Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulundu

Erzurum bugün düne göre sakin. Dün feci şekilde dövülen ve yanan araca atılan minibüs şoförü Aydın Taşdiken’in sağlık durumu ciddiyetini koruyor. HDP’liler dünkü saldırılarda polisin ihmali olduğu gerekçesiyle Vali ve Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulundu. Eski İçişleri Bakanı ve AKP adayı Efkan Ala da suçlanıyor.

Erzurum’da HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mitingi öncesi sırası ve sonrasında yaşanan provokatif saldırıların en büyük mağduru 40 yaşındaki bir minibüs şoförü oldu. Tekman’dan 18 kişiyi İstasyon Meydanı’na bıraktıktan sonra sanayi sitesi girişinde uğradığı taşlı saldırı sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetti. Aydın Taşkesen, daha sonra feci şekilde dövüldü.

Hastanede Taşkesen’i ziyaret eden HDP Erzurum milletvekili adayı Seher Akçınar Bayar, Erzurum Bölge Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören yaralının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu söyledi.

Feci şekilde dövülen ve yanan araca atılan Bayar’ın durumu ciddiyetini koruyor

Bayar, ‘vücudunda yanıklar var. Şu anda yanık merkezinde müşahede altında. Başında çatlak, kolunda kırıklar var. Ölüm riski devam ediyor’ dedi.

Hastanedeki odasında perdenin açılmasıyla gördüğümüz Taşkesen’in başındaki sargılar durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Kardeşi Ahmet Taşkesen, sekiz çocuk babası minibüs şoförünün polisin ihmali sonucu bu duruma geldiği iddiasında:

‘Kardeşim araçtan çıktığında etraftaki polisler müdahale etmeyince 30-40 kişi saldırıyor. Dövdükten sonra da yanan aracın içine atıyorlar. Önce bir hanım sonra da bir polis araçtan çıkarıyor. Ama polis yardım ederken bile küfrediyor.’

Yakınları hastanenin yanık merkezi ünitesinde bekleyişlerini sürdürüyor. HDP’liler dünkü saldırılar sonucu 17 parti sempatizanın çeşitli yaralar aldığını söylüyor. Hastane önünde konuştuğumuz Mehmet Aslan, ‘ bunlar nasıl Müslüman anlamak mümkün değil. Kadınlara, analarımıza bile saldırdılar. Bu olur mu? Bir tek mesele vardır Türkiye’de. Kürt ayrı diğerleri ayrı.’

Kürtlerin yaşadığı Mahallebaşı’nda gerginlik sürüyor

Kürtler, Erzurum’da genelde Mahallebaşı adı verilen gecekondu semti ve civarında yaşıyor. HDP’nin inşaat halindeki bir binada açtığı il merkezi de bu mahallede yer alıyor. Dün İstasyon Meydanı’ndaki saldırıların ardından mahalleye dönen bazı partililerin burada bulunan ancak hiçbir zaman aktif hale gelmeyen seçim irtibat bürosunun camlarını kırmasının ardından emniyet güçleri mahalleye geldi.

Murat Girgin, ‘polis bizi miting alanınından çıkışımızda dağa sürdü. Araba yolu yoktu. Ben rayların üzerinden geldim. Ve her taraftan taşlanıyorduk. Mahalleye geldiğimizde burası savaş alanı gibiydi. Altı TOMA’dan sıkılan su, atılan biber gazlarıyla nefes alamaz hale geldik. Parti binasının içerisine bile attılar. Tam bir vahşet yaşadık’ diyor.

Çarşaflı bir kadın da gazeteci olduğumuzu görünce yolumuzu kesiyor. Öfkeden neredeyse nefes almadan konuşuyor, ‘ bugüne kadar AKP’ye vermiştik. Ama artık yok. Biz insan değil miyiz? Burada çoluk çocuk mahvolduk. Yazıklar olsun’ diyor.

‘Türk bayrağı bizim de bayrağımız’

Taksi şoförü Sefer Taha ise kendilerine sürekli bayrak gösterilmesine tepki duyuyor:

‘Bu bayrak bir tek onların bayrağı mıdır? Bizim üzerimize bayraklarla yürüyor, bizi bayraksızlaştırıyorlar. Biz de bu ülke için savaştık. Biz bu ülkenin çocuğu değil miyiz? Neden saldırıyorlar bize? HDP bu ülkenin partisi değil mi? Burada miting yapamaz mı? CHP, Saadet, AKP, MHP yapıyor biz neden yapamayalım? Sürekli haksızlığa uğruyoruz. Yeter artık’ sözleriyle tepkisini dile getiriyor.

Erzurum’da Kürtler dertli. Esnaf, Mahallebaşı’na hapsedildiklerini dükkanlarına bir çivi bile çaktırılmadığını söylüyor.

Olayların ertesi günü HDP İl yetkilileri ve milletvekili adayları partide bir basın toplantısı düzenleyip miting günü yaşanan saldırıların polisin ihmali yüzünden geldiğini savundu. HDP, Erzurum Valiliği ve Erzurum Emniyet Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulundu.

HDP’liler dünkü saldırılardan Efkan Ala’yı sorumlu tutuyor

MHP İl yetkilileri saldırıların kendileriyle ilgisi olmadığını açıkladı. AKP’den ise bu konuda henüz bir açıklama gelmiş değil. Peki bu saldırıların arkasında kim var?

Amerika’nın Sesi’ne konuşan HDP Erzurum milletvekili adaylarından Kamil Aydın, dünkü provokasyonun arkasında Erzurum’un ilçeleri ve merkezinden toplanan milliyetçilik kisvesi altında AKP’nin elemanları olduğunu savunuyor.

‘Ben MHP’lilerin bu işin arkasında olduğu görüşünde değilim. Seçim iklimine girdiğimizden beri Erzurum’da çok saldırılarla karşılaştık. Araştırdığımızda bu saldırıların arkasında MHP’nin ve ülkücü tabanını olmadığını gördük. Belki dünkü saldırılarda milliyetçilik duygusuyla hareket edenler olabilir. Çok büyük oranda işin tezgahlanması ve oluşumuna baktığımızda AKP’nin ve Efkan Ala’nın tezgahı olduğunu düşünüyoruz. Bize yönelik bütün provokatif saldırıların arkasında AKP var’

Aydın, Efkan Ala’nın partisinin Erzurum’da oy kaybı yaşayacağı için çeşitli yönlendirmeler içinde olduğu iddiasını dile getiriyor.

Bir başka HDP adayı Seher Akçınar Bayar ise olayların ardından bir gün geçmesine rağmen hiçbir siyasi parti yetkilisinin kendilerine ‘geçmiş olsun’ telefonu açmamasından şikayetçi.

Bayar, ‘ben ve diğer HDP yetkilileri örneğin CHP’lileri aradık. Ama bize saldırı yapılınca kimse bize geçmiş olun demedi. Dün yaşadığımız bu büyük vahşete tepkisiz kalmak çok yanlış’ dedi.

Erzurum, olaylardan bir gün sonra bile gergin. Polis, herhangi bir saldırı ihtimaline karşı Kürtlerin yoğun yaşadığı Mahallebaşı’na merkezden gelen yolun önünde güvenlik önlemleri almış durumda.

Seçim sonuçları gerilimi arttırabilir

27 yıldır Erzurum’da yaşayan Muş Bulanık doğumlu Yaşar Kabul, asıl sıkıntının 7 Haziran Seçimleri sonrasında yaşanmasından tedirginlik duyuyor.

‘Hile uygulanır ve HDP barajı aşmazsa ülkede daha büyük bir kaos çıkabilir. Bugüne kadar aldığım tehditler daha da büyük diye korkuyorum. Zaten burada abluka altındayız. Şafi olduğum için namaz kırarken camide bile saldırıya uğradım. Bundan sonra Kürtlere psikolojik baskı ve şiddet uygulanabilir. Biz barış istiyoruz ama saldırılar da sabrımızı taşırıyor. Yalnız Kürtler değil herkes bu taşın altına barış için elini koysun‘

XS
SM
MD
LG