Erişilebilirlik

Erdoğan’a Eleştiri Dolu ‘Açık Mektup’


Aralarında Amerikalı dış politika uzmanları, eski yetkililer ve büyükelçilerin bulunduğu bir grup, Washington’da resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açık bir mektup yayınlayarak Türk hükümetinin politikalarını eleştirdi.

Washington merkezli Partilerüstü Politikalar Merkezi’nin öncülük ettiği mektupta Erdoğan’ın Amerika ziyaretiyle birlikte Türkiye’de “muhalefetin susturulmasıyla ilgili endişelere” yer verildi, Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi için “bu sıkıntılı konulara eğilme” çağrısı yapıldı.

Mektup yayınlanmadan önce ilk olarak Cumhuriyet gazetesi tarafından duyurulmuştu.

Mektupta başta Amerika’nın eski Ankara büyükelçileri Morton Abramowitz ve Eric Edelman’ın da bulunduğu 48 kişinin imzası var. Çoğunun eski Başkan George W. Bush döneminde Irak ve terörle mücadele politikalarında etkili olan yeni muhafazakar (Neocon) ekipten olduğu göze çarpan imzacılar listesinde ABD’nin Irak’taki eski yöneticisi Paul Bremer, eski Savunma Bakan yardımcıları Douglas Feith ve Paul Wolfowitz, Connecticut eyaleti Bağımsız Senatörü Joseph Lieberman, ABD’nin en son Suriye büyükelçiliğini yapan Robert Ford, ABD başkanlarına Ortadoğu temsilciliği ve Güney Asya-Basra Körfezi danışmanlığı görevlerinde bulunmuş emekli Büyükelçi Dennis Ross, Amerikan Enterprise Enstitüsü uzmanı Michael Rubin ve Cumhuriyet Halk Partisi eski Bursa milletvekili ve halen Demokrasilerin Savunulması Vakfı’nda uzman olarak görev yapan Aykan Erdemir de bulunuyor.

Mektupta şu ifadelere yer veriliyor:

"Sayın Cumhurbașkanı Erdoğan,

Vaşington’a hoşgeldiniz. Ziyaretiniz Türk Amerikan ilişkileri açısından kritik bir anda gerçekleşiyor.

Geçtiğimiz son on yılda ABD’deki birçok Türk dostu, ülkenizin enerji dolu ve istikrarlı bir demokrasi olma potansiyeli ve de ABD’nin giderek güçlenen yetenekli bir müttefiği olma konusunda iyimserlerdi. Ülkenizin milyonlarca mülteciye gösterdiği misafirperverlik, Türkiye’nin bölgesel ve küresel çapta oynayabileceği yararlı rolün bir göstergesiydi. Ancak Tükiye’deki son gelişmeler son derece endişe verici. Bugün ABD’deki birçok Türk dostunun bu endişelerini dile getirmek istiyoruz.

Geçtiğimiz son bir yılda size hakaret ettiği gerekçesiyle binden fazla kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Hükümetinizin teröre karşı kullandığı yöntemleri eleştiren yüzlerce akademisyen hakkında soruşturma açıldı, bazı akademisyenler görevlerinden uzaklaştırıldı. Geçen yıl sizin eski partiniz olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyesi liderliğinde bir çete, muhalif Hürriyet Gazetesi’ne saldırı düzenledi ve gazeteye ait binayı yaktı. Tanınmış bir köşe yazarı evinin önünde bir grup saldırgan tarafından dövüldü ve Cumhuriyet Gazetesi’nin iki yayın yönetmeni göz altına alındı. Son olarak hükümetiniz bir baskın düzenleyerek Zaman Gazetesi’ne el koydu. Avrupa Birliği ve ABD Türkiye’deki özgür medyanın geleceği konusunda endişe duymakta haklı değiller mi?

İfade ve medya özgürlüğünün erozyonunun yanı sıra, kişisel gücünüzü arttırmak için Anayasa’yı değiştirip başkanlık sistemini kurma amacında olduğunuzu görüyoruz. Türkiye’nin bütün muhalefet partileri başkanlık sisteminin kurulmasına karşılar ve kamuoyu yoklamaları Türk halkının çoğunluğunun da buna karşı olduğunu gösteriyor.

Partinizin üyeleri bile iktidarın tamamiyle sizin elinizde toplanmasına yönelik çekincelerini dile getirdiler. Başkanlık sisteminin getirilmesi eğer ülkeyi bölme riskini taşıyorsa bu konuda ısrar etmenize değer mi?

Son yıllarda gerçekleşen müzakerelerin ardından ve tüm Türk vatandaşlarına eşit haklar tanıma vaatlerine rağmen, Türkiye’nin PKK (Kürdistan İşçi Partisi) ile olan savaşı geçen yaz yeniden başladı. Şu anda hükümetinizin bu savaşı, siyasi çözümü reddeden bir şekilde sürdürdüğü görülüyor. ABD, PKK terörizmi ile olan savaşında Türkiye’ye her zaman destek ve yardımcı olmuştur. Ancak Türkiye’deki birçok kişi, sınırlarınızda ciddi çatışmaların ve ağır tehditlerin arttığı şu zamanda, izlediğiniz yöntemlerin bölgedeki istikrarsızlığı şiddetlendireceği yönündeki endişelerini dile getirdiler. Bu çatışmayı Türkiye’yi bir iç savaşa sürüklemeden nasıl çözüme kavuşturmayı düşünüyorsunuz?

PKK ile olan mücadelenizin bir parçası olarak, söyledikleri sözlerden dolayı terörist olduğuna inandığınız avukat, akademisyen ve gazetecileri de kapsayan daha geniş bir terörizm kavramı için çağrıda bulundunuz. Bu yaklaşımınıza örnek olarak HDP (Halkların Demokratik Partisi) üyelerinin “Anayasa suçu” işledikleri yolundaki açıklamanızı gösterebiliriz. Hatta HDP milletvekillerini yargılamak amacıyla dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istiyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda belirtildiği üzere Türkiye “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” HDP’nin sözleri ne açıdan Anayasa’ya aykırı? Bu yaklaşımınız hukuk devletine aykırılık teşkil etmiyor mu? Bu yaklaşımınızın Türkiye’deki yeni kuşak Kürt gençlerini daha da radikalleştirip PKK’nın kucağına iteceğini düşünmüyor musunuz?

Umuyoruz ki ziyaretinizi fırsat bilerek bu rahatsız edici konulara değinir ve bu süreçte Türk-Amerikan ilişkilerini güçlendirmek için katkıda bulunursunuz.

Saygılarımızla”

XS
SM
MD
LG