Erişilebilirlik

Edirne'de 'Avrupa'yı Bekleyen' Sığınmacılar


Yunanistan sınırına yürüyen mülteciler Edirne'de öğle yemeği molası verirken.

Yunanistan sınırına yürüyen mülteciler Edirne'de öğle yemeği molası verirken.

Türkiye ile Avrupa arasındaki kara sınırını aşmak için Edirne’ye ulaşmış sığınmacı topluluğunu yerinde gözlemleyen isimlerden NTV Muhabiri Can Ertuna, Amerika’nın Sesi’ne yaşanan sığınmacı kriziyle ilgili izlenimlerini aktarırken “Tek kelimeyle özetlemek gerekirse büyük bir çözümsüzlüğe tanıklık ediyoruz,” dedi.

Türkiye bugünlerde uzun bir yürüyüşe ve bekleyişe dolayısıyla son yıllarda yaşadığı sığınmacılar sorununda yeni bir drama ev sahipliği yapıyor. Sosyal medya aracılığıyla özellikle de Facebook üzerinden topluca hareket etmek üzere örgütlenen yüzlerce Suriyeli sığınmacı, Türkiye’nin Avrupa sınırındaki Edirne iline ulaştı. Öncesinde İstanbul’a farklı illerden seyahat eden ve buradaki Esenler Otogarı’ndan otobüsler ile sınıra gitmek isteyen Suriyeliler’e, kolluk güçlerince izin verilmemişti. Bunun üzerine de Suriyeliler, İstanbul’dan Edirne’ye otoyol üzerinden gruplar halinde yürüyüşe geçmişti.

Türkiye’nin batısındaki süreci ve o yürüyüşü izleyen gazetecilerden NTV muhabiri Can Ertuna, şu anda görevli bulunduğu Edirne’den izlenimlerini Amerika’nın Sesi ile paylaştı. Büyük bir çözümsüzlüğe tanıklık ettiklerini kaydeden Ertuna, “Çözümsüzlük kökenleri elbette dört yılı aşkın süredir devam eden Suriye’de savaş ile başlıyor. Artık iç savaş olmaktan da öte uluslararası ve bölge politikalarıyla şekillenen kirli bir savaş. Her aşamasında çözümsüzlük barındıran bir problem” tespitini iletti. Bu savaş nedeniyle sayıları artık milyonlarla ölçülen evlerini, ülkelerini terk etmek zorunda kalmış insanlar olduğunu belirten Ertuna, “Şimdi bu insanlar geleceklerini belirleyememe, köşeye sıkışma nedeniyle harekete geçmişler. Konuştuğumuzda aralarında Türkiye’de uzun süredir barınmış Suriyeliler olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin her yerleşim yerinden, Kilis, Gaziantep’teki kamplardan veya kenar mahallelerinden gelmişler,” dedi.

‘Boğulmak istemiyoruz diyorlar’

Edirne Valiliği’nce verilen bilgiye göre bugün itibariyle il sınırlarında 1700 Suriyeli sığınmacı olduğunu aktaran Ertuna, neden Edirne’ye yönelim olduğunu şöyle açıkladı:

“Türkiye’den daha iyi bir gelecek elde edebilecekleri düşündükleri için Avrupa Birliği’ne gitmek istiyorlar. Özellikle 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin Ege kıyılarına vuran cansız bedeni adeta mülteci sorunu simgesi haline gelmiş, karar verici mekanizmalarda baskı yaratmış, daha açık politika izlenebileceği işaretleri gelmiş iken Ege kıyılarından Bodrum, Ayvalık’tan derme çatma teknelerle hareket edenler artık kara sınırına yönelmiş görünüyor. Konuştuğumuz sığınmacılar, ‘Bu kez denizden gitmek istemiyoruz, çocuklarımızı Aylan gibi kaybetmek istemiyoruz, boğulmak istemiyoruz. Bu yüzden de kara yolunu seçiyoruz’ diyorlar.”

Bu arada Türkiye’nin ulus olarak ve kendisi de gazeteci olarak ilk kez bir başka drama daha tanıklık edildiğini de vurgulayan Ertuna, İstanbul-Esenler’den Edirne’ye 250 kilometrelik güzergahta her yaştan sığınmacının yürüdüğünü anımsattı. Şu anda ise Edirne girişinde ve yer yer de kentin içerisinde geçici kamplar oluştuğunu kaydetti.

Tüm dünyada sığınmacı sorunuyla ilgili hassasiyet oluşmuş bir dönemden geçildiğini belirten Ertuna, bu aşamada Edirne’de kolluk güçleri tarafından sığınmacılara yönelik herhangi bir müdahalede bulunulmadığını söyledi. Resmi makamlarca Edirne’deki sığınmacıları “zor kullanarak dağıtmama” yaklaşımı izleneceği açıklaması yapıldığını hatırlatan Ertuna, yüzlerce basın mensubu önünde böylesi bir müdahale beklenmediğini ve en azından bir süre daha kentteki sığınmacı varlığına hoşgörü gösterileceğini düşündüğünü ifade etti.

Edirne’de direnç savaşı

Edirne’deki mevcut tabloyu, “Karşılıklı direnç ve sinir savaşı” olarak özetleyen Ertuna, Suriyeliler’in artık dört yıllık savaş nedeniyle geri dönmeme kararı verdiğini vurguladı. Türkiye’nin ise Edirne’de sığınmacıları sınıra yaklaştırmamak niyetinde olduğunu belirten Ertuna, sığınmacılar sınıra gitse dahi Yunan makamlarınca kapıların açılmasını da beklemediklerini ve Yunan tarafında da önlemlerin arttırıldığı bilgisi geldiğini anlattı.

“Suriyeliler, sınırı geçemeseler dahi o dikenli teller önünde sesimizi Avrupa’ya duyurmaya çalışacağız diyorlar” diyen Ertuna, Türkiye’nin Batı’ya örnek olma açıklamalarıyla çelişecek herhangi bir kolluk gücü müdahalesinde bulunmayacağı görüşünde. Ertuna, Türkiye’nin ayrıca Edirne’de olan sığınmacılara sınıra yürüme izni vermesi noktasında, ağırlıklı olarak güney illerindeki 2 milyonu aşkın sığınmacıları harekete geçirme endişesi taşıdığını da söyledi.

Edirne’deki durum çözüme kavuşmadığı takdirde ise sığınmacılardan aldığı izlenim itibariyle yine yeniden Ege Denizi’nden Avrupa’ya geçiş çabası başlayacağını da belirten Ertuna, Edirne’deki yerel halkın Suriyeliler’e yaklaşımını değerlendirirken ise, henüz gerilim atmosferi olmadığını anlattı.

Bu arada Uluslararası Af Örgütü, Dur De gibi sivil toplum örgütlenmeleri de Edirne’deki tabloya yakın takibe aldı. Ancak Türkiye’nin yasal prosedür açısından Avrupa sınırını serbest geçişe açması gibi bir durum söz konusu değil. Özellikle de Avrupa Birliği ile serbest dolaşım aşamasına gelmek için kendi sınırlarını kontrol altında tutma sözünü Ankara’da imzalanan anlaşma ile resmileştirmiş durumdaki Türkiye’nin, Edirne’de sayıları gün geçtikçe artma ihtimali olan sığınmacılar konusunda nasıl bir çözüm üreteceği ise merak konusu.

XS
SM
MD
LG