Erişilebilirlik

Dündar ve Gül Tutuksuz Yargılanacak


AMERİKA'NIN SESİ - MİT TIR’larıyla ilgili haber nedeniyle haklarında casusluk davası açılan Can Dündar ve Erdem Gül, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. 25 Mart’taki duruşma milletvekillerinin duruşma salonundan çıkmayı reddetmesi üzerine bugüne ertelenmişti. Mahkeme Dündar ve Gül'ün tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

Duruşma öncesi basın açıklaması yapan Can Dündar, “Bu iktidar bu davayı gizlemeye çalışıyor. Çünkü bir suçüstü durumu var. Dünya önünde yakalanan bir iktidar var. Bugün de mahkeme huzurunda yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Kapalı duruşmada kamuoyunun gözünden bu duruşmayı gizlemek istiyorlar. Bu artık bizim duruşmamız değil. Bu basın özgürlüğü olacak mı? Bunun duruşması olacak,” dedi.

İzleyiciler duruşma salonuna alınmadı

Duruşmanın yapıldığı 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu koridor, gazeteciler, milletvekilleri ve gazetecilere destek vermek isteyen yurttaşlarla hınca hınç doluydu. İlk duruşmayı izlemek üzere geldikleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisini çeken konsoloslardan hiçbiri bu kez Adliye Sarayı’na gelmedi. İlk duruşmada bulunduktan sonra Dışişleri’ne çağrılan Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Martin Erdmann diplomasi muhabirleriyle yaptığı sohbet toplantısında bu durumu mahkeme kararıyla izah etti.

Erdmann, “Dündar-Gül davasını gizlilik kararı nedeniyle medyadan takip etmeye devam edeceğiz. Kurallara uygun hareket ettim, duruşmadan önce mahkemeye katılacağımı bildirdim. Dışişleri Bakanlığı bazı resimlerde bulunmamı eleştirdi, bunun dışında duruşmaya katılımım eleştirilmedi," dedi.

CHP’li vekillerinin müdahillik talebi reddedildi

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Hilmi Yarayıcı, Tuncay Özkan, Mahmut Tanal ve Barış Yarkadaş davaya müdahil olmak istedi. Ancak mahkeme bu talebi reddetti.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Tanrıkulu, hem bu kararı hem de duruşmalar hakkındaki gizlilik kararını eleştirdi: “Mahkemenin geçen hafta aldığı Cumhurbaşkanlığı ve MİT’in müdahil olması kararı, hem de gizlilik kararı hukuka ve adil yargılama ilkesine aykırı. Bu, yargılamanın baştan adilliğe ve hukuka aykırı olarak gösteriyor. Umarım Anayasa Mahkemesi’ne aykırı bir tutum ortaya çıkmaz.”

Tanrıkulu’nun “Anayasa Mahkemesi kararına aykırı bir durum olmaz” sözleriyle atıfta bulunduğu konu tutuklama istenme ihtimali. Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Can Dündar ve Erdem Gül’ün Anayasa Mahkemesi kararının ardından 92 günlük tutukluluklarına son vermesi üzerine yerel mahkemenin bu karara direnmesi gerektiğini dile getirmişti.

DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden sonra “Buradan çıkacak karar dönüşümün simgesi olabilir. Mahkeme talebe uyarsa başka türlü direnirse başka türlü bir dönüşüm,” değerlendirmesinde bulundu.

“Karanlığın Tek tipçi Türkiye’yi daha da karanlığa götürmesine izin vermeyeceğiz”

İlk duruşmada olduğu gibi ikinci oturumda da duruşmayı izleyen iki HDP milletvekilinden biri Garo Paylan’dı. Paylan, topluma kabul ettirilmek istenen tek tip düşünme mecburiyetine karşı çıkmak için duruşmaya geldiğini söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanı’na göre, kendisi gibi düşünmeyen herkes onun düşmanı. ‘Benim yanımda olanlar dostumdur, karşımda olanlar düşmanımdır’ dedi. Onun gibi düşünmeyen herkes onun düşmanı. Buna gazeteciler, akademisyenler, aydınlar ve milletvekilleri de da dahil ama biz onun gibi görmüyoruz. Biz eşitlik mücadelesi veriyoruz. O karanlığın Türkiye’yi daha da karanlığa götürmesine izin vermeyeceğiz.”

Mahkeme önce ilk duruşmayı takip etmeyen avukatların salona açılmasına izin vermedi. Ardından avukatların talebi üzerine bu kararından vazgeçti. 457 avukat Can Dündar ve Erdem Gül’ün savunmasını üstlenmek üzere başvurdu.

Duruşmaya verilen öğle arasında adliyenin yemekhanesine gelen iki gazeteci alkışlarla karşılandı.

Can Dündar: “Bana casusluk teklif edenin aklını karışlarım”

Öğle arasından sonra savunmasını yapan ilk isim Can Dündar oldu. Adalet İçin Hukukçular hesabının mahkeme salonundan bildirdiğine göre Dündar, hakkındaki iddiaları reddetti: “Bırakın casusluk suçlamasını böyle bir teklif yapanın aklını karışlarım. Hangi devletin casusuyum? Biz bugüne kadar gazetecilik dışında hiçbir faaliyet yapmadık. Silahları nakledenler casusluk suçunu islemiş olabilirler. Bu casusluk olabilir, vatana ihanettir ve yargılanacaklar. Biz cebir kullanmadık, cumhuriyeti cebirle ortadan kaldırmayı çalışanları ifşa ettik. Fethullah Gülen'i görmedim, tanımam sadece haberlerim sebebiyle karşılıklı davamız olmuştur. Silahları nakledenler casusluk suçunu islemiş olabilirler. Bu casusluk olabilir, vatana ihanettir ve yargılanacaklar Anayasaya uymayacağını söyleyen cumhurbaşkanına karşı sığınağımız adalettir. Güçlüler her zaman haklı değildir. Mahkemeniz adalete hiçbir gücün etki edemeyeceğini göstermelidir.”

“Bu iddianame gazeteciden suçlu yaratma iddianamesidir”

Yine Adalet İçin Hukukçular hesabının bildirdiğine göre, Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül, Ortadoğu’daki savaş ve katliamların Türkiye’ye sıçraması ihtimalinden endişe ettiği için kendisine suç isnat edilen haberi kaleme aldığını ifade etti: “Ben devlet sırrı ihlal ettiğimizi kabul etmiyorum. Türkiye'de katliamlardan sonra özgürlükleri ilk kısıtlananlar basındır. Fethullah Gülen'i tanımam. Onları hükümet tanır. Gazeteciler halkı tehlikelere karşı uyardıkları için yargılanmaz, ödüllendirilirler. Yapılan haberler eleştirilebilir, tartışılabilir ama asla soruşturma konusu yapılamaz. Bu iddianame gazeteciden suçlu yaratma iddianamesidir. Gazeteciler haber yaparken ona mı yarar buna mı yarar diye bakmaz. Biz böyle bakmayız haber niteliğine bakarız. Cumhurbaşkanı açıktan tutuklanmamızı istiyor AYM kararını savunmak ikimiziz omuzlarındadır, savunacağız.”

Martin Erdmann

Martin Erdmann

Almanya Büyükelçisi: "Kurallara uygun hareket ettim"

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann, diplomasi muhabirleriyle sohbet toplantısında, Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı MİT TIR'ları davasını izlemesiyle ilgili hükümetten tepki görmesiyle ilgili soru üzerine, diplomatik kurallara uygun hareket ettiğini ifade etti. Erdmann’ın açıklamaları sosyal medyada paylaşıldı.

Anımsanacağı üzere; Erdmann, Dündar ve Gül hakkındaki geçtiğimiz günlerde ilk duruşmaya katılım gösteren diplomatlardan birisiydi ve bunun üzerine bu hafta Türk Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı. Dışişleri Bakanlığı, Erdmann ve diğer yabancı diplomatları duruşmayı izledikleri için “yargıya müdahale edici davranışta bulunmak” ile suçlamıştı.

Yabancı meslektaşlarınca sosyal medya hesaplarından duruşma günü bazı fotoğraflı paylaşımlar yapıldığını kaydeden Erdmann, Türk Dışişleri’nce söz konusu fotoğraf karelerinde bulunduğu için eleştirildiğini dile getirdi. Erdmann, “Dışişleri bakanlığı bazı resimlerde görünmemi eleştirdi. Bunun dışında duruşmaya katılımım eleştirilmedi. Kurallara uygun hareket ettim. Duruşmadan önce mahkemeye katılımımı bildirdim” dedi.

Erdmann, bugünkü duruşmayla ilgili ise davada gizlilik kararı alındığını anımsatarak, “Dündar-Gül davasını gizlilik kararı nedeniyle medyadan takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG