Erişilebilirlik

Diyette ‘Mağara Devri’ne’ Dönüş


Diyette ‘Mağara Devri’ne’ Dönüş

Diyette ‘Mağara Devri’ne’ Dönüş

Uzmanların daha sağlıklı beslenme tavsiyelerine uyan bazı Amerikalılar, yeme alışkanlıklarını eski çağlardaki gibi doğal hale getirmeye çalışıyor

Diyette ‘Mağara Devri’ne’ Dönüş

Diyette ‘Mağara Devri’ne’ Dönüş

Sağlık uzmanlarına göre Amerika’da salgın haline gelen obezite, diğer ülkelerde de hızla artıyor. Aşırı şişmanlık, şeker ve kalp hastalığından kansere kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor. Uzmanların daha sağlıklı beslenme tavsiyelerine uyan bazı Amerikalılar, yeme alışkanlıklarını eski çağlardaki gibi doğal hale getirmeye çalışıyor. Hatta bazıları mağara devri insanının yeme tarzını benimsiyor.

Washington’da avukatlık yapan Robert Keeling, diyet ve spor sayesinde kendisini çok iyi hissettiğini söylüyor. Keeling’in gittiği spor salonu CrossFit, hem yoğun egzersiz programı hem de paleo-diyet adında bir beslenme programı uyguluyor. Paleo-diyet, paleolitik, yani Yontma Taş Devri’nden geliyor. CrossFit’in sahibi John Main ve özel koç Melody Feldman, bu diyetin 10 bin yıl önce mağaralarda yaşayan insanların aldıkları besinler üzerine kurulduğunu anlatıyor: “Bunlar işlenmemiş yiyecekler, yani yağsız et, kuruyemiş, çekirdek, meyve ve sebzelerden oluşuyor. Şeker, nişasta, süt ürünleri ya da baklagiller içermiyor.”

Egzersizin ardından diyetine uygun yemek yapan Keeling, iki yıldır bu yiyecekleri yediğini ve hiç hasta olmadığı gibi uykusunun da eskisine göre daha iyi olduğunu söylüyor. Keeling, pizza ve makarnayı hayatından tamamen çıkarmış: “Birkaç kere yemeye kalktım, vücudum inanılmaz tepki gösterdi. Sonrasında kendimi çok kötü hissettim. Dolayısıyla doğru yiyecekleri yeme konusunda kendimi eğitmem çok da zor olmadı.”

Paleo diyetin yaratıcısı, Omega Diyet adlı kitabın yazarı Artemis Simopoulous. İnsan geninin 10 bin yıldır değişmediğini söyleyen yazar, günümüz yeme alışkanlıklarının çok kötü olduğunu vurguluyor. Tahıl ve süt ürünlerini tamamen reddetmeyen Simopoulous’a göre, insan evrim geçirerek farklı yiyeceklere uyum sağlayabildi. Simopoulous’a göre, bol şeker, nişasta ve kırmızı et içeren günümüz mutfağı sağlık için çok zararlı. Yazar, obezite, yüksek tansiyon, kalp ve kanser hastalıklarının temelinde bu yiyeceklerin yattığını söylüyor: “Daha fazla meyve ve sebze yemek, balık tüketmek, kullanılan yağı değiştirmek gerekiyor. Doymuş yağ oranı yüksek yiyeceklerden, fazla şeker ve tuzdan kaçınmalı. Bunlar herkesin yapabileceği şeyler.”

Robert Keeling de taş devri insanının yeme alışkanlıklarını temel alan bu diyetin herkes tarafından yapılabileceğine inanıyor ve herkesi bu diyeti yapmaya çağırıyor.

XS
SM
MD
LG