Erişilebilirlik

Ermeniler Almanya’nın Kararına Nasıl Bakıyor?


Asıl adı Abdürrahim Zoraslan olsa da çevresi onu Armen Demirciyan olarak tanıyor. O da bu ismi tercih ediyor. Emekli bir işçi olan Demirciyan, şimdilerde bir kitapçıda çalışıyor.

Demirciyan’ın babası Abdullah Zoraslan ya da vaftiz adıyla Habok Demirciyan, 1915’teki Ermeni tehcirinden Müslüman bir ailenin yardımıyla kurtulmuş. Tehcir’e kadar Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşayan sıradan bir Ermeni aile olan Demirciyanlar’ın hayatı, tehcirle alt üst olmuş. Sayılarının kaç olduğu hala bilinmeyen aile üyeleri, diğer Ermeniler gibi, başka bir yere sürülmek üzere kafileler halinde yola çıkarılmışlar. Bu olay hala bölgede yaşayan Kürtler arasında ‘Dema Kefle- Kafile Zamanı’ olarak anılıyor. 4 yaşındaki Habok da bu kafilelerden birinin içindeymiş. Ancak komşuları olan Müslüman aile, küçük Habok’u gizlice kaçırarak aylarca saklamış. Habok, ortalık yatışınca insanların arasına karışmış. Müslüman olarak Abdullah adını alan Habok, kendisini kurtaran ailenin kızıyla evlendirilmiş. Habok ya da Abdullah’ın en küçük oğlu olan Armen, babasının tehcir günleriyle ilgili hiç konuşmadığını söylüyor. Dedesi, babaannesi ve iki amcasının öldürüldüğünü öğrenen Armen, diğer yakınlarını da araştırıyor.

Dört kardeşiyle birlikte yıllarca Müslüman olarak yaşamını sürdüren Armen, 20’li yaşlarına geldiğinde Ermeni olduğunu öğrenmiş. Ermeni olduğunu öğrenince şaşıran Armen, “Kendimi Kürt zannediyordum bu Ermeni’lik nereden çıktı diye düşündüm. Bu nedenle şaşırdım. Akrabalarımı aramaya başladım ve bazılarını İstanbul’da, bazılarını da New York’ta ve Hollanda’da buldum. Hala görüşüyoruz, gelip gidiyorlar,” dedi.

Ermeni olduğunu öğrenince yaşamını değişen Armen önceki yıllarda Ermenice öğrenmiş. Armen, Almanya’nın “Ermeni Soykırımı” ile ilgili yasayı kabul etmekte geç kaldığını belirterek, “İyidir, güzeldir ama bana soracak olursan çok geç kaldılar. Bunun daha erken olması lazımdı. Çünkü Almanya da Osmanlı’nın ortağıdır. Bu işi birlikte yaptılar. Ama yine de iyidir sevindim, en azından geçmişiyle yüzleşiyor. Belki ilerisi için, Türkiye için de iyi olur” dedi.

Tehcirden kurtulanlardan birinin torunu da emekli öğretmen Hadi Gümüş. Ailenin kökenleri Adıyaman’ın Gerger ilçesine kadar uzanıyor. Gümüş, Ermeni olan dedesinin adının Bedros olduğunu öğrenmiş. Dedesi ve iki kardeşi, bir ağacın üzerinde günlerce saklanarak kurtulmuş. Kardeşlerden biri yaşadığı travma nedeniyle akli dengesini yitirmiş. Gümüş de Ermeni kökenli olduğunu tesadüfen öğrenmiş. Gümüş Almanya’nın da suç ortaklığını yasada belirtmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, “Alman generaller de bu işi yürütüyordu. Ama bugün onların ikrar etmesi çok güzel bir olaydır. Hatta ben şimdiye kadar Almanya’yı, Jön Türklerle, İttihat ve Terakki hükümetiyle suç ortağı olarak görüyordum. Bunun olması beni biraz şaşırttı. Niye şaşırttı, çünkü bunlar suç ortağıdır. Suç ortaklığı da dünyada en sağlam ortaklıktır. Almanya’nın bu suç ortaklığını bozma pahasına böyle bir karar alarak kendini Ermeni ve dünya emekçi halkları nezdinde bir nevi akladığı kanaatindeyim. Yerinde bir karardır ve diğer ülkelere örnek olacağını sanıyorum,” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG