Erişilebilirlik

Demirtaş: ‘CHP’yle Asla İttifak Yapmayacağız’


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçim için parti olarak hazırlıklarını sohbet toplantısıyla değerlendirirken, “Barajın sınırındayız”, “CHP ile asla ittifak yapmayacağız” ve “Başkanlık sistemi içeren hiçbir anayasa değişikliğini kabul etmeyeceğiz” dedi

Türkiye, 7 Haziran Pazar gerçekleşecek genel seçimler arifesinde 25. dönem TBMM’de hangi partiler kaç sandalye sahibi olacak hesaplarına gömüldü. Bu noktada en dikkat çekici siyasi parti kuşkusuz Halkların Demokrasisi Partisi. Bugüne değin HDP’ye dönüşümü öncesindeki Kürt siyasi hareketi odaklı siyasi çizgi, Türkiye’deki seçimlerde yüzde 10 seçim barajı nedeniyle ‘bağımsız adaylar’ yöntemini tercih etti. Ancak 1991 yılında 20 Ekim tarihli genel seçimlerde Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile Halkın Emek Partisi (HEP) işbirliğine gitti. Seçim sonucunda SHP, merhum Erdal İnönü’nün genel başkanlığında Türkiye geneli yüzde 20.75 oy oranıyla toplam 88 milletvekilliğini kazandı. Böylece 21 HEP'li Mahmut Kılınç (Adıyaman), Adnan Ekmen (Batman), Nizamettin Toğuç (Batman), Hatip Dicle (Diyarbakır), Fehmi Işıklar (Diyarbakır), Salih Sümer (Diyarbakır), Mahmut Uyanık (Diyarbakır), Sedat Yurtdaş (Diyarbakır), Leyla Zana (Diyarbakır), Mehmet Sincar (Mardin), Ahmet Türk (Mardin), Mehmet Ali Yiğit (Mardin), Muzaffer Demir (Muş), Sırrı Sakık (Muş), Emin Sever (Muş), Zübeyir Aydar (Siirt), Naif Güneş (Siirt), Mahmut Alınak (Şırnak), Orhan Doğan (Şırnak), Selim Sadak (Şırnak), Remzi Kartal (Van) TBMM'ye SHP listesinden seçildi. İşte 1991’deki seçim sonuçları yaşandığı günden bugüne Türkiye’de sol kesimde seçim ittifakları hep tartışıldı. Şimdi HDP ve CHP’nin tavrı ile oy oranları yüzde 1 civarındaki sol partiler arasında işbirliği yeniden gündeme taşındı.

Türkiye’deki seçimler açısından belki de en tartışmalı açıklama ise, HDP cephesinden geldi ve seçime “bağımsız adaylar” yöntemi ile değil parti olarak girileceği ilan edildi. Bu nedenle son haftalarda HDP’nin neden böyle bir karar aldığı ve AKP ile bölgesel özerklik karşılığında başkanlık sistemi pazarlığı yapıp yapmadığı iddiaları tartışılıyor.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise, Amerika’nın Sesi’nin de aralarında olduğu basın mensupları ile sohbet toplantısında, seçim gündemini değerlendirdi. Türkiye’de yüzde 10 olan seçim barajına rağmen HDP olarak seçime girmekten vazgeçmeyeceklerini söyleyen Demirtaş, özetle aşağıdaki başlıklarda şunları ifade etti:

SEÇİM BARAJI: “Barajın sınırındayız. Cumhurbaşkanlığı seçimine bunu denemek amacıyla girdim. Seçim bildirgemiz, adaylarımız belli olmadığı halde yüzde 9,5 oy sınırında isek herhalde bu seçimde bu oy oranı artacaktır. Türkiye’de yapılan araştırma sonuçlarına göre, yüzde 44’lük bir kesim HDP’ye oy verebilirim demiş. Sempatiyi oya dönüştüreceğiz. Sadece bir kimlik, bir mezhep üzerinden yapılan siyasetin geleceği olacağını düşünmüyorum. Biz kimlik siyaseti yapmadık demiyorum yaptık ama yanlıştı da demiyorum ihtiyaç vardı bunu yaptık. Şimdi kimlikler üstü siyaset yapacağız. İktidar alternatifi bu siyaset olacaktır. Bunu kitlelere anlatabilme konusunda büyük önyargılar var. Bunu kırmak kolay değil. Bir de gençler çok daha rahat bir şekilde HDP’ye yönelebiliyorlar. İlk kez oy kullanacakları için önyargılar ile hareket etmiyorlar. Gençlerden aldığımız oy oranımız yüzde 15. Ayrıca Türkiye'de bir lider arkasında koşma, bütün sermayesini o lidere yatırma anlayışı da bitmeli. Yüzde yüz hiçbir partiye, lidere de güvenmeyin. Sorgulamayı titiz incelemeyi yapıp oy verin. Aman yeni diktatörlük yaratalım diye de yola çıkmıyoruz yani. HDP’ye oy verebilirim görüşündeki seçmen ağırlıkla AKP’ye oy vermiş kesim. CHP’lilerden partimize bir ilgi var diğer partiler çok az...”

‘Bağımsız girdiğimizde AKP yine tek başına anayasa yapabilir’

BAŞKANLIK SİSTEMİ PAZARLIĞI İDDİASI: “Başkanlık sistemi üzerinden otoriter sistem yaratılmaması için mitingler de yaparız, eylemler de yaparız. Başkanlık sistemi pazarlığını reddediyoruz zaten baraj altı kalmamanız çok çok düşük ihtimal. Bu senaryo gerçekleşmeyecek barajı aşacağız. AKP tek başına anayasa yapacak diye kimse bize baskı yapmasın. AKP’ye seçim barajını düşürme baskısı yapsın. Eğer TBMM’de yasal değişiklik yapılırsa ve geçici ek madde ile ‘ilk seçimde uygulanır’ denilirse seçim barajı düşürülebilir. Herkes bizi bağımsız girmeye zorluyor aman aman AKP’ye yarayacak diye. Oysa temel görevimiz de en aza razı olup mevcut sistemi devam ettirmek değil. Şu andaki hesaplarımıza göre HDP olarak 55-72 milletvekili arasında sandalye çıkarabiliriz. Bağımsız girdiğimizde 30-35 arası sandalyeyi zorlanarak kazanırız. Bu da mevcut durumun devamı olur AKP yine tek başına anayasa yapabilir. Biz içerisinde başkanlık sistemi olan hiçbir anayasa değişikliğine evet demeyeceğiz.”

‘Ne mutlu Kürt’üm diyen yapım yok’

TÜRKİYE BÖLÜNECEK Mİ?: “HDP'nin varlığı zaten ‘bölünmeyeceğiz’ demektir. Biz Türkiye halklarından oy istiyoruz. Parlamentoya gelmemiz birlikte yaşamak iradesini göstermektir. Türkiye kamuoyuna bunu meydanlarda anlatacağız. Şu anki tavrımız da HDP eşittir (Abdullah) Öcalan değildir ne Öcalan ne de HDP böyle bir yaklaşımda değildir. Öcalan evet partimizi destekliyor barışa giden yolda olduğunu biliyor.”

SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN KENDİ KİMLİĞİ: “Kürt'e de ‘fazla Kürt’ diye bakılmamalı. Bir Kürt'ün herkesin hakkını savunabildiği görülmeli. Ben tabi Kürdüm. Ama bunun denilmesi (Kürt Lider bakışı) zaten Kürt diye, Çerkez diye bakmadan oy verilmesi yanlışı. Bu oy verme alışkanlıkları değişmeli. Ne mutlu Kürt’üm diyen bir yapım da yoktur.”

‘CHP ile ittifak asla olmayacak’

CHP İLE İTTİFAK: “MHP ile oturup pazarlık etmiş aday belirlemişler bunu yapmış kişiler bizi gizli pazarlık ile suçluyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de birlikte aday çıkaralım, 2015'e de birlikte hazırlanalım dedim. Buna gelmeyen parti bizi pazarlıklar suçluyor. CHP gece gündüz çalışsa oy oranı yarım puan artar bu da bir milletvekiline denk düşer bu da AKP'yi durdurmaya yaramayacak. Bu dedikodular AKP'ye yarayacağı için AKP’liler inkar etmiyorlar. CHP’liler bence HDP için çalışsın. CHP ile biz o defteri kesinlikle kapattık, asla ittifak olmayacak. Kemal bey’i oturup kahve içmeye, dedikodulara inanmaması için davet ettim. Yoksa biz cumhurbaşkanlığı seçiminde denedik ama olmadı asla ittifak olmayacak.”

‘AKP göstermelik müzakere izlenimi verecek’

ÇÖZÜM SÜRECİ: “Seçim sonrasında çözüm sürecinin etkilenmemesi hükümete bağlıdır. Biz yüzde 9,9 oy alma ihtimalimiz ile diyelim baraj altında kalınsa dahi Türkiye'nin dördüncü büyük partisiyiz. Parlamentoya girilmese de siyasetteyiz. Hükümet çözüm yürüteceğiz derse katılırız. (Bugün) Biz müzakere başlasa da AKP'nin ciddi adım atacağınız düşünmüyoruz. Şu anda bile takvim 1,5 ay gecikmiş durumda. Seçim öncesinde göstermelik müzakere başladı izlenimi vermek dışında bir şey yapacak değil. AKP, bu ülkeye barışı, özgürlüğü getirme niyetinde değil. (Ceylan Bağrıyanık’ın henüz İmralı görüşmelerine katılımına Adalet Bakanlığı’nın izin vermemesi) O yüzden diyorum zaten adım atılmadı diye. Ocak’ta müzakere başlamalı idi. Şubat'ta esaslı konular görüşülmeli ve Mart’ta karşılıklı çağrı yapılmalı idi. (Neden takvim işlemedi?) Gerekçe yok havadan sudan şeyler. Ceylan Bağrıyanık niye gidemiyor anlatabilmiş değiller. Ama AKP’nin kumaşı bu zaten biz şok eden bir durum değil zaten.. Bizim açımızdan 10 yıl sürse de müzakere devam edebilir. Biz masadan kalkın, savaşın diyemeyiz kimseye.”

‘İzmir adaylarımıza baktığında oy verebilecek’

ADAYLAR VE VAATLER: “Adaylarımız önemli. İzmir’de bakıldığında evet oy verebiliriz diyecek, kadınlar baktığında kadınlar oy verebilecek Aleviler, emekçiler… Çalmayan çırpmayan aday profili görecekler. Şok edici, sarsıcı, umut pazarlayan değil bir seçim bildirgesi çıkarma hazırlığı içerisindeyiz. Yolsuzluğu, rüşveti nasıl önleyebileceğimiz yalın bir program olacak. Bunu ekonomist jargonu ile değil sokaktaki herkesin anlayabileceği bir üslup ile anlatacağız. Adaylar konusunda sendikalar, dernekler, herkesle görüşüyoruz. 16 Şubat'ta aday başvuru takvimi ile birlikte aday isimlerimiz belirlenmeye başlayacak. Bazı isimleri belki biz teşvik ederiz. YSK takvimi uyarınca 10 Şubat’ta memuriyetten ayrılmak gerektiği için akademisyenler istifa etmeli. Bu nedenle teşvik edeceğimiz isimler olabilir. Benim adaylığım ile ilgili İstanbul seçeneği doğrudur olabilir, bakıyoruz. Ortak ilkemiz Kürt, Türk, Alevi, Sünni olmak değildir. Herkes ifade özgürlüğünü, doğa-çevre hakkını savunacak. Herkes her dilin varlığını, her mezhebin inanç özgürlüğünü savunacak. O yüzden İzmir baktığında kendi profiline uygun aday görecek. Hem Gezi de hem Kobani direnişindeki aileler ile biz de onlarla görüşeceğiz. Ama evladını acısını kaybetmiş insanlarımızın o acısını oya dönüştürme düşüncesi yanlış olur. Kadir İnanır ile görüştüğümüz doğru ama sağlık durumu el vermiyor.”

XS
SM
MD
LG