Erişilebilirlik

‘Demokrasi ve Barış’ Konferansı Başladı


PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Barış Süreci’ni güçlendirmek için önerdiği konferanslardan ilki bugün Ankara’da başladı. Yaşar Kemal, Vedat Türkali, Orhan Pamuk, Tarık Ziya Ekinci, Rakel Dink, Murathan Mungan ve Gencay Gürsoy’un çağrıcı olduğu konferansa çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, siyasetçi, akademisyen, sanatçı ve gazeteci katılıyor. Konferans dizisinde Türkiye’de Kürt Sorunu’nun çözümünde yol haritası oluşturması, barış ve demokrasinin kalıcı hale getirilmesi için öneriler belirlenmesi hedefleniyor “Demokrasi ve Barış” adı verilen konferans, Ankara’dan sonra Diyarbakır, Brüksel ve Erbil’de de düzenlenecek.

Kışanak: ‘Nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi konuşacağız’

Konferansın açış konuşmalarından birini Barış ve Demokrasi Partisi Eşbaşkanı Gültan Kışanak yaptı. İmralı’da Öcalan’la yapılan görüşmelerin geri dönülemez bir süreç başlattığına işaret eden Kışanak, konferansın geleceğe ve barışa yolcuğa hizmet edeceğini söyledi. BDP Eşbaşkanı, “Bu konferansta nasıl bir ülke, gelecek ve barış arzuluyoruz bunu konuşacağız. Çok güçlü bir gelecek için Türkü’yle, Kürdü’yle, kadınıyla, Ermenisi’yle, Alevisi’yle bilcümle çeşitliliğiyle tüm Türkiye’ye diyeceğiz ki biz şöyle bir ülkede yaşamak istiyoruz” dedi.

Yıllardır Kürt Sorunu’nun çözümü için çaba sarf eden ancak çözüm sürecinin başlamasıyla birlikte endişelerini dile getiren çevreler hala aynı düşüncelerini koruyorlar. Kışanak konuşmasında bu çevrelere de seslendi: “Müzakerenin asıl önemli kısmı, toplumsal müzakeredir. Bunu yapabilirsek egemenlerle mücadeleyi başarılı götürebiliriz”.

Mungan: ‘Kimliklerimizin faizini yakma zamanı’

Konferansın en etkili konuşmalarından birini Murathan Mungan yaptı. Ünlü şair, “Bölünmez denilen vatan, Uludere’den Susurluk’a, Reyhanlı’dan Roboskî’ye bölündü. Kinden arınarak ama unutmadan yaşananları, barışı sağlamalıyız. Kimliklerimizin faizini yakma zamanıdır. Sistem kendi kimliğine tutsak ediyor kitleleri” dedi.

Konferansın öğleden sonraki oturumunda üç ayrı salonda üç farklı atölye çalışması yapıldı. “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet”, “Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa” ve “Müzakere Sürecinde Barışın Toplumsallaşması ve Demokratik Siyaset” başlıklarındaki atölye çalışmalarının tamamlanmasının ardından bu isimlerde komisyonlar kurulacak.

Şık: ‘BDP’li siyasetçiler ‘bize güvenin’ mesajı verdi’

Konferansa katılan gazetecilerden Ahmet Şık, “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu”nda üye olmak istiyor. VOA’ya konuşan Şık, konferansta çok coşkulu bir hava olduğunu söylüyor ve ekliyor, “” büyük bir kalabalık var ama unutmamak gerekir ki bu bir ‘şov’. Şov kelimesini olumlu bir anlamda kullanıyorum. Çünkü otuz yıldır süren bir mücadelenin kazanımı var”.

Şık, konferansın basına açık bölümünde konuşan BDP’li siyasetçilerin “bize güvenin” mesajı verdiğinin altını çiziyor. Yirmi yıldır Kürt sorunuyla ilgilenen gazeteci, “Sürecin başından beri BDP’lilere yönelik ‘AKP’nin dümen suyuna mı giriyorsunuz’ soruları vardı. Onlar da burada ‘her şeyin farkındayız, bize güvenin’ diyorlar. Bence konferansın ana fikri bu. Öte yandan Kürt sorunu, demokratikleşme ve hak odaklı mücadeleyi örten bir şal, o kalkınca diğer sorunlar görünür ve konuşulur olacak” diyor.

Şık: ‘CHP artık karar vermeli’

HDK bileşenleri dışında Halkevleri ve Özgürlük ve Dayanışma Partisi gibi siyasi yapıların da katılımıyla Türkiye solunun büyük ölçüde konferansa katıldığına vurgu yapan Ahmet Şık, CHP’nin temsilinin ise yetersiz olduğu görüşünde. Şık, “Sabah katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu dışında katılım olmadı. Öcalan da Brüksel de Kandil de CHP’nin burada olmasını istiyor. Ancak CHP’nin sol kanadı belki de AKP’nin ekmeğine yağ sürmemek için gelmiyor ama artık karar vermeliler” değerlendirmesinde bulundu.

Konferansın yarınki oturumunda bugün atölyelerde hazırlanan raporlar tartışılacak ve “Demokrasi ve Barış Deklarasyonu” açıklanacak.
XS
SM
MD
LG