Erişilebilirlik

5 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basını, dün akşam başkan yardımcısı adayları arasında yapılan tartışma programına geniş yer ayırıyor. Baş sayfasında tartışma programından bir fotoğraf paylaşan New York Times, Demokrat Parti başkan yardımcısı adayı Virginia Senatörü Tim Kaine ve Cumhuriyetçi Partili rakibi Indiana Valisi Mike Pence’in program boyunca ciddi bir hata yapmadığını yazıyor. Habere göre genellikle sakin mizacıyla dikkat çeken Tim Kaine, tartışma boyunca hararetli tavırlarıyla öne çıktı. Mike Pence ise başkan adayı Donald Trump’ın aksine daha ihtiyatlı bir tarz ortaya koydu. Kaine’in Pence’in sözünü sık sık kestiği görülen tartışma, iç ve dış siyasete odaklandı. Ekonomi, göçmenlik, kürtaj, azınlıklar, Trump’ın vergi beyannamesi ve kadınlar hakkındaki görüşlerinin yarattığı tartışmalar, program boyunca hararetli anlar yaşanmasına neden oldu. Başkan yardımcısı adayları arasında yapılan tartışma programlarının genellikle başkan adaylarını savunmaya odaklandığını belirten New York Times, dün işi zor olan tarafın, Mike Pence olduğu yorumunu yapıyor. Bunun nedeni, Pence’in, geçen hafta Demokrat Partili rakibi karşısında beklenen performansı gösteremeyen Donald Trump’ı sürekli “aklamak” zorunda kalması.

New York Times bugün ayrıca Rusya’nın Suriye’de oynadığı rolle ilgili bir habere yer vermiş. Haberde Barack Obama’nın başkanlık koltuğunda son günlerini geçirmesini avantaj haline getirmeyi amaçlayan Rusya’nın, Beşar Esat’ın Suriye’deki iktidarını güçlendirmeye, Esat’ın Suriye’de elinde tuttuğu toprakları genişletmeye ve yeni seçilecek Amerikan başkanının Suriye krizine ilişkin çözüm önerilerini daraltmaya çalıştığı yazılı. Gazeteye göre Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin, Ekim ayı ve yeni başkanın yemin ederek göreve başlayacağı Ocak 2017 arasındaki dört ayı “mükemmel bir fırsat” olarak görüyor. Bunun nedeni, Obama’nın giderayak Suriye krizine müdahale etme ihtimalinin çok az, yeni seçilen başkanınsa henüz resmi olarak göreve başlamamış olması. Rusya’nın amacının Suriye ordusunun Halep’i almasına yardım etmek olduğunu belirten New York Times, Rusya’nın bu şekilde Suriye’nin geleceğine ilişkin müzakerelere çok daha güçlü kozlarla oturmayı planladığı yorumu yapıyor. Suriye’ye müdahale ederek on yıllar sonra Rusya’nın Ortadoğu’da ilk kez kendine önemli bir yer edildiğini belirten gazete, Kremlin’in gövde gösterisi yaptığı yorumunda da bulunuyor.

Washington Post’un bugünkü ana sayfasında ise başkan yardımcısı adayları Tim Kaine ve Mike Pence arasındaki tartışma programına ilişkin ayrıntılı haberin yanı sıra, IŞİD’in Suriye’de toprak kaybetmeye başlamasıyla ülkelerine dönmeye başlayan yabancı militanları konu alan bir haber var. Haberde IŞİD için savaşmaya Suriye’ye giden Gana asıllı 28 yaşındaki Alman vatandaşı Harry Sarfo’nun yaşadığı hayal kırıklığı ve pişmanlıktan sonra Almanya’ya döndüğü ve IŞİD aleyhine yetkililerle işbirliği yapmaya hazır olduğu bildiriliyor. Ancak habere göre şiddet eylemlerine karışmayı reddettiğini iddia eden Sarfo’nun, son yayınlanan video görüntülerinde çok daha farklı bir tablo çizdiği görülüyor. Bremen’de tutuklu bulunan Sarfo, görüntülerde rehineleri idama hazırlıyor, hatta rehinelerden birinin kafasına kurşun sıkıyor, IŞİD sloganları atıyor. Washington Post’a göre bu video görüntüleri, Avrupa ülkelerinin Ortadoğu’ya savaşmaya giden yüzlerce vatandaşı hakkında çok az bilgiye sahip olduğunun bir göstergesi. Suriye ve Irak’a IŞİD adına savaşmaya giden Alman vatandaşı sayısının 870 olduğu ve bunların en az üçte birinin Almanya’ya geri döndüğü sanılıyor. Eski IŞİD militanı Harry Sarfo’yla ilgili en çarpıcı ayrıntılardan biri ise Sarfo’nun Suriye’den kaçtıktan sonra Türkiye’ye gelmesi, İzmir’deki Alman Konsolosluğu’na başvurarak Almanya tarafından el konulan pasaportunun çalındığını bildirmesi ve başka bir isimle Bremen’e uçak bileti alması. Washington Post’a göre Alman yetkililer, Sarfo’nun Bremen uçağına binmesinden Türkiye’deki güvenlik açığını sorumlu tutuyor.

Bugünkü son haberimiz Boston Globe’dan. Gazete, Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump’ın bundan neredeyse 30 yıl önce aldığı bazı yanlış kararların hala peşini bırakmadığını yazıyor. Gazete, ana sayfasında Trump’ın 1988 yılında Boston Safe Deposit adlı bankadan aldığı 29 milyon dolarlık krediyle Suudi Arabistanlı bir silah tüccarından satın aldığı ve The Trump Princess adını verdiği yatın bir fotoğrafını da paylaşmış. Gazete ayrıca bankanın, Florida eyaletinin Palm Beach kentindeki ünlü Mar-a-Lago malikanesi için Trump’a 12 milyon dolarlık kredi verdiğini hatırlatıyor. Boston Globe’a göre 1990’lı yıllarda işleri kötüye gitmeye başlayan ve merkezi Boston’da bulunan bankaya borcunu ödeyemeyen Trump’ın 1995 yılında doldurduğu vergi beyannamesinde 916 milyon dolarlık kayıp göstermesi, hep 1980’lerde yaptığı aşırı harcamalara ve iş hayatında aldığı kötü kararlara dayanıyor.

XS
SM
MD
LG