Erişilebilirlik

Demirtaş PKK’ya Gandi Mesajıyla Seslendi


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK’ya yönelik, “Gandi, ‘Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız, alkışların önüne kansız elle çıkınız’ demiştir. Rüyaları gerçekleştirmenin tek yolu uyanmaktır. Biz uyananların partisi olarak inadına HDP deme zamanıdır. İnadına HDP, inadına barış” sözleriyle dikkat çekti.

HDP, Meclis’teki siyasi partiler arasında CHP’nin ardından 1 Kasım Genel Seçimleri için vaatlerini açıklayan ikinci siyasi parti oldu. 7 Haziran’da “Bizler Meclis’e” sloganıyla yola çıkmış HDP, Türkiye’deki seçim sistemindeki TBMM’de temsil edilme barajı olan ülke genelindeki yüzde 10 barajını aşmayı hedeflemişti. Bu hedefine yüzde 13 civarındaki oy oranıyla ulaşan HDP, artık Kürt siyasi hareketinde 7 Haziran’a değin uygulanan geçmiş seçimlerde “bağımsız vekiller” ile Meclis’e giriş yöntemini de kenara bırakmış görünümünde. 1 Kasım için ana sloganını “İnadına HDP, İnadına Barış” olarak belirleyen HDP, Türkiye’de Temmuz ayından bugüne devam etmekteki ‘ağırlaştırılmış terör’ atmosferine karşı mesajını da ortaya koymayı tercih etti.

Türkiye siyasetinde örneğini olmayan şekilde “eş başkanlık” sistemi uygulamasıyla kadın-erkek eşitliğini vurgulayan HDP, 7 Haziran’da olduğu gibi eş başkanlar Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş’ın kürsüde yan yana durduğu organizasyon düzenlemesiyle seçim bildirgesini kamuoyuna sundu.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefet görüntüsü çizmemek adına iktidardan hiç bahsetmediği sunuşu aksine hem yazılı bildirgesinde hem de Yüksekdağ ile Demirtaş’ın sunuş konuşmalarında, iktidar partisi AKP ama özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “partili cumhurbaşkanı” tutumu eleştirildi. Saray’a yönelik mesajlarını vaatleri sıralarken de devam ettirdiği gözlemlenen Yüksekdağ, Erdoğan’ı özetle şu sözlerle eleştirirken, ülke içerisindeki savaş atmosferi nedeniyle de suçladı:

“7 Haziran seçim yenilgisini hazmedemeyen Saray ve AKP iktidarı, 1 Kasım’da iktidar hırsını tatmin edecek bir sonuç bekliyor. Yine başaramayacaksınız. Sizin günleriniz doldu, sizin süreciniz bitti. Artık Saray ve AKP iktidarının yönetme anlayışın Türkiye’nin geçmişinde kalmış bir örnek olacak. Türkiye 7 Haziran’da çoğulculuğu, birlikte yönetmeyi seçti. Seçimle işbaşına geldiler ama seçim ile gitmek istemediler. Savaşla yeniden yönetime gelmek, yeniden tek başına iktidar olacakları bir sonuç istiyorlar. 7 Haziran’dan sonra yaşanan çatışma, kan ve gözyaşının tek nedeni ve tek müsebbibi Saray’ın iktidar hırsı. Gözümüze baka bakan 400 vekil verseydi bunlar olmayacaktı dedi. İşte bu kadar açık ve yüzsüzce ilan edilmiş bir savaş var ortada. Türkiye savaşa ve ölüm siyasetine mahkum edilmiş durumda. 400 vekil isteyenlere ders verme cesareti gösteren halka çatışma, ölümle ceza vermeye çalışıyor. Kürt illerinde yenilgisinin faturasını halklara çıkartmaya çalışıyor. Bugün de inadına barış diyoruz. Dün başaramayacaksınız, sizi sultan yapmayacağız, sizi başkan yaptırmayacağız dedik bugün de başaramayacaksınız sizi diktatör yaptırmayacağız diyoruz.”

Kürtler’e de PKK’ya da ‘HDP ile yola devam’ mesajı

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın, seçim vaatlerini sıralamaya geçmeden önceki sözleri ise günün ve Türkiye’deki terör gerilimi içerisinde en dikkat çekici açıklamalardan birisini haline dönüştü. Türkiye’ye tehlikeli sularda sürüklenmekte olan bir gemiye benzettiği konuşmasında siyaset ile mücadele çağrısı göze çarpan Demirtaş, PKK’ya ve aynı zamanda silahlı mücadele konusunda soru işaretleri taşıyan Kürtlere yönelik olarak değerlendirilen şu sözleri dile getirdi:

“Türkiye tehlikeli sulara sürüklenen bir gemi gibidir. Bu gemi bu kadar saldırıya, badireye rağmen alabora olmuyorsa HDP’nin bu gemide sağladığı dengeden dolayıdır. HDP’yi bu gemiden dışlamaya çalışanlar da farkında olmalıdır bu gemi batar. Bu gemide olanlar hep birlikte batar. O nedenle HDP’ye Türkiye’nin ihtiyacı var. HDP’ye sahip çıkmak, Türkiye’nin aydınlık geleceğine sahip çıkmaktır. HDP, Türkiye’yi tehlikelerden korumanın yoludur, adıdır. Türkiye’nin HDP’ye, HDP’nin Türkiye halklarına ihtiyacı var. Yolumuza HDP ile devam edeceğiz. Eşitlikçi, demokratik bir rejim inşa edeceğiz. Gandi, ‘Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız, alkışların önüne kansız elle çıkınız’ demiştir. Rüyaları gerçekleştirmenin tek yolu uyanmaktır. Biz uyananların partisi olarak inadına HDP deme zamanıdır. İnadına HDP, inadına barış.”

Ve ‘özyönetim’ meselesi nedir?

HDP, son günlerde özellikle Güneydoğu Bölgesi’nde tartışma yaratan ve kısmen çatışmalara da gerekçe gösterilen “özyönetim” kavramına 1 Kasım seçim bildirgesinde geniş yer verdi. Özyönetimi gönüllü birliğin güvencesi olarak açıklayan HDP, "Özyönetim bugün 'bölünmüş' Türkiye'yi birleştirecek ve herkese farklılıklarıyla bir arada yaşama imkanı sağlayacaktır" iddiasında bulundu.

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyeceği gerekçesiyle karşı çıkılmakta olan “özyönetim” kavramı yerine ön plana “Yerellik Hakkı” kavramı çıkarıldı. Bildirgede "Yerellik Hakkı"nı güvenceye almak için neler yapılacağı şöyle sıralandı:

  • Merkezle yerel arasındaki ilişkiyi, yerinde yönetiminin güçlendirilmesi yönünde düzenleyecek.
  • Yerel yönetimleri toplumda ihtiyaçlar temelinde geliştirecek.
  • Yerel kaynakların adil ve etkin kullanımını sağlayacak.
  • Yerelde ortak kamusal alanların çoğaltılmasını sağlayarak toplumsal dayanışmayı destekleyecek.
  • Yerellerdeki dil, kültür, inanç ve ihtiyaç farklılıklarını gözeten çoğulcu yaklaşımı geliştirecek ve farklı toplumda grupların birbirleriyle ilişkilenmesini ve müzakeresini destekleyecek.
  • Yerel hafızayı canlı tutacak.
  • Anayasa değiştirilecek. Valiler seçimle iş başına gelecek.
  • İllerde, ilçelerde ve köylerde yerel yönetim politikaları bu halk meclislerince belirlenecek.

HDP demokratik yerel yönetimler anlayışını ilke kabul eden düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirecek, halkların kendi kendini yönetmesine imkan tanıyan tüm Türkiye'de demokratik bir idari yapının zeminini oluşturacak.

Ekonomik vaatlerde işçiler, gençler, emekliler ön planda

HDP’nin seçim bildirgesinde, 7 Haziran’daki ekonomik vaatler korunurken, kısmen ifadeler yenilendi. Geçtiğimiz seçimde “Kaynak nerede?” tartışmasına neden olan asgari ücrette artış, CHP’de olduğu gibi HDP’nin de vaatleri arasındaydı. HDP, bu sefer asgari ücret için 2000 Türk Lirası öngördüğünü ilan etti.

Bildirgede, HDP’nin şu ekonomik vaatleri de ilgi çekti:

  • 18 yaşına kadar çocuk ve gençlere, engellilere ve emeklilere toplu taşıma ücretsiz olacak.
  • Mülkü olmayan kiracılara 250 TL kira yardımı sağlanacak.
  • Küçük çiftçilere ücretsiz su ve elektrik temin edilecek.
  • Taşeron sistemi kademeli olarak kaldırılacak.
  • Genç Yaşam Kartı ile gecelere her at 200-TL iletişim ve ulaşım desteği verilecek.

Gençler açısından CHP gibi HDP de YÖK’ün kaldırıması sözünü verirken; HDP de futbolseverlere ‘Pasolig’ uygulamasını kaldırma vaadinde bulundu.

XS
SM
MD
LG