Erişilebilirlik

Yeni bir araştırmaya göre, dünyadaki milyonlarca çocuğun sağlıklı gelişimi için hayati önem taşıyan alanlardaki olanaklar, hükümetlerin yetersiz politikaları yüzünden sınırlı kalıyor. Amerika’nın Sesi’nden Jennifer Lazuta, araştırmacıların bu durumun özellikle, yapılabileceklerle yapılanlar arasında büyük bir uçurum olan Afrika için geçerli olduğunu söylediklerinin altını çiziyor.

Küresel sosyal ve ekonomik politikaları inceleyen ve merkezi California’da bulunan Dünya Politika Araştırma Merkezi, geçtiğimiz günlerde yeni bir rapor yayınladı. Rapora göre, dünyadaki birçok ülkede çocukların yaşamını iyileştirme konusunda önemli ilerleme sağlanmakla birlikte bu ilerleme yeterli değil.

Merkezin kurucu direktörü Jody Heymann, raporu hazırlayan ekibin lideri. Heymann ve ekibi, 193 ülkenin verilerini yedi yılda incelemiş.

Heymann, birçok ülkenin çocuk sağlığı ve refahı alanında ilerleme kaydettiğini, ancak artık hedefin çocuğun sadece hayatta kalmasını değil, başarılı bir bireye dönüşmesini sağlamak olduğunu söylüyor: “Çocuğun hayatta kalmasını sağlamak şüphesiz en temel hedef. Ancak bizim yaşadığımız toplumlarda, bu hedef tatmin edici değil. Bana göre makul hedef, her çocuğa sağlıklı gelişim ve devamında da üretken ve başarılı bir yetişkinlik dönemi için eşit şans tanımak olmalı.”

Heymann’a göre, bu hedefe ulaşmak, düşük maliyetli ve kaliteli bir eğitim sağlamayı, çocuk işçilerle ilgili yasalar uygulamayı, ebeveynlere çocuklarının ihtiyaçlarını karşılama zorunluluğu getirmeyi ve özellikle kız çocukları ve engelli çocuklara eşit hak ve fırsatlar sunmayı gerektiriyor.

Bu adımları gerçekleştirmek, hükümet politikalarıyla mümkün. Heymann örnek olarak eğitimi gösteriyor.

Heymann, “Milenyum Gelişim Hedefleri projesiyle, ilköğretim konusunda inanılmaz ilerleme sağladık. Şu anda ilkokul için harç ücreti isteyen sadece sekiz ülke kaldı. Dünyanın geri kalanında, ister zengin ister fakir bir aileye sahip olsun, bütün çocuklar, parasız olan ilköğretime katılma imkanına sahip,” diyor.

Heymann aynı hedefin ortaöğretim için de gerçekleşmesi gerektiğini söylüyor.

Örneğin Afrika’nın güneyindeki ülkelerin yüzde 60’tan fazlasında ortaöğretim hala paralı. Dolayısıyla birçok yoksul öğrenci, ilköğretim sonrası okulu bırakmak zorunda kalıyor.

Bu tip girişimleri hayata geçirmek kolay değil. Özellikle de, hükümetlerin orantısız siyasi ve mali sorunlarla mücadele ettiği gelişmekte olan ülkelerde.

Afrika Birliği’nin Sosyal Refah Birimi Başkanı John Strydom, bu zorlukların bilincinde, ancak hükümetlerin çocuk hakları ve refahıyla ilgili eylem planlarına uymalarının önünde engel olmadığını düşünüyor: “Bu kıtada çocukların ihmal edilmesi için bir mazeret yok. Düşük gelirli bazı ülkelerde durum iyi. Demek ki para, çocukların arka plana atılması için bir neden teşkil etmiyor. Bu ülkeler, yasalara uyuyor çünkü sonuçta Afrika Birliği’ne rapor vermek zorundalar. Eğer çocuk gelişimini destekleyen bir bütçe uygulamazlarsa, birliğe karşı zor duruma düşeceklerini biliyorlar.”

Heymann, finansmanın zor olduğu durumlarda, hükümetlerin maliyeti olmayan başka politikalara başvurabileceğini söylüyor: “Çocuk yaşta evlilik buna bir örnek. Çocuk yaşta evlilik, kızların eğitime devam etmeleri önünde büyük bir engel. Bu durum, kız çocuklarının sağlığını tehlikeye atıyor. Ayrıca kızların erken hamile kalmaları da hem kendi hayatları hem de çocuklarının hayatı için tehlikeli.”

Heymann, verileri incelediklerinde, evlilik için yaş sınırlaması uygulayan ülkelerde, çocuk refahı konusunda sadece birkaç yıl içinde çok büyük ilerleme gördüklerini söylüyor.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG