Erişilebilirlik

Davutoğlu BM Genel Kurulu İçin New York’ta


Başbakan Ahmet Davutoğlu BM 70. Genel Kurulu’na katılmak için New York’a geldi. New York JFK havaalanına akşam saatlerinde özel bir uçakla gelen Davutoğlu’nu, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ile New York Başkonsolosu Ertan Yalçın karşıladı.

Başbakan Davutoğlu ile birlikte New York’ gelen heyette, Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yer aldı. Davutoğlu’nu New York’ta oldukça yoğun bir program bekliyor. Davutoğlu’nun BM 70. Genel Kurulu çalışmalarının en önemli gündem maddelerinin başında Suriyeli mülteciler ve terör konuları oluşturacak.

ABD ve AB’ye üçlü mekanizma önerisi

New York’a hareketinden önce Esenboğa havaalanında basın mensuplarına 70. BM Genel Kurul çalışma programıyla ilgili bilgi veren ve basın mensuplarının çeşitli sorularını da yanıtlayan Davutoğlu, Suriyeli mültecilerin durumuyla ilgili olarak Türkiye, ABD ve AB arasında kurulacak üçlü mekanizma oluşturulması için teklifte bulunduklarını söyledi.

Davutoğlu,”Bunu daha önce Merkel’e söylemiştim. Böyle bir ortak mekanizma için Türkiye olarak bir çalışma yaptık. Bir kağıt hazırlandı. Bunlar hükümet başkanlarına iletildi. AB ve ABD'ye yazdığım mektup daha farklı, bazı teklifler de içeren hususlar barındırıyor. Bu da özellikle minik Aylan'ın ölümü sonrasında dünyanın dikkatinin çekildiği bir husus, mültecilerin Avrupa'ya bir an önce ulaşma çabası içinde katlandıkları çileleri de gözden geçirerek birlikte bir çalışma ekibi kurmak. Türkiye, ABD ve AB arasında üçlü bir mekanizma oluşturulması teklifinde bulunduk" dedi.

Bir basın mensubunun, ‘Suriyeli sığınmacıların temsilcileriyle bir araya geldiniz. Mektup yazacağınızı söylemiştiniz. Kaç mektup yazdınız, kimlere gitti, hangi mesajları içeriyordu?’ sorusunu Davutoğlu, ‘Sayın Obama, 27 AB üyesi ülkesi, Güney Kıbrıs'ın dışında kalan ülkelere, BM Genel Sekreteri, BM Genel Kurul Başkanı, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yazdım. Daha kapsamlı olarak da tabi BM Genel Kurulu'nda yapacağım konuşmada da bunu gündeme getireceğim’ diye yanıtladı.

Çipras’la sürpriz görüşme

Başbakan Davutoğlu, Suriyeli mülteciler konusunda önceki gün Yunanistan’da son yapılan seçimlerin galibi Syriza Partisinin Genel Başkanı Aleksis Çipras’ı tebrik ettiğini ayrıca Türkiye ve Yunanistan'ın Suriyeli mülteciler konusunda neler yapabileceğini konuştuklarını söyledi. Çipras’ın da kendisine Türkiye, Yunanistan, Almanya’nın üçlü çalışması konusunda teklifte bulunduğunu söyledi.

Üç ayaklı strateji

Suriyeli mültecilerin yaralarını, acılarını dindirecek her türlü çalışmayı ele almaya hazır olduklarını dile getiren Davutoğlu, liderlere yazdığı mektubun içeriği hakkında ise şöyle konuştu; ‘’ Mektuplarda vurguladığım üçayaklı yeni bir stratejiye ihtiyaç olduğu. Birinci ayak daha fazla mültecinin gelmesini engelleyecek adımlar. Üç yıldır uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz. Güvenli bölge olmadan bu soruna çözüm bulunamaz diye. Eğer şehirleri bombalanmasaydı, Suriye halkı tatil için ya da bir sabah kalktığında akın akın Türkiye'ye oradan da Avrupa'ya gidelim diye bir kararla yola çıkmazdı. Eğer evlerinde huzur içinde olsalardı, şehirleri bombalanmasaydı, top atışına tutulmasaydı hiçbir Suriyeli kardeşimiz yollarda olmayacaktı.’’

“BM adım atmadı”

Davutoğlu, Türkiye’nin güvenli alan taleplerinin ve kaygılarını muhatapları tarafından göz ardı edildiğini. BM’nin hiçbir adım atmadığını, BM Güvenlik Konseyinin daimi beş üye ülkesinin ortak tavırda bir araya gelemediğini ve sorunun bugün kontrol edilemez bir noktaya geldiğini öne sürdü. Davutoğlu, önerdikleri üçayaklı stratejinin ikinci ayağını da şöyle açıkladı; ‘’ Sorunu Avrupa ve uluslararası toplum Türkiye’nin omuzlarına terk etti. Türkiye ve diğer komşu ülkeler kendi imkanlarıyla bu kardeşlerimizi barındırmaya çalıştı. Güzel olan şu ki, Türkiye’nin fedakârlıkları daha görünür hale geldi. Şimdi bütün Avrupa ülkeleri Türkiye ile beraber çalışma isteği içerisinde ’’

Mültecilerin Suriye’ye dönüşü

Davutoğlu, üçayaklı stratejilerin son ayağının da mültecilerin Suriye’ye dönüşü ile ilgili olduğunu belirterek, ’ İnşallah bir gün barış Suriye’ye geldiğinde, bu mültecilerin dönüşü için de çabaların sürmesi lazım. Aksi takdirde 1948’de Filistinli mülteciler gibi, dünyada seyrüsefer halinde olan 4-5 milyon Suriyeli olur. Önümüzdeki on yıllarını böyle geçirmek zorunda kalırlar. Filistinlilerin yaşadığı trajedinin aynısını Suriyelilerin yaşamaması için bir planlamanın şimdiden yapılması lazım. Gönderdiğimiz mektuplarda uluslararası topluma bir davette bulunuyoruz. Bazı cevaplar gelmeye başladı olumlu anlamda, İnşallah önümüzdeki dönemde hem insani bir görev hem de mülteci baskısını azaltıcı anlamda bir siyasi görevi en iyi şekilde yerine getireceğimi ümit ediyorum’ diye konuştu.

XS
SM
MD
LG